motor sporları tarihinin sembolü haline gelmiş efsane kasa yarış aracı. 24 saat le mans yarışlarını 4 kez üst üste kazanmıştır. performance ve shebly tarafından üretimi devam etmektedir. V8 4.9 lt ve 7 lt motora sahiptir.
Bir tanesine Vural Ak'ın sahip olduğu, inanılmaz gürültülü otomobil. Sanırım görüp de beğenmeyen bir insan bile yoktur, fotoğraflarda belli olmaz ama yüksekliği bel hizasındadır.
1964'te geliştirilmeye başlanmış, 1966'da Ford'a ilk kez LeMans galibiyetini kazandırarak büyük bir başarıya imza atmıştır. GT40 ayrıca Ford'a LeMans'ı kazanan ilk Amerikalı üretici unvanını da kazandırmıştır.Bu başarısını 69'a kadar sürdürmüş ve adını tarihe altın harflerle yazdırmıştır.

Bu yıl GT40'ın LeMans'ı kazanmasının 50'nci yılıdır. İlerleyen dönemlerde bu konuyla ilgili bir yazı paylaşacağım :)
İlk iki resimdekilerden olmayan otomobildir.Plakaya aldanmayın.
gtspirit.com/wp-content/gallery/gulf-ford-gt-vs-ford-gt40/2011103003-border.jpg
Soldaki GT,sağdaki GT40.
İlginç bir şekilde ismindeki 40 yerden yüksekliğini ifade eder (40 inç= 1,02 metre)
Yeni Ford GT ile efsane ismi devam eden bir mit. O kadar büyük bir efsane ki adamlar kaç yıl sonra tekrar GT yaptılar alet ilk denemede yine Le Mans'ı kazandı. Olacak iş değil, üstelik bunu yaparken yine Ferrari'yi yendiler.

Önce 7.0 lt V8 (1966- 67), ardından 4.7 lt V8 (1968- 69) ile Le Mans'ı kazanmıştır.
Şöyle kısa bir tarihçeyle GT40'ın ne denli önemli bir model olduğunu hatırlayalım dediğim otomobildir. GT40 ayrıdır, GT40 bir mittir, GT40 tam bir efsanedir...

60’lı yıllarda LeMans 24 Saat yarışını kazanmak çok ama çok prestijli bir olaydı ve bu konuda
Ferrari’nin üzerine yoktu. İtalyan üretici 1960- 65 yılları arasında bu yarışı tam 6 kez üstüste kazanmış, spor otomobil üretme konusunda rakipsizliğini dünyaya kanıtlamıştı.

Ne var ki tarih 1963’ü gösterdiğinde Ford cephesinde çok ilginç gelişmeler olmaktaydı. Kulağa gelen duyumlar Enzo Ferrari’nin, markasını Ford’a satmak istediğini şeklindeydi. Ford bunun üzerine hemen harekete geçti, milyonlarca dolar
harcayarak yasal süreci ve Ferrari markasıyla tüm fabrikasını satın almak için incelemeleri başlattı.

Görüşmelerin son bölümlerine gelindiğinde Enzo Ferrari, markasının ‘open wheel’ (Formula 1, Indy Car gibi) adı verilen çeşitli yarış serilerinde istediği gibi yarışamayacağını anlamasıyla herşeyi iptal etti. Bunun nedeni Ford’un Indy 500’te söz
sahibi olan tek marka olarak kalmak istemesi ve Ferrari’ye bu yarışa katılmama şartı koymasıydı.

Görüşmelerin, anlaşmaların, milyonlarca dolar ve en önemlisi zaman kaybından sonra Henry Ford II çok öfkelendi ve markasından, Ferrari’yi dünya uzun yol yarışlarında geride bırakabilecek bir otomobil geliştirmesini istedi ama bunun için herşeyden önce bir otomobil üretilmesi gerekiyordu.

Ford çalışmalara başladı ve GT yarışlarında Ford motoruyla yarışan, İngiliz üretici Lola’nın şasilerini kullanma konusunda anlaşma sağladı. Ortadan motorlu Lola GT şasileri zamanının en gelişmiş yarış otomobillerinin temelini oluşturuyordu ve 1963 LeMans’da büyük bir potansiyel sergilemişlerdi.

1 yıllık anlaşma ile iki adet Lola GT şasisi Ford’a verildi. Ortadan motorlu yerleşim konusunda tecrübeli olan Roy Lunn ile eski Aston Martin takım menejeri John Wyer’den oluşan bir ekip proje üzerinde çalışmaya başladılar ve Ford Advanced
Vehicles Ltd. şirketini kurdular. Bu şirket Ford bünyesi altında sadece GT projesi için kurulmuştu.

