Ford'un dördüncü jenerasyon Focus modelidir, dün Londra'daki basın lansmanında tanıtılmıştır.

Bugüne kadar kompakt sınıfta sürüş keyfi deyince ilk akla gelen model olan Focus yeni neslinde de bunu devam ettirecek gibi görünüyor.

Ford’un son dönem tasarım dilinden (ilk olarak yeni Fiesta’da görmüştük) yararlanan otomobil modern, akıcı, aerodinamik olarak gelişmiş ve daha aklı başında bir duruş sergiliyor. Markanın ‘One Ford’ stratejisi doğrultusunda, başta Avrupa pazarı olmak üzere geliştirilen otomobilin üretimi de Avrupa’da (Almanya) gerçekleştiriliyor.

Tasarım & Altyapı
Aracın tamamen yeni, C2 platformu ilk olarak Focus’ta kullanılsa da bu altyapı daha sonra diğer modellerde de yer alacak. Yeni platform sayesinde Focus’un aks mesafesi eski modele göre 53 mm uzayarak 2701 mm’ye yükselmiş. Gövde uzunluğu ise sadece 18 mm artmış (4378 mm); bu da Focus’un boyutlarının çok artmadığı ama lastiklerin biraz daha köşelere yaklaştığı anlamına geliyor. Focus bu şekilde oran olarak çok daha sportif görünüyor. Genişlik 1820 mm ile eski modelle neredeyse aynıyken yükseklik 15 mm azaltılmış.

Artan boyutlara rağmen Focus 88 kg hafifletilmiş. Net olarak gövde ağırlığı dünkü tanıtımda paylaşılmadı ama bu rejimin 33 kg’ı şasiden atılmış. Ford daha fazla yüksek mukavemetli çelik ve alüminyuma yer verdiğini vurguluyor; özellikle de süspansiyonda alüminyuma yer verilmesi otomobili yol tutuşunu arttıracak özelliklerin başında geliyor. Gövde panelleri 25 kg hafiflemişken, kabinden 17 kg motor ve şanzımandan 6 kg, elektrik sistemindense 7 kg ağırlık atılmış.

Süspansiyonda önde MacPherson sistemine yer verilmişken Focus’ta ilk kez motor seçeneklerine göre arak süspansiyon tasarımı değişiklik gösterecek. 1.0 ve 1.5 litrelik benzinli ve dizel motorlarda artık arka süspansiyon torsiyon çubuğu olarak gelecek. Diğer motorlardaysa bağımsız tasarım devam edecek. Ford torsiyon tasarımının arkasında duruyor ve şehir içi sürüşlerde sadece tümsek geçişlerinde biraz daha fazla darbe hissedildiği, bunun dışında çok da fark olmadığı yönünde açıklamalar yapıyor. Otomobili kullandığımızda göreceğiz. Çok noktadan bağlantılı arka süspansiyon 1.5 lt benzin ve 2.0 litrelik dizellerde (sadece Active, Estate ve Vignale’lerde) standart olarak geliyor.

Ford, ilk kez yeni Fiesta’da yer verdiği farklı gövde tasarımlarına Focus’ta da kullanmış. Otomobil hatchback, estate ve sedan olmak üzere üç gövde, ST Line, Vignale, Titanium ve Active olmak üzere dört farklı tasarımda alınabiliyor. Vignale daha presitjli bir görüntü sunarken Active versiyonu plastik çamurluklar, tavan barları ve arttırılmış gövde yüksekliğiyle geliyor. ST-Line ise ailenin sportif üyesi olduğu için daha sportif tamponlar ve arka difüzör, 10 mm alçak gövde yüksekliği, arka tavan spoyleri daha geniş hava girişleri gibi tasarım eklemelerine sahip.

Ayrıca yeni Focus ilk kez tamamen LED farlarla alınabiliyor.

Motor seçenekleri
Yeni Focus’ta ilk etapta benzinli ve dizel motorlar yer alacakken son dönemin trendi olan mild-hibrit seçeneği gelecek yıl alınabilecek.

Benzinli motorlar markanın güncel modellerinden de tanıdığımız 3 silindirli Ecoboost motorların aynısıyken dah fazla yakıt ekonomisi için elden geçirilmişler. Ayrıca yeni bir turbo, daha yüksek sıkıştırma oranı ve arttırılan enjektör basıncı gibi değişikliker de güç ünitesine uygulanırken partikül filtresi de eklenmiş.

Bu motor üç farklı güçte alınabiliyor: 85, 100 ve 125 bg. Benzinlilere daha sonra yeni Fiesta ST’de kullanılan 1.5 litrelik, silindir kapatma teknolojisine sahip olan motorun eklenmesi bekleniyor. Fiesta’da 200 bg’in üzerinde güç üreten bu motor Focus’ta 150 ve 182 bg olarak alınabilecek. Daha sonra ST ve RS versiyonları model gamına eklenecek.

