formula 1'in başladığı günden bu yana bitmeyen en kapsamlı tartışmalardan biridir.

pilotların güvenliği maalesef her mevzuda olduğu gibi hep ölümlü kazalardan sonra gündeme gelir. her ölümden sonra iyileştirmelere gidilir. fakat her iyileştirme ya aracın bir parçasının boyutunun büyümesi ya ağırlığının artması ya da araca yeni bir parça eklenmesi şeklinde gerçekleştiği için aracın daha hızlı gitmesi için uğraşan mühendisleri epey bir uğraştırır. dolayısıyla fia'nın güvenlik le ilgili her kararı uzun tartışmalara sebep olur. özellikle de son yıllarda yapılan değişiklikler epey en ince detayına kadar düşünüp tartışılarak sonuçlandırılmıştır ve bunun ne kadar yerinde olduğu da her kazada biraz daha anlaşılır.

mesela en son geçen hafta 2016 avustralya grand prix'de fernando alonso feci bir kazaya karışmış ve hurdaya dönen aracın içinden akıl almaz bir şekilde sağ salim çıkmıştır. elbette bazı sağlık sorunları yaşıyor şu an ama kalıcı bir hasar yok vücudunda ve en azından ölmedi.

ölmedi, çünkü ölmesin diye bir sürü güvenlik önlemi alınmıştı daha önce. aracın barındırdığı her bir detay öncelikle pilotların can güvenliğini korumaya yönelik. gövdeden başlayalım; gövde eskiden metal parçalardan yapılıyordu. bu da hem ağırlık hem de, eğilip büküldüğünde pilotun içeride sıkışmasına sebep oluyordu. şimdiyse gövdeler tek parçadan (monokok) karbon fiberden yapılıyor ve böylece hem dayanıklılığı artırılıyor, hem de ağırlığı azaltılıyor.

gövdedeki detaylar bununla bitmiyor tabii ki. pilot tam da kalbinde oturduğu için oraya bir yaşam hücresi konuşlandırılmış durumda. ve bahsedilen hücre kaza esnasında pilotun rahatlıkla çıkabileceği şekilde tasarlanmış. fakat buradaki asıl sorun bacaklardaydı eskiden. kaza sırasında pilotların en çok bacakları kırılıyordu doğal olarak. 1988'de yapılan değişiklikle sürücülerin ayaklarının ön tekerleğin merkezinden geride olması şartı koşuldu. böylece bu soruna da bir çözüm getirilmişti ama aracın burun kısmı da değiştirilmeliydi. fakat formula 1 araçlarında bulunan koni şeklindeki burun yapısı sadece güvenlik değil, aerodinamik konusunda da başlıca bir etken olduğundan dolayı birçok teste uğradı(foto). testler sonucunda ortaya geometrik şekli sayesinde hem ağırlıktan tasarruf sağlayan, hem aerodinamisi iyileştirilmiş, hem de çarpışma testlerinden başarıyla geçebilen bir burun çıktı.

gövde ve burun her türlü darbeye karşı mümkün olduğunca dayanıklı hale getirildi getirilmesine ama ya araç takla atarsa? işte bunun için de pilotların kafalarının üstünde yer alan araç kameraları defalarca izlenerek yeni bir çözüm üretildi. biri direksiyon simidinin ilerisinde, biri de şasinin en üst noktasında bulunan (bkz: takla barı) iki noktanın eklenmesiyle hayli bir üçgen kuruldu. bu hayali üçgen takla anında sürücü kaskının yol ile temas etmesini imkansız hale getiriyor (foto).

kask demişken, elbette onun içi de düşünülmüş detaylar var. bunun için de yine pilotların kafalarının üstünde yer alan araç kameraları imdada koştu. hans adı verilen baş & boyun destek sistemi(foto) pilotların baş kısımlarını gövdelerine sabitliyor ve gelen enerjinin direkt olarak gövdeye aktarılmasını sağlıyor.

son olarak bir detay daha var; o da tekerlekler. 2001 yılından beri tekerlekler şasiye zylon adı verilen bir polimer zinciri ile bağlanıyor ve bu sayede olası bir kazada yerinden çıkan tekerleklerin pilotlara zarar vermesi önleniyordu. ancak formula 2'de henry surtees, yerinden fırlayan bir tekerlek yüzünden hayatını kaybedince 2011 yılında yeni bir düzenleme yapıldı ve tekerlek başına zincir sayısının ikiye çıkarılması zorunlu hale getirildi.

bunca güvenlik önlemi sayesinde haftasonu fernando alonso'nun hayatı kurtuldu. yine de elbette bunlar yeterli değil. geçtiğimiz yıl geçirdiği kaza sonrası komaya giren ve aylar sonra hastanede hayatını kaybeden jules bianchi'nin ölümüyle birlikte pilotların kafa güvenliği en çok konuşulan konu haline geldi. bu sayede halo kokpit adı verilen yeni bir kasnaklı sistem geliştirildi. bu sistemde pilotların önünde yükselen bir çıta hem takla anında, hem de diğer araçlardan fırlayacak parçaları önlemek için devreye giriyor. henüz çok yeni bir tartışma olmasına rağmen önümüzdeki sezon zorunlu hale getirilmesi planlanıyor. daha pek çok güvenlik önlemi de yıllar içinde alınmaya devam edecektir. mutlaka.
(bkz: takla barı)

(bkz: halo kokpit)
Yüzde 20 ölüm riski ne üstü ne altı olmalıdır. Formula 1'de yarışıyorsan bunu göze alacaksın, ben demiyorum bunu Niki abimiz diyor. (bkz: niki lauda)
Niki lauda 67 yıldır yaşadığı için diyor olabilir :))

Tabii ki formula 1'de yarışanları tabiri caizse "gözü kara" olarak nitelendirmek çok doğal. Şayet gözü kara olmayan adam ne o hızlara çıkabilir ne de o organizasyonda çaycı olabilir.

Pilot güvenliği her zaman önde tutulması gereken bir mevzu iken kapalı kokpite geçmek de formula 1'e vurulacak en büyük darbe olur diye düşünüyorum. Yani formula 1'in anlamını yitirmesi biz tutkunları üzecek nitelikte. Öte yandan baktığınızda evet formula 1 araçları en fazla evrim geçiren araçlar. Fakat kapalı kokpit lemans yarışlarından hallice bir görüntü sunacak. Kapatın gidin en azından onuruyla bitsin formula 1. Göze alamıyorsanız bırakın göze alacak insanlar geçsin.
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri