Ford'un köklü tarihinin bir parçası olan pick-up modeli.

Türkiye'de de git gide artan pick-up pazarına mayıs ayı itibari ile giriş yapmış olan Ford Ranger'ı bugün bir basın lansmanı dahilinde detaylı inceleyeceğiz ve kullanacağız. Çok daha detaylı bilgi en kısa zamanda burada olacak.

Şimdilik kağıt üzerinde yeni Ford Ranger'in özellikleri ise şöyle;

2.2 Litrelik TDCi Duratorq dizel motorun eşlik edeceği yeni Ford Ranger'da 160 PS'lik güç ve otomatik, manuel şanzıman seçenekler mevcut. Aynı isimle adlandırılan 3.2 litrelik motor seçeneğinde ise 200 PS'lik güç ve 470 Nm tork güç var. Bu motor ise sadece otomatik şanzıman seçeneği ile alınabiliyor. Ford Ranger, 3.500 kg'a kadar çekme kapasitesine, 800 mm derinliğe kadar suda ilerleyebilme kabiliyetine sahip ve seçilebilir 4x4 sistemiyle çalışıyor.
Eski tasarımı ile çok dikkat çekememiş ama yenilenen yüzü ile beni çok büyük beklentilere sokmuş olan kamyonet. Özellikle volkswagen amarok'a çok büyük bir rakip olacağını düşünüyorum.
@ucpedal

Renk renk dizilecekler bugün öğleden sonra kumsalda
Atlamaya düşünüyorum 3.2 motorlusuna
Ne doldursak acaba kasasına
Gel beraber gidelim lansmana
Eğlenirken fotoğraf video çekeriz hem içinde hem dışında
Renk katarız lansmana

--

Şaka bir yana, arazi özellikleriyle adını bi Hilux ya da L200 kadar duyuramamış olsa da şehir içinde daha çok dolaşan Amarok ve Navara kullanıcılarının kafasında ciddi soru işaretleri oluşturabileceğini öngördüğüm model. Makyajlı versiyonunu bugün deneyip göreceğiz.
türkiye satış fiyatı 89.000 tl olan canavarımsı.
önden yeni nesil amerikan muscle car'ları andıran görüntüye sahip pick up.
evet gelelim ilk entryde bahsedilen lansman gününe.

çok kısa lansmandan bahsedip Ranger'a geçeceğim. Öncelikle gayet güzel ve doyurucu bir lansman olduğunu söyleyebilirim. Babylon Kilyos'ta gerçekleşen lansmanda hem özel bir parkurda Ranger'ın yeteneklerini gördük hem düz yolda azcık da olsa gazladık, hem de doğayla böyle buluşmuşken Serdar Kılıç ile güzel bir sohbet gerçekleştirdik.

Araçtan önce belirtmek istediğim bir iki husus var. Sizler nasıl düşünüyorsunuz bilemem ama benim şahsi görüşüm böyle en azından. Şimdi bir otomobil alırken insanların en büyük hatası amaca yönelik otomobil almamak oluyor. Yani ekonomik kullanmak isteyen 2 litrelik motor alıyor, hız yapmak isteyen aile arabasına biniyor vs gibi.

Pick-up'lara baktığımızda da gün geçtikçe şehirde, sokaklarda, caddelerde oldukça fazla görmeye başladık. Aslında satış rakamlarında çok da bir değişiklik olmayan bu pick-up'ların birazcık da kullanıcı profili değişiyor. Aynı SUV olayı gibi bir durum söz konusu yani. fakat pick-up üreticileri, suv'lerde olduğu gibi cip olarak görünsün ama hiçbir yeteneği olmasın mantığıyla pick-up üretmiyorlar. Yani bu doğrultuda pick-up'lar hem arazi yeteneği olan araçlar hem de ticari araçlar olarak geçiyorlar. Şimdi hal böyle olunca bir pick-up'ın şehir içi konforundan bahsetmek yerine arazi yeteneklerini ve ticari doğrultuda kullanılacak yeteneklerini test etmek ve değerlendirmek gerekiyor bence.