Son dönemde bazı Japon markalarının dizel motorlardan uzak durduğunu gördük ama Ford dizelin arkasında durmaya devam ediyor ve Focus’ta dizeli müşterilerine sunuyor. Ecoblue adı altında sunulacak dizel üniteler 1.5 litre hacminde ve 95 ile 120 bg’lik (300 Nm) güçlerle alınabiliyor. 2.0 litrelik en güçlü dizel seçenekse 150 bg güç ve 370 Nm tork ortaya atıyor.

Tüm motorlarda 6 ileri manuel şanzıman standartken otomatik şanzıman opsiyon olarak sunuluyor. 8 ileri tork konvertörlü otomatik şanzıman 125 bg’lik 1.0 lt benzinli, 150 bg’lik 1.5 lt benzinli, 120 bg 1.5 lt ve 2.0 litrelik 150 bg’lik dizel motorlarla alınabiliyor. Tüm modeller üç sürüş moduyla alınabiliyor. Mod değişimlerinde direksiyon ağırlığı, şanzıman ve gaz tepkileri değişiyor.

Kabin & Teknoloji
Fiesta’daki gibi sade tasarımlı kabinde dokunmatik ekran dikkat çekiyor. Artan boyutlar sayesinde kabin artık son derece geniş ve ferahken Ford arkada dize mesafesinin 56 mm arttığını söylüyor. Bu eski modelde çok eleştirilen bir noktaydı. Ayrıca omuz mesafesinin sınıfının en iyisi (önde 1421 mm) olarak lanse edilirken bagaj hacmi de ciddi oranda genişletilmiş.

Ön cam daha dik bir açıyla yerleştirildiği için önde daha ferah bir ortam yaratılmış, orta konsoldaki düğme sayısı da eski modele göre %50 oranında azaltılmış.

Ford’un SYNC3 altyapısını kullanan dokunmatik ekran 8 inç genişliğinde ve birçok teknolojik altyapıya olanak veriyor. Kablosuz telejon şarjı, Apple CarPlay ve Android Auto sistemlerine uyumluluk, navigasyon ve havalandırma kontrolleri dışında sesle kontrol gibi teknolojiler bu ekranla birlikte geliyor.

Bang&Olufsen ses sistemi tercih edildiğinde 675 Watt gücünde 10 hoparlörlü bir sistem almış oluyorsunuz.

Eski modeldeki gibi yeni Focus’ta da geniş güvenlik sistemleri dikkat çekiyor. Trafik işareti okuma sistemi, şerit takip asistanı, çarpışma önleyici sistem, adaptif hız sabitleme sistemi, ikinci nesil park asistanı, kör nokta uyarı sistemi, arka çapraz trafik uyarısı, girilmez yön uyarısı, geri görüş kamerası gibi sistemlerin tamamı otomobilde sunuluyor.

Yeni Focus sedan ve hatchback gövde seçenekleriyle Ekim ayında Türkiye’de satışa sunulacak.
Tasarım olarak birçok modele benzettiğim Focus'tur. Mesela Fiat Egea HB, Nissan Pulsar bunların başında geliyor. Özellikle arka tasarım bu benzerliğin nedeni olarak gösterilebilir çünkü ön tasarım daha kendine özgü.

Bunun dışında 1.0 litrelik motorlar artık kendini kanıtladı ve Focus'un ana motorları haline gelmiş durumda. 1.5 litrelik üniteler ise daha çok performans odaklı olarak görünüyor.
Arka stop lambaları (bkz: fiat egea ) 'ya oldukça benzeyen otomobil.
Otomatik seçeneğinde tork konvertörlü 8 ileri şanzıman sunulması çok isabetli olmuş, çift kavramalar günlük kullanım otomobilleri için bir anlık hevesti zannımca, en iyisi tam otomatik, vites sayısı artarak tasarruf da sağlanmış durumda.
Bir önceki kasayı tasarım anlamında daha başarılı bulduğum ford modeli.
Ciddi adım atmış model. Teknoloji ve boyutlar, bir de donanımlar iyi artılar. Ben tasarımını da beğendim. Pulsar, Egea, Mazda3 ve A-Serisi'ne benzerlik mevcut arkada.
Özgün olmadığı için sevmediğim otomobil.

Kimse şimdi, her marka yapıyo, benzemiyo şöyle böyle dememeli.
Çok aççık ve net ön tarafta volvo daki thor un çekici arka tarafta egea farı ve çizgileri var.

Sen fordsun, karşında vw var renault var ki renault megane resmen çağ atladı. Sen de atlamışsında, atlarken tökezlemişsin sanki biraz.
(bkz: Tamam egea güldük eğlendik çık içerden)
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri