Arkadaşlar daha düzgün ve detaylı bir açıklama yapmam farz oldu. Şayet biraz sinirlenip yardırdığım için kusura bakmayın.

En ufak bir durumlarında bu tarz açıklamalar yapmaya alışkın olan insanlar karşısında iftiraya maruz kaldığımız için sinirlendim. Kendileri onunla bununla dalaşmak ve sorun yaşamak konusunda profesyonel oldukları için ilk etapta profesyonel davranmadım. Bunun için sadece siz değerli takipçilere kusura bakmayın diyorum.

Bütün olayı sakin sakin anlatayım.

Baştan alalım; Hyundai'den aldığım test otomobili Elantra ve otomobillerle pek alakası olmayan çocukluk arkadaşım ile birlikte akşam turlamaya çıktık. Bizler de hiçbir test otomobilini otoparkta bekletmeyiz. Konsolunu da mıncıklamadan yollara vururuz kendimizi. Fenerbahçe orduevinden macro'ya doğru çıkan ışıklara yanaştığımda Focus RS'i gördüm. Birkaç gün önceden Murat Bostancı'nın Castrol Ford Team Türkiye garajında bu plaka ile Focus RS'i paylaştığını hatırladım. Normalde bu Focus RS'i Çeşme'de lansmanda kullanacaktık ama ülkedeki bazı olaylardan dolayı marka cephesi bu lansmanı iptal etmişti. Her neyse, hayran olduğum bir otomobili sokakta görmenin heyecanı ile yanına yanaştım. Basın test aracı olduğunu biliyordum fakat içinden sürpriz yumurta çıkacağını tahmin edememiştim.

Focus RS sağ tarafa dönmek yerine Göztepe'ye doğru gitti ve o sıra vites geçişlerindeki sesi çok hoşuma gitti. Amacım birazcık sesini dinlemek ve içinde tanıdık bir dergici abi varsa hoş sohbet etmekti. Göztepe'ye doğru sapıp tekrar ara sokaktan Macro'nun önündeki ışıklara indi. Fakat baya hızlanmıştı ki anca tekrar macro'nun ilerisindeki ışıklarda yakalayabildim. Kornaya basıp selam verdim. Güler yüzlü bir arkadaş camı açtı.

Kendisini daha önce hiç görmediğim birisi olduğu için sordum. Test aracı değil mi bu dedim. Evet dedi. He bu da test aracı diyerek gülümsedim. Nereden diye sordum otopark dedi. Top Gear'dan aldınız dimi falan gibi birkaç sorudan sonra "Evet siz nereden" dedi. Arabalı sözlük dedim. Drift modunu denedin mi hiç ya diye gayet doğal bir soru sordum. Arkadaş da bütün içtenliği ile "yok ya daha g**** yemedi 350 beygir araba valla" dedi. Güldüm ve şimdi napıyorsun turluyor musun dedim. Açıklamadaki gibi "gazlıyor musun" gibi bir soru sormadım. Evet ama Sinan'ı almaya gidiyorum dedi. Peki iyi eğlenceler kolay gelsin dedim ve tatlı tatlı yola devam ettik.

Şimdi ben de kendi açıklamalarında olduğu gibi bir üzüntü kısmı yazacağım ama öncesinde Eleştiriler kısmını yazayım.

Eleştiriler;

Belirtildiği gibi tampona yapışma durumu asla söz konusu olmadı. Şayet 350 beygirlik Focus RS'in tamponuna 120 beygirlik Elantra ile yanaşabileceğim bir sürüş stili sergilemiyordu süren arkadaş. Vites geçişlerindeki ses acayip hoşuma gittiği için birkaç ışık takip ettim ve kaldı ki benim güzergahım da o yol. Küçükyalı'ya gideceğim yani sahilden. Neyse diğer ışığa doğru tekrar yanımda durdu. Işıktan seri bir kalkış yaptı ve ben tekrar kendisini takip ettim. Şöyle ki olay tampona yapışmayı bırakın amacım arabayı sağından süzmekti. Hatta itham ettiği suçlamanın karşısında aracı o gece hep sağ tarafından çektiğim fotoğraflar da var. Bak bak tampon yapmaya bak.

