Geçen yıl çok zor olduğunu anladığım durumdur.
Bir günde kaç bin çeşit adamla karşılaşıp birde onların atarını dinlemek ciddi manada çok zor bir durumdur. Geçen yıl ufak bir istanbul turu yapayım dedim, adam durakta yolcu indirecek frene dokununca arkadan hemen korna çalmaya başlıyorlar. Camı açıp diğer şoförlere küfür saydıranlarıda hiç söylemiyorumbile. Hele birde karşıdan karşıya geçeyim dediyseniz ölme-yaralanma ihtimaliniz karşıya geçme ihtimalinizden 100 kat daha fazladır.
(bkz: Yalnız İstanbul müthiş, paha biçilemez bir şehir)
24 saat trafikle yaşamak demektir. bunun için de çelik gibi sinirlere sahip olmak gereklidir.

dolmuşçu olsam herhalde Beşiktaş-harbiye hattında çalışırdım. Mesafe kısa, trafik az, insanlar nezih. Valla yazdıkça daha da mantıklı geldi. Haftaya hat sahipleriyle bir konuşayım da beni de aralarına alsınlar.
Kadıköy-Kartal hattında çalışıyorsanız işiniz çok daha zordur.
Yol hep sıkışık, binenlerin hep bir acelesi var, yaya yola çok atlıyor vs. Bunlara bir de şoförlerin 'atarlı' hali eklenince işin içinden çıkılmaz bir hal oluyor.
bunlar da ilginizi çekebilir