Hayır arkadaş ben pick-up alıyorum ama şehir içinde de konfor istiyorum diyorsanız bekleneni yeterince karşılıyor Ranger. He bu ısrarınızda devam ediyorsanız eğer bazı sorunlarınız olduğunu düşünebilirim. Çünkü bu aile otomobili alıp pist kovalamak istiyorum, gt3 rs alıp alışverişe çıkmak istiyorum demek gibi absürt bir istek çünkü.

Gereken açıklamaları yaptıktan sonra geçiyorum Ranger'a. kullandığımız araç 2.2 litre 160 ps'lik otomatik vites 4x4 olanıydı.

Öncelikle off-road parkuruna çıktık. Off-road parkuru aracın limitlerinde bir parkur değildi. Amaç sadece yapabileceklerini görmek olduğu için limitlerinin daha altına çekilmiş, uzman kişiler tarafından hazırlanmış bir parkurda test ettik. 32 derecelik bir eğim açısına sahip yolda aracın sağ tarafı yere, sol tarafı gökyüzüne bakarken de sorunsuz ilerleyebileceğini gördük. Hatta önce sürücü tarafının yere baktığı yoldan geçiyorsunuz sonrasında sürücü tarafının gökyüzüne baktığı tarafa geldiğinizde araç devrilecek sanıyorsunuz ama böyle bir şey olmuyor. Arapların 2 teker şovu yaptığı düzeyde bir eğimde ilerleyebiliyorsunuz ve gerçekten 2 teker üzerinde gidiyormuşsunuz gibi de hissediyorsunuz.

25 derecelik bir bayırda aracı durduruyoruz. yokuş kalkış destek sistemini test ediyoruz ve hiçbir sorun gözlemlenmiyor. Aynı bayırı inmek istediğinizde ise "eğim iniş kontrol sistemi"ni devreye sokarak aracın kendini en güvenli şekilde indirmesini sağlayabiliyorsunuz.

Araçta aslında bizlerin binek otomobillerden alışkın olduğu ama pick-up diline başka şekilde yansıyan modlar var. 2 çeker, 4 çeker ve 4 low, yani 4 çeker takviye gibi bir şey. Arazi ve off-road şartlarında 4L ve elektronik diferansiyel kilidini kullanmanız öneriliyor. 120 km hıza kadar 2 çeker ve 4 çeker arasında geçiş yapabiliyor fakat 4Low'a almak için aracı durdurup boşa almanız gerekiyor.

net olarak adını bilmiyorum ama sanırım fil ayağı dedikleri bir bölümde aracın zıt tekerleri çukura düşüyor ve havada kalan tekerler oluyor. diferansiyelin yere basan tekere gücü iletmesini ve sorunsuz ilerlemesini test ediyoruz. burada da gözüme çarpan bir şey olmuyor açıkçası. Elektronik diferansiyel kilidi güzel çalışıyor ve 1-2 saniye sonra aracı gömüldüğü yerden çıkarıyor. Sadece dışarıdan bu elektronik diferansiyel kilidinin sesini oldukça fazla duyuyorsunuz ve benim garip bir şekilde hoşuma gidiyor.

sonrasında iddia ettikleri gibi 80 cm'lik bir suya dalıyoruz, ilerliyoruz, sadece suya hızlı dalan arkadaşlar ön plakayı bırakıyor ama bunun dışında kaputun üstüne kadar, yoğun bir şekilde sıçrayan su hiçbir sorun yaratmadan yolumuza devam ediyoruz.

Bildiğiniz kayalar ile hazırlanan bir kısımda (sahil kayalarını bilenleriniz varsa aynen öyle bir yer) ilerliyoruz. Burada dikkatli ve yavaş olmak zorundayız çünkü gerçekten sert kayalar var. Buradan da sorunsuz ilerliyoruz. Ön taraftan çok arkanın sönümlemesini daha çok seviyorum. Süspansiyon namına dikkatimi çeken tek şey bu oluyor.

Başa dönecek olursak, ne demiştik? Ticari amaçlar doğrultusunda alıyorsanız, yüzünüzü kara çıkarmıyor yani araç. Arazi şartları için gayet uygun ve yeterli bir araç olduğunu düşünüyorum.

Gelelim şehir içi kullanımınıza.

Öncelikle şunu belirtmek istiyorum, benim gibi binek otomobil alışkanlıklarınız yoğunsa burada direksiyon çok başka bir dünya. Çünkü turu biraz fazla. O yüzden ilk çevirdiğiniz esnalarda tekerler dönmedi bile diyebiliyorsunuz. Elektrik destekli direksiyon da üstüne eklenince bir his beklemeniz tamamen hata oluyor. Düz yolda giderken 4 çekere aldığınızda direksiyon biraz sertleşiyor. Arazide 4 low'a aldığınızda da baya bir sertleşen direksiyon bu hissizlik durumunu birazcık kapatmaya çalışıyor. Tabii yolda 4 çeker bir araçla gittiğiniz bilinci ile virajlara güzel girmek istiyorsunuz fakat altınızda neredeyse 2 tonluk bir alet olduğun unutmamak gerek. Yine de gerekli yönlendirmeler yapıldığı taktirde yol dışına çıkma gibi bir isteği yok Ranger'ın. Karyola misali virajlarda bir oraya bir buraya yattığını da hissetmedim. özellikle arka süspansiyonun sönümlemesi nedense hoşuma gitti. Bu sefer önce sürüşten bahsettik sonrasında iç mekandan bahsedelim.

Direksiyonda derinlik ayarı yok, doğru konumu bulmakta biraz zorlanabiliyorsunuz. Onun dışında küçük eşyalarınızı koyacağınız yer demekten ziyade eşyalarınızı diyeyim çünkü küçük olmasına gerek yok, her türlü eşyanız için gerekli gözler mevcut. Görüş açıları iyi, A sütunu bir rahatsızlık vermiyor. Aynaların zaten maşallahı var, kötü olsa şaşardık zaten bu segmentte.

kokpitte sizi çok çok fazla ticari araçta hissettirecek detay yok ama bu çok da kaliteli bir kokpitte olduğunuz anlamına gelmiyor. Ortadaki multimedya ekranı baya büyük, kullanışlı ve güzel. Km göstergesini de sevdim diyebilirim. Klasik ford mavisi detaylara yer verilmiş. Vitesi manuel konuma aldığınızda km göstergesinde yer alan bir dijital ekranda devir saatini gösteriyor. Bu da hoşuma gitti. Hız sabitleyici çok kullanışlı. Vites düşürseniz dahi sabitlediğiniz hızdan caymıyor devir arttırıyor.

Genel test boyunca gözlemlediğim yakıt tüketimi 10 litre gibiydi. Sürekli araç değiştirdik, her araç her yere gitti geldi ve birçok kişi tarafından kullanıldı. Off-road için çıktığım araç da, düz yol için çıktığım araç da bu civarlarda ortalamaya sahipti.

Gelelim fiyatlara.

3.2 litrelik versiyon Wildtrak ilerleyen süreçte özel sipariş üzerine gelecekmiş. Sadece otomatik gelen Wildtrak'ın fiyatı 117.000 tl

2.2 litrelik bizlerin test ettiği versiyon ise sadece 2 çeker olanı için manuel 89.000 tl, otomatik 91.000 tl
4x4 versiyonu için manuel 97.000 tl otomatik 99.000 tl

Yani manuel ve oto arasında 2.000 tl'lik fark var. Bu segmentte çok da sürüş zevki beklemeyeceğinizi göz önünde bulundurursak otomatik vites seçeneği bence gayet mantıklı.

Yazıma son verirken belirtmek istiyorum ki Ranger'a bu segmentin en iyisi diyemem. Fakat en kötüsü de diyemem çünkü kendi adıma üzülerek söylüyorum ki bu segmentte yer alan diğer araçları kullanmadım. Rakiplerinin güçlü olduğunu kanısındayım. Amarok olsun Hilux olsun Navara olsun, ellerinde güçsüz denecek pek bir şey olduğunu düşünmüyorum. Fakat Ranger da fiyatı olsun becerileri olsun bence iyi seviyede gibi görünüyor. Nihayet en doğru karar hepsini kullandığım zaman verilecektir. He aramızda kullananlar da var onlardan da bir görüş bekliyoruz zaten buraya.

lansman videosu yakında gelecek, videoda neler yaptığımızı daha iyi anlayacaksınız umarım.

fiyat tablosu
3500 kilograma kadar yük çekme, 1260 kilograma kadar yük taşıma kabiliyetine sahip pick up, hey maşallah verilere bak.
Cocukken 2002 modelinde el frenini bulamadigim pick-up
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri