Dün akşam yazarımızla düzenlediğimiz test sürüşü güncesidir.

Geçtiğimiz ay yeni i30'un benzinli otomatik versiyonunu kullanmıştık, bu ayki test otomobiliyle günce düzenleyelim istedik ve dizel- otomatik kombinasyonunu sizlerle buluşturduk.

En üst donanım seviyesiyle gelen otomobil gerçekten ekipman olarak gayet yeterliydi. Geri görüş kamerası, yarı deri koltuklar, LED farlar ve panoromik açılır tavan gibi dikkat çekici donanımlara yer verilmişti.

1.6 litrelik 136 bg güç ve 300 Nm tork sunan otomobil 7 ileri çift kavramalı şanzımana sahip. Performans olarak yeterli sayılacak aracın vites geçişleri de son derece konforlu olmasıyla dikkat çekiyordu.

Tam detaylı test sürüşünü gün içerisinde buradan sizlerle paylaşacağız.
Öncelikle böyle güzel bir test ortamı sağladığı için ST150'ye teşekkürler. Göze hoş gelen tasarımıyla C segmentinde kendine yer bulması muhtemel bir model i30. Özellikle donanım seviyesi ve geniş iç hacmiyle Türk halkının marka olarak en çok tercih ettiği modellerden olmaya devam edecektir. Araç konfor olarak başarılı, kabin çok sessiz ve rahat bir yolculuk imkanı sağlıyor. Sportif özellikleri minimum seviyede barındırıyor. Zaten hedef kitlesi de bir otomobilden sportif özellikler bekleyenler değil, ancak yine de amortisörler biraz daha sert olsa direksiyon tepkileri de daha canlı hissedilebilirmiş. Dolu bir dizel otomobil almak artık günümüzde B segmenti modellerde bile epey yüksek meblağlarda sağlanabilirken, Hyundai donanım olarak rakiplerinden fiyatına göre daha önde olmayı başarıyor. Ancak psikolojik olarak 100 bin sınırı aşıldığında tüketici marka prestiji de satın almak isteyecektir. Dolayısıyla Hyundai fiyat konusunda rakiplerinden biraz daha aşağıya doğru ayrışmalı. Bu sağlanırsa daha çok satacağına inanıyorum. Otomobilde en beğendiğim noktalar, panaromik sunroof (alanlar bunu kesinlikle opsiyonlara eklemeli), farlar (her farda 3 adet mercek var). Beğenmediğim noktalar direksiyon hissi, tamamen konfor odaklı tasarım, şanzımanın çift kavramadan beklenmeyecek yavaşlıktaki tepkileri.

Ama rengine bayıldığımı tekrar belirteyim. Kodu neyse bulup başka araçlarda da kullanılmalı.
Otomobili epeyce kullandım, geçtiğimiz ay az da olsa benzinlisini de kullanmıştım.

Öncelikle yeni i30 hakkında şunu söylemekte yarar var. Benzinli araç boş paket olan Style idi, dizel ise en üst paket olan Elite donanımındaydı. İki paket arasında çok fark var, mesela ekran küçük olduğu zaman gerçekten kötü görünüyor, ayrıca Tuncay N'nin de söylediği gibi panoromik cam tavan otomobile çok farklı bir haba katıyor. Elite paketteki yarı deri yarı kumaş koltuklar da gerçekten hem rahat hem de prestijli görünüyorlar.

Ne var ki bu paketi alsanız bile i30'un içi çok tatmin edici değil. Orta konsolda iki farklı plastiğe yer verilmiş; havalandırma ızgaralarının altındaki kalan bölüm çok sert plastikkten ekranın arkasında, daha çok elle dokunduğunuz kısımda yumuşak plastik yer alıyor. Bu alttaki sert plastik artık bu sınıfta çok da kullanılmayan bir malzeme, özellikle komapkt hab sınıfındaki rakipleri arasında Golf, 308, Astra, Leon tarzındaki otomobiller olduğunu düşündüğümüzde i30'un işi biraz zorlaşıyor.

Bunun yanında ekranın kullanımının oldukça rahat olduğunu söylemeliyiz. Geri görüş kamerası, navigasyon, bluetooth'dan müzik dinleme gibi opsiyonlar gayet iyi çalışıyor. Dokunmatik hızı da yeterli; oldukçar seri algılıyor ve tepki veriyor. Ergonomik yerleşmiyle dikkat çeken kabinde Elite donanımında metal pedallara da yer verilmiş. Güzel detay.

Hacim olarak da sıkıntısı yok. Hem ön hem de arkada yeterli hacim sunuluyor, sürücü koltuğunda omuz mesafesi dikkat çekici, kapıyla olan ilişkiniz üzerine iyi düşünülmüş. Sürüş pozisyonu i30'dan beklenmeyecek kadar başarılı, özellikle direksiyonun konumu ve ayarları son derece iyi. Spor bir otomobil kullanıyor gibi hissettiğiniz zamanlar bile oluyor bazen.

Motor 136 bg ile yeterli güçte, tork da 300 Nm ile aynı şekilde yeterli hissettiriyor. Aynı motor eski nesilde de kullanılıyordu ve 128 bg ile 260 Nm (makyajsız versiyonda) tork ile alınabiliyordu. O versiyon 10.9 saniyede 100 km/s hıza çıkarken tamamen yeni modelde bu değer için 10.6 sn veriliyor. Ben performansta biraz daha iyileşme bekliyordum, özellikle de 7 ileri DCT şanzımanla bu konuda ilerleme kaydedilebilirdi. Eski model 6 ileri manuel şanzımanla ve dizel motorla 1365 kg ilken yeni i30 DCT ile 1368 kg çekiyor. Yani ağırlık kullanımında bir ilerleme kaydedilmiş diyebiliriz.

Motor hiçbir zaman güçsüz hissettirmeyen bir yapıda, her devirde yeterli gücü sunuyor. Düşük devirlerde bile istediğiniz gib ilerleyebiliyorsunuz, düşük devirlerde turbo gecikmesi çok hissedilmiyor. Sadece bazen şanzıman düşük devirlerde kararsız kalabiliyor, bu tip durumlar hafif bir sarsıntı hissediyorsunuz. Vites kutusunun yazılımında bu kısımın ele alınması iyi olabilir diye düşünüyoruz. Rakiplerin çift kavramalılarına göre yavaş kalan vites geçişleri sarsıntısız ve konforlu ama biraz sportif kullanımda beklediğiniz şekilde seri değil, otomobilin temposuna ayak uydurma konusunda zayıf kalıyor. Bu konuda daha iyi iş çıkartan markalar olduğunu biliyoruz.

Otomobilin sürüşü konusunda belki de en çok eleştirilecek noktaların başında direksiyon sistemi geliyor. Sürüş modlarına bağlı olarak (üç mod var; eco, nroaml ve sport) değişkenlik gösteren direksiyon geri bildirim konusunda zaten zayıf, böyle olması şaşırtıcı değil. Asıl ilginç olansa ağırlığının istikrarsız olması. Şöyle açıklayayım; normal modda kullanırken yolda viraj alırken ağırlık rahatsız etmiyor, aynı modda park ederkense bir anda "neden bu kadar ağırlaştı ki?" diye düşünmeye başlıyorsunuz. Sport modda kullanırkense evet belli bir ağırlık geliyor ama viraj dönerken bu defa bir anda hafiflediğini hissediyorsunuz, turunuz arttıkça elektrik desteğiye birlikte yeniden sertleşen bir ağırlık sizleri bekliyor. Böyle olunca da adaptasyon sorunu yaşıyorsunuz, otomobille viraja girerken güven eksiği hissediyorsunuz.

Düşük hızlarda konforlu sayılabilecek (motor ve lastik sesi olabildiğince az) sürüş, hız arttıkça yerini huzursuz bir yapıda bırakıyor. Otomobili limitlerde olmayı hiç sevmiyor ve bunu çok açık şekilde belli ediyor. Gövde salınıyor, direksiyon tepkisizleşiyor, süspansiyonlar ağırlık transferiyle başa çıkmakta zorlanıyor. Ağırlık transferi olayı ardarda gelen virajlarda kendini gösteriyor ve şasinin çok hızlı yön değişimlerine ayak uydurmadığını görüyorsunuz. Bunun dışında viraja girdiğinizde çizginizde ya da viraj içindeki ağırlık transferinde (ayağınızı gazdan kaldırdığınızda ya da hafif fren yaptığınızda; kısacası ağırlığı ön aksa ilettiğinizde) otomobilin arkası çok ani şekilde hafifliyor ve arka lastiklerin tutunmayı bıraktığını görüyorsunuz. Bu durumda hemen kontra vermelisiniz çünkü ESP sistemi, ilginç ayarından dolayı bir türlü girmek bilmiyor. Evet, ESP oldukça geç giriyor, bu performanslı kullanımdan hoşlanan sürücüler için iyi bir şey belki ama standart i30 kullanıcılarının kendilerini rahatsız hissettikleri anlarda destek sistemini hissetmeleri iyi olabilirdi. Direksiyonda yarım tur kadar kontra verdiğinizde bile ESP devreye girmiyor.