1-2 ışık sonra Focus RS'in git gide hızlandığını ve yetişemediğimi fark ettim. Bu sıra birileri gazlıyor diye gaza gelen birkaç bmw'li arkadaş da ortalığa karıştı. Barlar sokağının oraya doğru yaklaşırken Focus'u yakalamak için hızımı arttırdım. Kendisini gaza getirme tahrik etme falan gibi bir durum söz konusu değildi. Kaldı ki önümde güzel sesler çıkarıyor olmasından haz duyuyordum. Bir art niyetim yoktu yani.

Peki burada sorarım size? Koskoca Ford'dan test aracı almışsınız ve ülkede bu araçtan tek. Bütün herkes bu aracı bekliyor ve elinize geçmiş. Bir tane Elantra sizi yakaladı diye, (kaldı ki yakalayamadım da) kırmızıda geçmeniz doğru mu?

Soru 1: Sizin için kırmızı ışıkta geçmek doğru mu?
Soru 2: Sizin için makas atarak gazlamak doğru mu?
Soru 3: İftira atmak ve bunu inkar etmek doğru mu?

Pistteki kazayı olaya hiç dahil etmiyorum bakın. Çünkü arkadaşın yaptığı bu açıklamanın pistle hiçbir alakası olmayıp tamamen hedef şaşırtma amaçlı olduğunu belirteyim. Ben sahilde kendisine tampon yapmasaydım Focus RS sabah pistte tecrübesiz ellerde kaza yapmayacaktı demek ki.

Her neyse, işin diğer tarafında ise Caddebostan taraflarında her gece çıkıp boş boş gezen birçok arkadaşım var ve ne tesadüftür ki bu arkadaşlar ile ortak bir whatsapp grubumuz var. Biz Focus RS'i izleye dururken bu whatsapp grubunda Focus RS'in kırmızı ışıklarda pata pata geçtiği konuşuluyordu. Ben de konuya dahil olarak otoparktaymış araç ama tanıdık birisi değildi içindeki yazdım. Fotoğrafları gruba attım. Gırgır şamata konu kapandı falan. Bakın dikkatinizi çekerim, "kırmızıda geçtiklerini bir tek ben değil, o gece en az 4-5 farklı kişi görüyor." Bunların birkaçı da sözlükte üyeliği olan arkadaşlar ve bu başlığa gördüklerini anlatmışlar zaten.

Şimdi beni burada az çok takip ediyorsunuz ki çoğu marka ile şahsi olarak iletişim içerisindeyim. Ford Türkiye ile olan bağımın ise burayla alakası yok. Bu işlere hiç başlamadan önce Ford Türkiye bünyesini tanıyordum zaten. Bu yüzden başlığa olabildiğince elleşmedim.

Diğer gün pistteki vakanın ardına Arabalı Sözlük editörlerinden bir arkadaş başlık açtı. Focus RS'in kazası ile ilgili. Otopark'ın yaptığını ben zaten biliyordum. Marka tarafıyla da bir ilişkim olduğundan dolayı ne marka etkilensin ne de aynı sektörde bulunduğumuz otopark.com etkilensin düşüncesi ile başlığı kaldırdım, sildim. İsterseniz panelden çöp olan başlığın screenshot'larını da atabilirim. Sonrasında ise dayanamayan kullanıcılarımızdan birisi tekrar bu başlığı açtı.

Arabalı Sözlük olarak zaten çoğu küfürlü ve yanlış teknik bilgi, veri içeren entrylere müdahale ediyoruz. Bir ekşi sözlük gibi davranmıyoruz burada. Bu yüzden bu başlığı tekrar tekrar silmek sizlerden kötü dönüş almamız fikrini getirdi aklıma ve dokunmama kararı aldım. Öyle de yaptım.

