Geçen hafta kullanıp, bayıldığım araba. Tem bir şehir içi zibidisi, ufak ama etkili.
Kabinin malzeme kalitesi çok iyi değil ama hareketli, eğlenceli.
Koltukların destekleri çok yeterli değil, bagaj arka koltukları yatırınca 250 litre.
65 yanaklı lastikler darbeleri zaten sönümlüyor, yeterince konforlu diyebilirim.
3 silindirli motor 66 beygir ve 95 Nm tork üretiyor. Otomatik vitesi biraz hantal, tek can sıkan nokta bu.
Yaklaşık 6 litrelerde bir yakıt tüketimi var.
45.250 TL'lik satış fiyatı ile şehir içinde gezecek, fiyatı uygun otomobil arayan herkesin iştahını kabartan otomobil. Fiyat olarak cidden güzel, donanım da fena değil. Araba da tok bir araba, çok gevşek değil. Ben beğendim.
Hyundai i10'un yol tutuşu pek öyle bekleneni karşılamıyor. İlerleme sırasında zıplama gibi bir hissiyat ile karşılaşabiliyorsunuz. Sert süspansiyonlar bile size virajlar konusunda destek olamıyor. Başlangıç versiyonunda da bulunan ESP ile yoldan çıkmanız önleniyor. Zaten bu aracı alacaklar, bu küçük otomobilden performans sürüşü beklemezler diye umuyorum. İç mekanda önceki versiyona göre daha az rüzgar ve yol sesi duyulurken, sert koltukalar sayesinde uzun yolculuklarda daha az yorulma yaşayabilirsiniz. Bana kalırsa Hyundai i10, şehir içi sürüşleri için yaratılmış bir otomobil.
Yakıt karşılaştırması konulu bir içerik hazırlarken; hybrid lpg dizel ve kendisi benzinli olmak üzere Manuelini kullanıp hiç beğenmediğim araç. Basıyorsun basıyorsun yürümüyor ama şöyle bir durum var tabii ki i10 niye yürüsün zaten. Yürürse şaşırırdım açıkçası.
Hızlı gitsin diye değil, şehir içinde bir noktadan bir noktaya en uygun şekilde götürsün diye üretildiğini düşündüğüm otomobil.
Düşük yakıtı ve düşük yatırım maliyeti ile orta gelirli kullanıcıların gönlünü çalmış olan otomobil.

Şehir içi maksimum 7 litre yakabilen bir otomobil kendisi, otopark derdi de yok gözünün kestirdiği her yere giriyor.

Ben amaca yönelik otomobilleri severim, kendisini de sevdim.
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri