Fotoğraflar: Alperen Gökmen

Honda'nın Jazz modelinin test sürüşüdür.

Honda Jazz küçük sınıfın genişi olarak bilinen, sorunsuz bir otomobil. İlk jenerasyonundan beri kullanışlı kabini, pratik özellikleri ve rahat sürüşü Jazz’ı çok sevdirdi, kendi kullanıcı kitlesinin oluşmasını sağladı.

Jazz kullanıcılarına sonrasında ne kullanmak istediklerini bir sorun. Alacağınız cevap muhtemelen aynı olacaktır: “Yine Jazz almayı düşünüyorum, çok memnunum.”

Honda’nın daha önde Type R gibi performans modellerinde yaratmış olduğu bağımlılık durumu bir şekilde Jazz’da da oluştu, bu da otomobilin satışlarını olumlu etkilemesinin yanında, küçük sınıfta da popüler bir otomobil olmasını sağladı.

Üstelik, ilginçtir Jazz hiçbir zaman dizel motora sahip olmadı, hiçbir zaman sınıfının en kaliteli kabini ya da Premium hissiyat sunan otomobili olma iddiasında bulunmadı.

Bu farklı başarı hikayesinin (2001’den bugüne kadar 5 milyondan fazla sattı), turbo motorların domine ettiği şu günlerde nasıl yorumlanacağını herkes gibi bizler de merak ediyorduk. Acaba neler değişti, Honda farklı bir yaklaşımda bulundu mu, turbo motor kullanılıyor mu, dizel var mı?

Üçüncü nesil Jazz’ın direksiyonuna geçmeden önce bu ve bunun gibi birçok soru işareti vardı aklımızda. Yeni Jazz’da değişen şeyleri arıyor, soruların cevaplarına bakıyoruz.

Tasarım
Son derece kompakt görünen otomobil Honda’nın ‘man maximum, machine minimum’ felsefesine göre tasarlanmış. Japon üretici bu düşünceye göre araçta insanlar yani kullanıcılar için olabildiğince fazla alan ayırıyor, kabini ve diğer alanları olabilecek en verimli şekilde kullanıyor. 3995 mm uzunluğundaki Jazz, sınıfının en büyük otomobillerinden biri konumundayken bunu başarılı bir şekilde kamufle edebiliyor.

Tamamen yeni bir platform üzerine şekillenen Jazz, eski modele göre 95 mm uzun bir yapıdayken aks mesafesi de 30 mm arttırılmış. Bunun yanında daha hafif malzemelerin kullanılması sayesinde ağırlık %12 oranında azaltılmış.

Otomobilin kabini olabildiğince ileri taşınmış ve motor bölmesinin bulunduğu bölüm gerçekten çok ama çok kısa. Lastikler de mümkün olan en dış noktalara yerleştirilmiş, böylece kabin hacmi arttırılmış. Ön taraf kısa ve eğimli yapısıyla ilginç bir görünüme sahipken, bir şekilde sportif görünmeyi de başarıyor.

Profilden baktığınızda öne doğru eğimli tasarlanmış omuz çizgisi ve kabinin öne doğru konumlandırılmış olması Jazz’a hareket ediyormuş gibi bir izlenim veriyor.

Arkadaysa omuz çizgisinin başlangıç noktası olan far grubu yukarı doğru tasarlanmış. Otomobilin genel hatlarına zıt bir görüntü çizen bu tasarım bir şekilde sırıtmıyor, tersine Jazz’a daha sıcak bir hava katıyor. Bu bölümdeki üçüncü cam ve tavan spoyleri de göze güzel görünen detaylar olarak kendini gösteriyor.

Yeni Jazz kendini göstermeyi seven, bundan çekinmeyen bir yapıdayken, küçük sınıfta farklı tasarımlara imza atılabileceğini kanıtlıyor. Jazz’a ilk bakışta olmasa da dikkatle incelediğiniz çok akıllı düşünülmüş detaylara rastlayabiliyorsunuz.

Kabin
Birçok modern otomobilde olduğu gibi yeni jenerasyon Jazz’da da yeni platformla birlikte boyutlarla birlikte kabin de büyümüş. Honda’nın Jazz modelinde kabin kullanışlılığıyla öne çıktığını, bu konuya özellikle özen gösterdiğini söylemiştik, yeni modelde de aynısı geçerli.

Daha oturduğunuz andan itibaren geniş yapısıyla dikkat çeken otomobil eski modele göre önde 30 mm, arkada 20 mm omuz mesafesi sunuyor. Arka taraftaysa ekstra 115 mm bacak mesafesi sunulurken, baş mesafesinde de son derece bonkör davranıldığını görüyoruz. Jazz’ın kabini gerçekten göründüğünden daha geniş ve ferah.

354 litrelik bagaj hacmi sınıfındaki en geniş seçeneklerden biriyken bu eski modele göre de 17 litre arttığı anlamına geliyor. Koltukların yatmasıyla hacmi 1314 litreye kadar arttırabiliyorsunuz.

Bu arada koltuklar demişken… Önceki Jazz’da diğer hiçbir rakibinde olmayan Magic Seats özelliği yer alıyordu. Bu özellik koltukların sadece yatmasını değil, minderlerinin de öne doğru kalkabilmesine olanak veriyor, böylece küçük sınıfta yer alan Jazz’ın için yüksek eşyaları yerden tavana kadar yükleyebiliyordunuz. Honda, yeni Jazz’da kullanıcıların çok sevdiği bu özelliği korumuş ve üzerine ek fonksiyonlar eklemiş. Buna göre 60:40 oranında yatırılabilen arka koltuklar dört farklı modda kullanılabiliyor.

Utility mode: Arka koltuklar standart şekilde yatırılıyor ve 1505 mm uzunluğunda yükeleme alanı oluşturuluyor.

Tall mode: Arka koltukların minder kısmı kaldırılıyor ve tabandan tavana kadar 1280 mm yüksekliğindeki eşyalar kolayca taşınabiliyor.

Long mode: Ön yolcu koltuğunun arka kısmı tamamen düz bir şekilde yatabiliyor ve ortaya 2480 mm’lik yükleme alanı çıkıyor.

Refresh mode: Ön yolcu koltuğunun arka kısmı arkaya doğru, arka koltuk ile aynı seviyede olacak şekilde yatırılıyor ve 1580 mm’lik ayak uzatacak bir alan yaratılıyor.

Bu koltuk modları Jazz’a eşsiz bir kullanışlılık sağlarken, küçük bir alanın bile nasıl etkili şekilde kullanılacağını da gösteriyor. Bunun dışında Jazz’ın kabini ergonomik anlamda da sorunsuz bir yapıda. Tüm butonların, düğmelerin yerleşimlerine erişim rahat, sorunsuz.

Burası kalite olarak Japon markaların standartlarında olan, daha çok siyah renklerin hakim olduğu bir alan. Direksiyonun üzerinde ve orta konsolda bulunan krom detaylar kabine renk katma görevini başarıyla yerine getiriyor. Ancak yumuşak plastiklerdense daha çok sert, bildiğiniz Japon otomobillerindeki malzemelerin kullanıldığı, kalite olarak Avrupa’lı rakiplerinden geri kalan bir kabin sizleri bekliyor Jazz’da.

Orta konsoldaki dokunmatik ekran otomobille ilgili birçok bilgiye ulaşmanızı sağlıyor. Gerek yerleşim gerekse kullanım olarak rahat erişilebilen ve kolay kullanımıyla dikkat çeken bu ekran Jazz’ın tüm donanımlarında (Premium ve Elegance) standart olarak geliyor ve geri görüş kamerası gibi özellikleri barındırıyor.

Her zamanki gibi geniş, değişken, ergonomik ve rahat kullanılan bir kabine sahip olan Jazz, bildiğimiz özelliklerin yeni gövdesinde de devam ettiğini gözler önüne seriyor.

Sürüş
Jazz almak isteyen bir kullanıcı motor olarak sadece 1.3 litrelik, VTEC, atmosferik motoru tercih edebiliyor. Dizel ya da hibrit seçeneğiyse Jazz’da yer almıyor, Honda daha önceki jenerasyonlarda da buna yer vermemişti. Bu güç ünitesi 6 ileri manuel ya da CVT şanzımanla tercih edilirken, CVT sadece Premium donanım paketiyle, manuel şanzıman ise sadece Elegance paketiyle geliyor.

1318 cc hacmindeki motor 102 bg güç ve 123 Nm tork sunarken, boş ağırlığı 1138 kg (otomatikte 1170 kg) olan Jazz hızlanma konusunda sıkıntı çekmiyor. Şanzımanın kısa tutulmuş oranları sayesinde 0-100 km/s hızlanma 11.4 saniye sürerken maksimum hız 190 km/s olarak veriliyor. CVT alırsanız bu değerler 12.1 sn ile 182 km/s olarak değişiyor. Düşen performans verisine rağmen otomatik şanzıman kendini ortalama tüketim değerinde gösteriyor. CVT ile Jazz fabrika verilerine göre 4.8 lt/100 km’yken manuelde bu değer 5.1 lt/100 km olarak veriliyor. Her ne kadar bu fark gerçek hayatta fark edilmese de CVT’nin biraz daha az tüketeceğini söyleyebiliriz.

Honda, yeni Jazz için 1.3 litrelik motorunda bir takım değişiklikler yapmış. Termal verimliliğin arttırılması için sıkıştırma oranı 13.5:1’e yükseltilmiş, EGR sistemi değiştirilmiş ve VTC sistemine elektronik kontrol eklenmiş. Ayrıca güç ünitesi eski, 1.4 lt’lik motora göre %27 daha hafif bir yapıda olmasının yanında emme manifoldu tamamen sıkıştırılmış reçineden üretilmiş.

Jazz’ın manuel şanzımanında da yenilikler söz konusu. Honda, tamamen yeni, 6 ileri oranlı bir üniteye yer verirken oranları Jazz için özel olarak ayarlamış.ilk 5 oran biraz daha kısa ve performansı arttırmaya yönelik ayarlanmışken, altıncı oran tamamen ekonomi odaklı. Kullanımda hafif kemikli hissettiren şanzımanda ikinci viteste karbon senkromeç kullanılırken, genel olarak vites geçişlerinde yüzde 25 daha az direnç gösteren bir ayar kullanılmış. Honda’nın manuel vites konusunda ne kadar usta bir marka olduğunu zaten biliyoruz, Jazz da kullandıkları şanzıman, vites geçişlerindeki keyifli yapısıyla küçük sınıfta daha önce görmediğimiz bir zevk sunuyor. Bazen keyif almak için bile vites değiştirdiğiniz oluyor.

Günümüz turbo destekli motorların yüksek torklarına alıştığımız için Jazz’ın atmosferik motorunun düşük torklu yapısı kullanım adına rakiplerindeki kadar esnek değil. Neyse ki kısa oranlar ve hafif gövde sayesinde çok vites değiştirmek zorunda kalmıyorsunuz, Jazz zahmetsiz şekilde atak hissettirebilen bir yapıda. Anlık hızlanmalarda beklenen ivmeyi sağlıyor, sadece hızınızın yüksek olduğu ara hızlanmalarda tork eksiğini hissedebiliyorsunuz.

Direksiyon sistemi Honda’nın ele aldığı bir diğer önemli nokta. Eski modeldeki 18.2:1 oranı yeni Jazz’da 14.1:1’e çekilmiş. Bu sayede çok daha iyi tepki gösteren, şehir içi sürüşlerde daha az direksiyon hareketiyle yönlendirilebilen bir otomobil çıkmış ortaya. Sistem geri bildirim olarak çok iddialı olmasa da Jazz kullanıcılarının otomobillerini sürüş keyfinden ziyade, ihtiyaç olarak kullandıklarını düşündüğümüzde bunda bir sıkıntı olacağını düşünmüyoruz. Direksiyonun ağırlığı ise kolay kullanım düşünülerek hafif ayarlanmış.

Otomobilin yol ve rüzgâr sesi iyi şekilde izole edilmiş ancak motor sesi biraz fazla kabine giriyor. Süspansiyon sistemi elden geçirilmiş ve Jazz artık virajlarda daha az yatan bir gövde sunuyor. Önde McPherson arkada torsiyon tasarımından oluşan süspansiyon beklediğinizden biraz daha sert bir yapıda. Bu yüzden Jazz kötü zeminli yollarda biraz sarsıntılı bir sürüş sunabiliyor, gövdenin daha az sallanmasını bekliyorsunuz. Tabii virajlardaysa bu sertlik kendini gösteriyor. Jazz eski modeline göre çok daha kararlı tutunan bir otomobil haline gelmiş. Ancak yine de sınıfının en iyilerinden olan Fiesta gibi sıradışı değil bu konuda. Yine de stabil, makul hızlarda iyi tutunan bir yapıda olması dikkate değer. Bu arada şehir içi sürüşlerde tüketim değeriniz 7.0 lt/100 km civarında seyrediyor.

Yeni Jazz sürüş olarak öne çıkan bir yapıda olmasa da eski model gibi silik değil. Her ne kadar boş zamanlarınızda sürüş yapmak isteyeceğiniz tarzda bir otomobil olmasa da eski modeli düşündüğünüzde bu konuda bir adım atılmış olması sevindirici.

Sonuç
Yeni Honda Jazz beklediğimiz gibi bir otomobil. Kabin konusunda tüm rakiplerini rahatlıkla geride bırakıyor, bu konuda rakipsiz olduğunu kanıtlıyor. Sürüş olarak beklediğimizden daha keyifli bir yapıda ve iyi tutunduğunu gösteriyor ve zengin donanımıyla beklentileri karşılıyor.

Dizel motor seçeneğinin olmaması, karakter olarak çok da öne çıkan bir yapıda olmaması ve bozuk zeminlerde sürüş kalitesinden ödün vermesiyse zayıf noktaları olarak görünüyor.

74.200 TL’den başlayan fiyatlarla satılan Honda Jazz, markanın tanıdığı müşteri kitlesine hitap etmeyi sürdüren, yeni müşterileri kendine çekmek gibi bir kaygısı bulunmayan bir otomobil. Ancak rakiplerinin daha ucuza başarılı otomatik şanzıman seçenekleri sunduğunu unutmamak gerek.

Bu formül Honda’ya Jazz konusunda büyük başarılar getirdi, getirmeye de devam edecek gibi görünüyor…
2002 den beri evimizde jazz var. 10 sene kullandık sonra 2012 aldık. Hala kullanıyoruz. Tam tamına mantıklı bir araba. Diğer araçlardan bir eksiğini olduğunu zannetmiyorum. Her işimizi görüyor. Araba değiştirme vakti geldi bakıyoruz yerine gelebilecek mantıklı bir araba bulamadık. Civic hb düşündük ama gereksiz performanslı bir motor koymuşlar. Tercihimiz yine Jazz olucak. B sınıfı araba sevenler bence Jazza karşı önyargılarını yenmeli. Gidin bir inceleyin bidaha Poloların Fabiaların yüzüne bakmayacaksınız.
günümüzde alınabilecek mantıklı 3-5 otomobilden bir tanesidir. fiyat/performans konusunda eskisi kadar iddialı değil evet ama bunun sebebi tüm otomobillere gelen zamlar. kesinlikle düşünülmesi gereken bir alternatif.
dizel motora ihtiyacı olduğunu düşünmediğim otomobilin testi. zaten çok düşük bir yakıt tüketimi var, bir de dizel ünite koyup çevreyi daha fazla kirletmenin manası yok..
Biz Türkler olarak B segmenti denince ilk akla gelen otomobiller arasında olmayan modeldir. Biraz reklam ve pr çalışması ile ülkemiz pazarında güzel bir paya sahip olabilir.
bunlar da ilginizi çekebilir