Dediğim gibi Ford Türkiye ekibi ile çok önceden tanışıklığım var ve çok sevdiğim çok değerli bir abim dijital pazarlama bünyesinde yer alıyor. Başlıktan kısa bir süre sonra kendisi aradı beni. Durumu anlattım konuştuk ettik. Kendisine de bizzat eğer markaya dokunursa içeriklere müdahale edeceğime dair söz verdim. Çünkü bu durum itibari ile kimsenin bizim platformumuz aracılığı ile olumsuz etkilenmesini biz de istemeyiz. Focus RS'in hiçbir suçunun olmadığını, genel olarak kullanıcı hatası olduğunu ve takip eden okuyan insanların da bundan haberdar olduğunu dile getirdim.

Hemen kısa bir not düşeyim buraya. Bu piyasada kimseye bağlı değilim olmam da. O yüzden bizden hiçbir zaman riyakar yorumlar ve tutumlar göremezsiniz. Düşündüğümü de yaşadığımı da direkt olarak aktarırım. Ben bugüne kadar elimden geldiğince de piyasaya bir şeyler katmaya çalışıyorum. Neyse piyasa irdelemesi yapmayacağım şimdi.

Siz kazayı bir gece önce kırmızı ışıklarda geçtiğiniz için mi yaptınız? Veya çevirmeniniz geçtiği için mi yaptınız da bu ithamla bir açıklama yaptınız?

Herkesle bu konu hakkında yüzleşebilirim. Can dediğiniz arkadaş kırmızı ışıkta geçtiğini inkar ediyorsa eğer kendisini çok ağır yalancılıkla suçlayacağım bunu da buradan açıklayayım. Yalan söylemenin, kaçak göçek hedef şaşırtıcı açıklamalar yapmanın hiçbir anlamı yok. Bu adam o gece kırmızı ışıklarda geçtiiii! bu işin gerçeği bu ve bu böyle. Eğer çok zorlarsanız cadde sahildeki esnaflardan kamera kaydı arayacağım.

Şimdi bu tarz atışma ve seviyesiz iftiralara falan alışık olmadığımdan ara ara sinir yapabiliyorum kusura bakmayın.

Üzüntüler;

Otopark'ta yatan bir m5 otomobille DSC kapalı gezdim falan gibi yetenek göstermeye çalışacak cümleler kurmanıza olanak tanıyan bu olay için çok üzgünüm.

Ülkeye giren değerli bir otomobilin kaza yapmasına üzgünüm.

İnsanlığımı koruyarak sizlere ve tüm takipçilerinize geçmiş olsun dileklerimi ilettmeme rağmen, bizi hiç tanımadan, bizi zan altında bırakacak iftiralar attığınız iiçin üzgünüm.

Haksız yere bizi asla tanımadan, sırf hedef şaşırtmak amaçlı şahsımın geçtiği bir hikaye uydurduğunuz için üzgün ve sinirliyim.

Tüm dünyada pistte otomobil kullanarak bu işi yapanların aracı pist dışına çıkararak şov yaptığını düşündüğünüz için üzgünüm. Doğrusu aracı pist içinde tutmak olacaktı.

Ekibinizdeki Sinan Koç'un sürüş becerilerine asla dil uzatamam. Kendisi Türkiye'de standartların üzerinde bir beceriye sahiptir. Emeğe saygım da sonsuzdur. Fakat bu yeteneğine rağmen zamanında hiçbir markadan araç alamazken, topgear sayesinde aldığınız araçlar var diye geldiğiniz yeri unutmanıza üzgünüm.

500 küsür beygirlik 911 ile yarısından daha az güce sahip birçok otomobilin 200 km hızlarla rahat çıkabileceği virajı 180 ile çıkıp "aha vallahi aldı lan" dediğinize, ve bunu yetenek sandığınıza üzgünüm.

En önemlisi ise kibrinizde boğulacağınız için üzgünüm.

Son olarak da 350 beygirlik otomobille Elantra'nın kıçına yapışmasına müsade eden arkadaşı otomobille alakalı bir işin içine sokmayın artık derim. O kadar yetenekli ve pist ustası insanlarsanız önce viraj almayı öğrenmenizi ve güvenli sürüşler yapmanızı dilerim.

Sağlıcakla kalın.
tümünü gör
ilgili galeri