Geçtiğimiz mayıs ayında bir süre kullanma fırsatı bulduğum, geri teslim ederken de hüzünlere sürüklendiğim otomobildir. Kullandığım modeli 3 litre v6 supercharged motora sahip olan 380 beygirlik f-type coupe s versiyonuydu.

Bir kere otomobil dıştan çok yakışıklı, fotoğraflara göre gerçekte çok çok daha çekici. İç mekan, oturma pozisyonu, malzemeler beklenen şekilde. Koltuklar çok rahat, 20 yöne falan ayarlanıyor, iç mekanda gizlenmiş havalandırma menfezleri gibi güzel detaylarda var. Hoş bunların hiçbiri olmasa dahi o start butonuna basılınca çıkan sesten sonra insanın umrunda olmaz. V6 motorun sesi muhteşem ötesi. Alfa romeo'nun arese v6'ları ve nissan 350z'nin dışında ilk defa bir v6 motordan bu derece etkilendim. Kıyaslama yapamam ama bu motorlardan daha az etkileyici değil kesinlikle ses olarak. Şanzıman 8 ileri ve gayet güzel çalışıyor, performansta 380 beygir bir otomobilden bekleyeceğiniz düzeyde. Bu konularda bir sürpriz yok.

Asıl sürpriz gibi gelen noktalardan biri elektrikli direksiyonun ne kadar kararlı ve doğal hissettirdiği oldu. Gerçekten bu konuda referans olabilecek kadar başarılıydı direksiyon sistemi. Bir diğer sürpriz de her ne kadar jaguar bile olsa bu kadar holigan ruhlu, son yıllarda nadir bulunur derecede sapık kişilikli bir otomobilin sakin kullanırken falan acaip medeni olması oldu. 20" jantları ile kasislerden, çukurlardan geçerken ki inanılmaz rafineliği, en ufak bir rahatsız edici ses, sarsıntı, bam güm falan yapmaması kesinlikle çalışılmış bir otomobil olduğunu hissettirdi.

Geçmişte büyük abisi denilecek 5 litre supercharged motorlu xkr'da tecrübe etmiş biri olarak f-type kesinlikle sürüş zevki dahil olmak üzere bir çok konuda fersah fersah ileride hissettirdi. Kişisel zevkime göre şu sıralar piyasada bulunan en zevkli ve tarz otomobillerden biri olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar muhteşem zevkli bir otomobilde olsa track day falan kasacam diyen kişilere uygun değil, o tarza dönük üretilmiş bir otomobil değil bunu söylemem lazım.
tümünü gör
ilgili galeri