Ön lastiklerse belirli bir yere kadar kararlı şekilde tutunuyor ve sınırlarını daha net şekilde belli ediyor. Uzun virajlarda sabit gazla iyi bir çizgi tutturabiliyorsunuz, çok ama çok hafif gazı açtığınızdaysa torktan dolayı önden kayma başlıyor. Bu başladığı anda ani şekilde ayağınızı gazdan kaldırırsanızsa az önce söylediğim gibi arka taraf çizgiyi daraltmak için harekete geçiyor. En iyisi i30'u limitlerinde kullanmamak, belirli gaz miktarında sakin bir şekilde viraj almaktan geçiyor. Böyle kullanımlarda - ki aslında bu otomobil zaten böyle kullanılacak- i30 son derece sakin, makul ve rahat hissettiriyor.

Süspansiyonların darbe emişi ve çalışma aralığı bu tip bir otomobil için iyi sayılır. Yüksek hızdaki kot değşimlerinde bile amortisörler tamamen kapanmıyor, çarpma yapmıyor. Aynı hızda aynı yerde aynı yük ile CHR'ın süspansiyonları neye uğradığını şaşırmış, kabine çok ciddi bir kapanma hissiyatı ve darbe iletmişlerdi. i30 ise aynı yerde son derece sakindi ve çok sallanmadan yoluna devam etti.

Kısacası, limitinde değil yüzde 80 performansla kullandığınızda sorun yaşamayacağınız bir sürüş sunuyor i30. Testte bol gazlamalı, bir çok farklı yazarın direksiyona geçip farklı tarzlarda kullanmınına rağmen tüketim 8.9 lt/100 km'ydi. Eco modunda şehir dışı, 100 km/s sabit hızdaysa 5.7 lt/100 km'lere kadar inebildi, daha da inerdi.

Kompakt hb sınıfında rekabet çok fazla olduğu için bence i30'un işi zor. Artık sadece zengin donanıım yeterli olmayacak çünkü büyük bir fiyat avantajı da yok. 111.050 TL az değil, rakipler daha pahalı ama bunu da belirtelim.

Yine de Avrupa pazarı için düşünülen bir otomobilin kabin ve sürüş konularında en az rakipleri kadar iyi olmasını bekliyorsunuz. i30 bu konularda bir tık geride kalıyor, bunu genişlik ve donanımıyla örtpas etmek istiyor... Kullanıcıların birçoğu için bu yeterliyken bizim gibi otomobil severler farklı tatlar isteyebiliyor.

P.S: Rica ederiz, siz yazarlarımızla vakit geçirip fikir alışverişi yapmak bizler için de çok keyifli oluyor.
Öncelikle testte emeği geçen ve güzel muhabbet ortamını sağlayan ST150 ye teşekkürler.
Araca gelirsek öncelikle dışında söz edersem i30 önceki kasada alman markalardan esintileri olsada karakteristik çizgileri vardı bu kasada kendi çizgileri bırakıp iyice avrupai tasarım yapıcam diye resmen alman markalardan kopyala yapıştır yapmış. Ama yinede göze hoş gelen akıcı tasarımı var. Farları 3 mercekli olması özellikle tampondaki led sinyeller araca klas bir hava katmış. Arka farlarıda aynı şekilde akşam yanınca öndeki havasını arkadada hissettiriyor.
Aracın içine bindiğimizde ferah bir ortam karşılıyor kafanız, omzunuz sağa sola sürtüp rahatsız olmuyorsunuz. Ön koltuğa geçtiğinizde Dışı gibi yine alman marka özentisi gözlere çarpıyor özellikle ekranın mercedes modellerinde görmekteyiz. Ama yinede göze hoş geliyor herşey yerli yerinde. Kaliteside sınıf ihtiyaçlarını karşılar nitelikte
Kapı içinde cam açma kapama ünitelerinde aydınlatma vardı ama ayna ayarlama tuşlarında yoktu. Ortadaki ekranın kalitesi başarılı geri görüş kamerasına geçtiğinizde direksiyon manevralarının sizi nereye götüreceğini göstermesi iyi düşünülmüş. Ses sistemi telefondan spotifydan müzik açarsanız gayet iyi ama radyoda volume yükseldikçe sesi bozuyor, ve radyoda istediğiniz frekansı ayarlayamıyorsunuz teyp kendi otomatik arama yapıyor yada ben bulamadım. :)
İ30 sürüşü, araçtan konfor bekleyen kesinlikle beğenir yumuşak, rahat, sesiz. Michlean primacy3 lastiklerin konfora etkisi olumlu yönde yansımış. Sürüş limitleri konforu kadar iyi değil malesef her virajda kullanıcıyı ve yolcuları tedirgin ediyor ve hep sağa sola tutunma ihtiyacı oluşuyor. Araç yanlış hatırlamıyorsam 136 hp idi. Şanzıman nın etkisinden gücünü hissettirmiyor. Özellikle normal modda araç hep baygın olarak ilerliyor. Sport modda nispeten daha etkili oluyor.
Sonuç olarak araç tam Türk ailelerinin ihtiyacını karşılamak için yapılmış gibi konforlu, sizi yormayan, sessiz, bütün ihtiyacınız elinizin altında.
Hyundai yeni i30 ile kötü marka algısını götürecek gibi görünüyor zira otomobilin C segmentindeki diğer rakiplerinden çok çok aşağı kalır yanı yok. Hatta bazı konularda fazlasının bile olduğunu söyleyebiliriz.
Eğer yumuşak karakterli küçük şehir içi bir otomobil düşünülüyorsa kesinlikle değerlendirilmesi gerekli. Ancak fiyat hakkının 10.000 lira kadar üzerinde. Donanımları iyi seçerek çok mantıklı konfigürasyonlar oluşturulabilir bir nebzede pazarlıkla fiyat aşağılara çekilebilirse araç gerçekten makul bir hale gelebilir.
Sürüş dinamikleri konusunda ST150 ile tamamen aynı fikirdeyim. Zaten 1.6 litrelik dizel otomatik 4 kapılı bir otomobili gazlamak için tercih etmek ne kadar mantıklı tartışılır.
i30 benim genel olarak beğendiğim bir otomobil oldu. Ben hiçbir markaya ön yargıyla yaklaşmayı sevmiyorum sonuçta her otomobilde müşteri kitlesine göre öne çıkardığı veya geri kalan özellikler olabiliyor ve ne olursa olsun bir emek söz konusu. Dolayısıyla Hyundai algısı yıkıldığı sürece i30'un güzellikleri göze daha çarpıcı geliyor. Ancak şöyle bir durum var ki fiyatı pek rekabetçi değil ve yüksek buldum dolayısıyla tercih etmezdim ama bir 10 bin lira kadar daha ucuz olsaydı kesinlikle farklı olurdu.

Bu otomobilin içini ben inanılmaz konforlu ve ferah buldum. Özellikle arkaya kadar uzanan panoramik tavanda bunun etkisi çok büyük olsa da i30 gerçekten rahat ve kısmen rafine bir araba. Koltuklarına tek kelimeyle BAYILDIM. Çok 'yumoş' koltuklara sahip olmakla birlikte bel desteği de gayet güzel. Sadece kafalığın açısı bir 10-20 derece daha geriye doğru olsaydı bence daha iyi olurdu. i30 içeriye çok az motor sesi alıyor ve test otomobili 8 bin km'de olup hiç trim sesi barındırmıyordu. Ses sistemini de bu segment standartlarından 'kısmen' daha iyi buldum(Opsiyon olan sistemler hariç). Sevdiğim bir diğer özelliği ise farları oldu. Güncede bu konuya epey değinildi zaten.

Gelelim sürüşe... i30'dan hiçbir sportif karakter beklenmezse eğer sürücüsünü mutlu edebilecek nitelikte bence. Çift debriyajlı şanzıman işini güzel yaparken motor gücü de şehir içi için gayet yeterli. Ben manueli her zaman tercih ettiğimden dolayı i30'da da manuel şanzıman olmasını isterdim ama otomatik şanzıman isteyen müşteri portföyü için kesinlikle ideal. Çift kavramalı şanzımanlarda kalkışta sarsıntı ve titreme görmek çok karşılaştığımız bir durum ancak i30'da bu hiç rahatsız edici değil ve kalibrasyonu çok iyi ayarlanmış. Bu özelliği de vites geçişlerinde motor üzerinde 'ters tork' uygulayarak hallettiklerini düşündüm. Ayrıca 2.vitesten sonra dişli geçişleri de oldukça rahat ve progresif.

i30'un en sevmediğim yanı yukarıda da bahsedildiği üzere direksiyon tepkileri. Hafif limitlerdeyken bile önden kayma başladığı anda hemen direksiyon çok yumuşuyor viraj çıkışında bir daha sertleşiyor. Servo direksiyonlarda bu tarz tepkiler mümkün olsa da i30'un bana biraz fazla geldi.

Diğer günceler gibi bu seferki de inanılmaz keyifliydi. Biri bitince yine 1 ay daha bekleyeceğim diye üzülür oldum resmen. Bu organizasyonu gerçekleştirdiği ve farklı otomobilleri incelememizi sağlayan ST 150'ye de teşekkürlerimi sunarım. Bir sonrakinde görüşmek üzere...
Hyundai i30'un bu neslinde C sınıfında güzel bir iş başararak kendini golf, 308, astra gibi modellerle denk konuma getirmiş. Arabaya bindiğinizde; hmm Hyundai bu sefer başarmış diyosunuz fakat aklınıza gelen ilk soru acaba fiyatı ne kadar oluyor, böyle bir kalite sıçramasına. Bir 10-15 bin tl ucuz olsa eminim sokaklar i30 ile dolardı. Bunun dışında arabanın motoru kesinlikle beklenilenden daha iyi gidiyor ve devirleniyor, sonuçta bu araba dizel otomatik c sınıfı bir araç. Şanzıman kesinlikle rakipleri edc ve dsg gibi kalkışlarda yarı otomatik olduğunu hissettirmiyor. Köprü trafiğinde hiç yormadı diyebilirim gaz tepkisi ve vites geçimleriyle. Malzeme kalitesi de sınıf standartlarını tutturmuş hatta bir tık üstünde diyebiliriz.

Sonuç olarak Hyundai fiyatı dışında çok başarılı bir araç üretmiş.

Bize bu fırsatı tanıyan ST150'ye de teşekkürler.
Bir onceki kasasi cok daha iyi gorunmekle birlikte tasarim olarak olmamis otomobildir
Öncelikle test için teşekkürler
Tasarım:
Yeni i30 tasarım olarak birönceki kasaya göre görsel olarak daha uzun ve daha ince bir tasarıma sahip ön panjür aracın ön tasarımına göre biraz büyük kalmış yandan görünüş güzel arka tasarım hoş. Aracın içi yeteri kadar geniş güzel saklama gözlerine sahip malzeme kalitesi yeterli.
Motor&şanzıman:
Motor gücü araç için yeterli motor şanzıman uyumu yetersiz dizel&otomatik benzili modelde uyumlu olabilir
Spor mod yok bence gerekli.
Güvenlik sistemleri:
Araçta bildiğimiz güvenlik önlemleri standart(abs,esp,asr vb) abs yerinde ve başarılı müdahaleler yapıyor, aracın esp sistemi bazen devreye girip girmemek konusunda gecikiyor ama fena değil.
Konfor:
Araç süspansiyon yapısı olarak emsal araçlara göre daha yumuşak gele darbeleri güzel absorb edebiliyor ama biraz daha sert olsa iyi olabilirmiş. Koltuklar rahat konforlu arka diz mesafesi yeterli.
Yol tutuş&Direksiyon
Yoltutus süspansiyon sisteminin konfor amaçlı yumuşak olmasından dolayı emsal araçlara göre pekte iyi sayılmaz. Direksiyon tepkileri yetersiz sertleşme kötü elektrik desteği yetersiz spor mod eksikliği ;)
Fiyat&Performans:
Fiyat performans açısından bence sınıfta kaldı bir önceki kasaya göre daha az tercih edilecek gibi görünüyor bir üst sınıf elantra dan daha pahalı olmasıda yanlış bir politika olmuş.
bunlar da ilginizi çekebilir