Ford hırslanmış, varını yoğunu projeye dökmüş, tarih yazmayı aklına koymuştu.

Tarihe adını GT40 olarak yazdıran bu efsanevi otomobilin ilk hali 16 Mart 1963’te İngiltere’deki Lola fabrikasından çıktı ve 1 Nisan’da New York Fuarı’nda Ford GT adı altında sergilendi. GT’de 255 cid, (4.2 lt) V8, Fairlane motoru kullanılıyordu
ve proje aslında büyük bir potansiyel sergiliyordu. Yerden yüksekliği sadece 40 inç olan otomobilin adı bu nedenle GT40 olarak değiştirilmişti. Otomobilde alüminyum şasi ve Kar Kraft şanzıman yer alıyordu.

GT40 ilk yarışına 1964’te Nürburgring 1000 km de çıktı ama ikinci sırada yarışı sürdürürken süspansiyon arızası nedeniyle yarış dışı kalmıştı. Üç hafta sonra da buna benzer bir nedenle, katılan üç GT40, LeMans 24 saat yarışından çekilmek zorunda kaldı. Bütün bir yıl bu tip başarısızlıklarla geçince Ford, John Wyer’in işine son verip, yarış takımının başına Carroll Shelby’i getirmeye karar verdi.

Bu tarihi değiştiren bir karardı. Shelby otomobillerde birtakım değişikliklere gidilmesi kararını verdi. Bunların en önemlisi, daha önce Cobra, Daytona Coupe ve Shelby GT350’de kullandığı o efsanevi küçük blok, 289 cid. Ford V8’ini kullanmak oldu. 285 bg güç üreten bu motorla birlikte GT40’taki diğer değişiklikler debriyaj, şaft, yakıt sistemlerinde yapıldı ve Colotti düz vites dişlileri yerini Ford sarmal dişlilere bıraktı. Aerodinami ve soğutma konularında da gelişmeler kaydedildi. Böylece otomobil hem daha hızlı hem de daha dayanıklı hale gelmişti.

Carroll Shelby liderliğinde elden geçirilen otomobil ilk olarak Şubat 1965’te Daytona Continental Race’e katıldı. İlk yarışında birinci ve üçüncü olsa da o yıl LeMans’a katılan hiçbir GT40 başarılı olamadı ve galibiyet yine Ferrari’ye gitti.

O yıl yeteri kadar (50 adet) yol versiyonu üretilen GT40, Production Sports Car Category’de yarışmak için homologe edildi.

1966’da Shelby, GT40’ta Ford’un 7.0 lt’lik motoru kullanmaya karar verdi. Bu motor Ford’un NASCAR yarışlarında kullandığı motorun aynısıydı ve tam 385 bg güç üretiyordu. Aerodinamik yapısı biraz elden geçirilen otomobil Bruce McLaren- Chris Amon pilotajında LeMans 24 Saat yarışını kazandı, sadece kazanmakla kalmadı iki ve üçüncü sırayı da elde etti. Böylece ilk üç sıra GT40’ın olmuş, ‘Mavi Oval’, dördüncü olan Porsche’ye 21 tur, Ferrari’ye tam 50 tur fark atmıştı!

GT40 sayesinde Henry Ford II’nin tüm rüyaları gerçek olmuştu çünkü Ford da bu ezici galibiyetle LeMans’ı kazanan ilk Amerikalı üretici unvanını da ele geçirmişti.

1967’de aynı başarı bu defa GT40 MKIV ile gelmiş, Shelby American ikinci kez üstüste LeMans’ı kazanmıştı. Ford sezon sonunda projeyi sona erdirmiş olsa da GT40’lar iki yıl daha LeMans’ı domine ettiler ve bu başarıyı 4 yıl üstüste kazanarak tam anlamıyla tarih yazdılar.

Tüm bu yarış başarılarının yanında GT40’tan sadece 107 adet üretilmişti ve bunların sadece 31 adeti homologasyon için üretilen, MK1 yol versiyonuydu.

Tüm bu GT40’lar, İngiltere’de üretildikleri için sağdan direksiyonluydu ve 289 cid, V8 motorla donatılmışlardı.

Daha sonra MKIII’ün de yol versiyonu üretildi ama o kadar pahalıydı ki oldukça az bir satış rakamına ulaştı.

Ford, sadece 7 adet MKIII yol versiyonu sattığını duyurdu. Yol versiyonu için otomobilin arka kısmı uzatılmış, ekstra bagaj hacmi elde edilmişti.

MKIII’ler soldan direksiyonlu olarak bantlardan çıktı ve hepsinde 289 cid’lik V8, motor ve 5 ileri manuel şanzıman bulunuyordu.
(bkz: efsane)
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri