"Taksimmm-Karakööyyy, Taksimmm-Karakööyyy beklemeden kalkıyor abiler, ablalar" nidaları ile yolcu beklemiş olan taksi ve dolmuşlardır. Dolmuş ve dolmuşçuluk sadece bizim lügatımızda olan bir terimdir, 1929 yılındaki ekonomik krizin bir sonucu olarak doğmuştur, amacı maliyeti düşürebilmektir.

Bu dolmuş ve taksilerin markaları genellikle dodge, desoto, chrysler ve chevrolet'ti. Genellikle kaset çalarlarından efkar akardı, müslüm, ferdi, orhan 3'lemesi oldukça meşhurdu.

Güzel yıllardır, çok daha samimi idi.
Fatma Girik in başrolünde oynadığı Şöfor Nebahat filmini hatırlatan başlık.
Küçükken babamla doluşa bineceğimiz zaman marko- model oynamıza neden olacak kadar keyif verirdi. Ben babama bu hangi marka, şu hangi model diye sorardım, babam da -zaten çok meraklıdır- hepsini bilirdi. Sonraları ben de az biraz öğrenip, babama 'Baba 57 Chevrolet bekleyelim, ona binelim ben Desoto sevmiyorum' demeye başlamıştım.

Güzel dönemlerdi ama o otomobillerin şasilerinin kesilip uzatıldığını ve içerlerine dizel motorların sonradan eklendiğini öğrendiğim gün benim için bir değeri kalmamıştı.

Yine de çok kült olan bazı modellere bindiğimiz için şanslıydık.
İstanbul'un güzel olduğu, yeşilliğin bol olduğu dönemden kalan otomobiller. Caddede denk geldiğimde hala o kokusu burnuma gelir, sonra da yaşlandığımı hissederim..
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri