Arabayı benimseyemedikleri için yaşadıkları problemdir.
Nadir de olsa erkeklerde de vardır. Genetik olduğu açıklandı aslında bu durumun ama sonuç olarak park edemiyorlar.
Erkeklerin kusurudur.

Sen kadın milletini insandan sayma, büyürken eline bir bebek tutuştur, "aklın ermez" de, her türlü teknolojiden uzak tut, her adımını denetle, kişilik geliştirmesine izin verme, özgürlüğüne "namus, bikbik" diye set çek, her hatasında küçümse, ondan sonra direksiyon başına geçtiğinde Michael Schumacher performansı bekle.

Yemişim genellemeyi.
Lastiği patladı diye yol kenarına çekip ağlamaklı ağlamaklı telefona sarılan adamlar gördüm ben.
nette yüzlerce videosu vardır
bir erkek bir kadından daha kolay şekilde etrafını takip edip kontrol edebiliyor. bu allah'ın erkeklere bölgelerini korumak ya da geniş av alanlarına hakim olsun diye veya savaş için, keşif için veya kıtlıkta yer değiştirmek için, göç için, yeni kıtalara ülkelere gitmek için, belkide ticaret yapsınlar uzak yerlere gitsinler, başka koloniler ile iletişim kursunlar diye verdiği bir yetenek.

durumsal farkındalığı erkeğin bu yetenek ile kadından çok daha fazla. buna östrojen hormonunun neden olduğu biliniyor. östrojen takviyesi alan eşcinsellerde durum kadınlardan da daha kötü oluyor mesela. işte bu uzaysal algı yetersizliği sebebiyle bazı yerlerde sorunlar yaşanıyor. mesela bir kadın gözlerini kapatıp bir sandalyeyi hayalinde döndüremez ama erkek döndürebilir. şimdi kapadınız gözünüzü test yapıyorsunuz belki de.

bir şeyleri az çok gözünüzü kapatınca istediğiniz yönde döndürüp hayal edebilirsiniz ama kadın için bu olmuyor. o hep bir resim görür hayalinde. bu yüzden erkekler mühendisliği tercih ederler, alet edevatı severler bir şeyler yapmayı severler, garajlarında tahta oyma yaparlar, uçak yaparlar. kadınlar ise hep iki boyutlu işleri severler resim yapar nakış yapar..

bu iş üzerine gidildikçe kadın için daha da içinden çıkılmaz hal alıyor. mesela geri geri park edemiyorlar çünkü öne giderken direksiyon sağa kırılırken, geri giderken sola kırılıyor mesafe algısı çarpılıyor. bunu bir de kafayı geriye çevirerek yaptıklarını da hesaba katın. yani araba öne giderken direksiyon şekli yön şekli geri giderken değiştiği gibi, bir de kafa geri dönüyor ve iyice iş karışıyor. üstüne üstlük bir uzaysal alana, bir aralığa bir aracı yerleştirmek gibi bir işi yapıyorlar. tam bir mekan algı karmaşası bu.

bu yüzden ne yaparsak yapalım kadınlar bu işi beceremiyor yeryüzünde. kızıyoruz ama on yıl da geçse, o pratiği kapamıyorlar bir türlü. tamamen insani bir sorun bu. biraz östrojen takviyesi alsanız sizde de başlayacak. bu kadar uç noktada, bir özel durumda ibu sorun çok belirginleşiyor yoksa evde anlaşılmıyor. bir sürü sorun yaşıyor kadınlar bununla alakalı. bakın mesela karşıdan karşıya geçen bir kadın, gelen araç-mesafe ayarını, geçebilir miyim, zaman yeter mi muhakemesini erkek kadar iyi yapamaz.

mesela kediler de bu ayarı yapamazlar. yani ilerden araç geliyor, hızı belli mesafesi belli, görüyorum ve karşıya koşarak geçerim. bu zorlu bir hesap beyin için. kediler bunu beceremedikleri için hep ezilirler. karşıya geçecekse gelişigüzel koşarlar, aracı hesaba katamazlar. bunlar işte uzay algı bozukluğundan doğan sorunlar.

-alıntıdır-

not: aynı sebepten ötürü kadınların savaş pilotu olması çok büyük bir risk teşkil eder. hatta ışid'in yakarak öldürdüğü ürdün'lü pilotun uçağı aslında dost ateşiyle düşmüş. düşüren birleşik arap emirliğinin kadın pilotu. yanlışlıkla ısı güdümlü füzeyi ateşlemiş.
ablamdan dolayı bizzat şahit olduğum durum. ya en dik yokuşlarda bile el frensiz kaydırmadan kaldırıyorsun, nasıl iki araba arasına girmekte zorluk çekiyorsun yahu? ufacıkken arabanın camında içeri kafamı uzatıp direksiyonu çevirip parkettirmişliğim vardır. gerçi mantığı oturttuktan sonra olayı çözdü. şimdi otoparkçılar gibi arabayı hoplata hoplata daracık yerlere rahatlıkla park ediyor.
nasıl beyazlardan 100 metreci çıkmaz, zencilerden iyi yüzücü çıkmaz, bunlardan da park edebilen çıkmıyor arkadaş.
isteyen ayrımcılık desin, isteyen cinsiyetçilik desin.
trafiğin kanayan yarası. bunlar parkederken, arkasında büyük bir konvoy oluşturur. yanından geçerken bir bakarsın kadın sürücü. hiç mi şaşmaz, kardeşim ya?
aksigorta'nın yaptırdığı bir araştırmayla bilimsel kanıtlara da ulaştığımız sorundur.
araştırmaya göre, türkiye'deki kadın sürücülerin dörtte birinden fazlası (%27) park ederken tamponlarını çarpıyormuş.
Uzak-yakın algısı oluşmayan ve arabasını tanımayan insanlarda vuku bulan durum.

Özellikle paralel park etmek ya da arabayı dar yerlerden çıkarmak bu insanlar için oldukça sorunludur. Kullandığıı arabayı oldukça iyi tanımasına rağmen arkadaki herhangi bir duvara ya da kaldırıma ne kadar yaklaşık yaklaşamadığını algılayamaz. Ya çok yaklaşmış sanıp baya bir boşluk bırakır, ya da daha boşluk var sanıp dubalara bindirir. Yukarıdaki arkadaşların dediği gibi kadınlarda daha çok rastlansa da özünde genetik bir olaydır aslında.
çin'in hangzhou şehrinde tekrardan alevlenmiş tartışma konusu. yeni uygulamaya göre normal park yerlerinin 1,5 katı büyüklüğünde ve sadece kadınların park edeceği özel cepler yapılmış. bir kesim güzel bir uygulama olduğu düşüncesindeyken, bir kesim ise bunun cinsiyetçi bir yaklaşım olduğunu ve park etme sorununun sadece bir tarafın üzerine yıkılabilecek problem olmadığını savunuyormuş.
  • / 2
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri