Yazı: Şafak Soysal
Fotoğraflar: Alperen Gökmen

Genel

Az ama öz. Yeni Fiesta’nın gördüğü değişimleri bu tabirle niteleyebilirsiniz. Peki bu kötü mü, yoksa iyi mi? Volkswagen Polo, SEAT Ibiza, Renault Clio gibi modeller 2017 itibarıyla yüzlerini ve cephanelerini yenileyerek Türkiye’de daha da rekabetçi hâle gelen B segmentinde oyunlarını yükseltmeye çalışıyor. İngiltere ve Avrupa genelinde bu sınıfı kasıp kavuran Ford’un başarılı süperminisi kararında yenilikler ile ülkemizdeki rekabete ne kadar hazır?

1.5 litrelik TDCi dizel motor, 6 ileri manuel şanzıman, Titanium donanım paketi ve bolca opsiyon taşıyan test aracımız ile bunun cevabını bulmaya çalışacağız.

Tasarım

Altıncı ve yedinci nesil iki Fiesta’yı yan yana park edip önlerine geçin ve bir bakın. Benzer görünseler de aslında ortak sayılabilecek tek nokta ön ızgaranın genişliği. Geri kalan her şey, yeni Fiesta’da çok daha olgun görünüyor. Bir önceki jenerasyon aslında yeterince sportif görünüyordu ve bu kullanıcıların beğendiği bir özellikti. Ford tasarımcıları, doğal olarak çalışan formülü bozmak yerine sadece bazı eklemeler yapmış. Bence başarılı da olmuşlar.

İlk aşamada garipsediğim ön yüz, zamanla daha da hoşuma gitmeye başladı. Daha adanmış gündüz sürüş farlarına kavuşan ön aydınlatma grubu, sınırları daha simetrik belirlenen ve bolca kromla süslenen ön ızgara, yenilenen tampon, daha sade kaput ve 12 mm artan genişliği en iyi şekilde vurgulayan sis farları Fiesta’ya daha olgun bir görünüm katmış.

Yandan baktığımızda Fiesta’nın omuz çizgisinde değişime gitmediğini fakat daha elegan kapı kollarına kavuştuğunu görüyoruz. Beni bu açıda en çok etkileyen detaylar ise 17” çaplı opsiyonel jantlar ve çıkıntılı bel çizgisi oldu. Ayrıca cam çerçevesinin arka kapı itibarıyla akıcı şekilde yukarıya uzandığını da not düşmekte fayda var. Yeri gelmişken söyleyelim, oranları genel olarak korunan Fiesta selefinden 7 cm kadar daha uzun. Anlayacağınız uyruğu Amerika, üretim yeri Avrupa olan bu küçük kompakt hatch de 4 metre sınırını aştı – kesin konuşmak gerekirse tam 4040 mm uzunluğa ulaştı.

Arka kısım değişimlerin en net okunduğu bölge. Bir önceki nesilde sis farları yatay, stoplar dik yerleşimiyle dikkat çekiyordu. Yedinci jenerasyonda bu roller değişilmiş. Öndekiler gibi tampon köşelerine taşınan sis farları ve yatay tasarlanan arka farlar artan genişliği bize tekrar hatırlatıyor. Plakalık bölümü daha kibar tasarlanan bagaj kapağı dışında plastik aksamın azaltıldığı tampon da göze çarpan yenilikler arasında yer alıyor.

Tabii her şey güllük gülistanlık değil. Donanım konusunda Fiesta’nın bazı eksikleri olduğunu söylemek lazım. Mesela hız sabitleyicinin yokluğu, opsiyon listesinde Polo, Clio gibi ciddi rakiplerde alınabilen LED ön farların sunulmaması, park sensörlerinin standart donanımda yer almaması Fiesta’nın elini zayıflatabilecek eksiler olarak öne çıkıyor.

Dinamik ve zarif görünüm, Fiesta’yı bence sınıfının en yakışıklıları arasına sokuyor. Eskisine oranla daha olgun ve gelişmiş bir Fiesta ile karşı karşıyayız. Üstelik bu karmaşık karakter çizgileriyle (bu sözüm size Polo ve Ibiza) değil, sade bir biçimde yapılmış.

En başta dediğimiz gibi, az ama öz...

Kabin

Adım adım gidelim. Kapıyı açtınız, kumaş kaplı fakat gayet şık görünen koltuğa oturdunuz. B sütununa çok yakın olduğu için zor çevrilen açı ayarını yaptıktan sonra elinizi biraz daha ileri kaydırıp bel desteği ayarını buldunuz. Yükseklik ve derinlik ayarıyla birlikte koltuğa iyice yerleştiniz. Destekler güzel, sürüş pozisyonu iyi. Fiesta’nın aşağı eğimli burnunun nerede olduğunu kaputun her iki yanında yer alan çizgiler sayesinde aşağı yukarı tespit edebiliyorsunuz. Zaten burada size X Paket ile gelen ön park sensörleri de yardımcı oluyor.

Direksiyon tanıdık, kadran tasarımı eski modeldeki demodelikten kurtulmuş ve hoş grafiklere, kolay kullanıma sahip bir TFT ekrana ve daha modern hız-devir saatlerine kavuşmuş. Şimdilik her şey iyi ve Mk6 Fiesta’dan pek farklı değil.

Kafanızı sağa çevirdiniz ve… evet! Sonunda o Nokia 3310’u andıran ve son derece karmaşık orta konsol tasarımı gitmiş! Onun yerine 8” boyutlu, dokunmatik bir yüzer ekran gelmiş. Grafikler ve tepki hızı gayet güzel. Apple CarPlay bağlantısının yanı sıra Bluetooth bağlantısı ve sesli komut da sürüşü kolaylaştıran unsurlar. Yüzler gülüyor. Klima kontrolleri ise oldukça sezgisel yerleştirilmiş ve sade ama şık görünümü sürdürüyor. Tabii unutmadan Bang & Olufsen opsiyonunu şiddetle tavsiye ettiğimi belirteyim. Ses kalitesi muazzam ve bunun için istenen bedel 2600 TL. Kaçırmayın derim!

Hyundai i20, Volkswagen Polo ve SEAT Ibiza’da sunulan çift renkli konsol opsiyonunu Fiesta’da görmemek sanırım şikayet edeceğim tek nokta. Ah, bir de ileri kaydırılamayan kol dayamayı da sayabilirim. Uzun yollarda kendisinin gerekliliğini hissediyorsunuz, emin olun.

Gelelim iç hacme. Ön tarafta ferah bir yaşam alanı var. Arka kısımda da 1.71 metrelik boyum ile ben rahatım fakat 1.80 ve üzeri yolcularda diz mesafesi biraz sıkıntıya giriyor. En azından koltuklar en alçak ayarında iken bile ayakların koltuk altına konulabilmesi güzel bir artı. Şaft tünelinin çok yüksek olmaması da zorunda kalındığında 3 yolcuya oturma alanı sunulmasını sağlıyor. Baş mesafesi cam tavan opsiyonuyla biraz kısıtlı ve diz mesafesindeki durumun burada da geçerli olduğunu söyleyebilirim. Bagaj hacmi ise 300 litreyi rahatça geçen rakip sayısının arttığı bu dönemde 292 litre ile biraz gölgede kalıyor. Ancak Ford bu tip sıkıntıların önüne geçmek için yeni Fiesta’yı farklı gövde alternatfileriyle de sunmaya başladı; Active adı verilen daha yüksek gövdeli bir model de artık Fiesta’da alınabiliyor. Muhtemelen kabin ve bagaj hacmi konusunda Active versiyonu daha başarılı bir iş çıkartacaktır.

Yeni Fiesta’nın kabin tasarımı sınıf atlamış ve segmentinin en şıkları arasına yerleşmiş durumda. Ancak hacim ve işçilik buranın en çok öne çıkan eksileri. Fiesta’da rakiplerine benzer oranda yumuşak plastik kullanılmış fakat bazı birleşim yerlerinden trim sesi alacağınızı bilmenizde fayda var.

Sürüş

Ford Fiesta ikisi benzinli, biri dizel olmak üzere 3 farklı motor seçeneğiyle sunuluyor. 95 oktanlık yakıttan beslenen ünitelerin hacmi 1.0 ve 1.1 litre. İkiliden küçük olanı, son yıllarında ödül avcısı motoru EcoBoost ve 100 bg güç üretebiliyor. Aynı iskeleti kullanan 1.1 litre ise bir önceki nesilde kullanılan 1.25 lt motorun yerini aldı ve 85 bg gücünde. Ancak bu ünitenin turbo beslemeli değil, atmosferik olduğunu bilmenizde yarar var. Yelpazede üç tane de şanzıman seçeneği var: 5 ileri manuel (1.1 lt), 6 ileri tam otomatik (1.0 EcoBoost) ve test aracımızda sunulan 6 ileri manuel. Debriyaj pedalı kullanan ve 6 kademe sunan 1.5 TDCi motorun gücü de tıpkı 1.1 litrelik ünite gibi 85 bg fakat ikilinin maksimum güç devirleri arasında neredeyse 3000 devir var. Test ettiğimiz model 85 bg’i 3750 devirde, azami tork değeri olan 215 Nm’yi ise 1750-2500 devir arasında sunuyor.

Segment için yeterli olan çekiş değeri, Fiesta’nın 1200 devirde bile boğulmadan hareket edebilmesini ve gaza basıldığında kısa bir hantallığın ardından tatlı şekilde ivmelenmesini sağlıyor. Resmi verilere göre Fiesta’nın 100 km/s’e ulaşması 12,5 saniye sürüyor fakat güzel bir kalkış ve yerinde vites geçişleri ile bu süreyi kısaltmak mümkün. Ele iyi oturan vites kolunun kademeler arasında kemikli fakat akıcı bir hareketle geçiş yaptığını belirtmek lazım. Dikkat çekilmesi gereken bir diğer nokta ise Fiesta’yı 4000 devirden sonra zorlamanın gereksiz olduğu çünkü maksimum gücün ardından yaşanan kayıp bariz şekilde hissediliyor.

Fiesta’nın boş ağırlığı dizel motorlu rakiplerinin çoğuna göre az. Bu sayede kendisi düşük tüketim konusunda Renault Clio ile kapışacak kadar iyi olmayı başarıyor. Bolca performanslı sürüş içeren test kullanımımız sonucunda ortalamanın 4.8 lt/100 km’de kalması Fiesta’nın dikkat edildiğinde ne kadar tutumlu olabileceğinin habercisi. Yine de yol bilgisayarının gösterdiğine göre hızlı düşen bir yakıt sayacı okuduğumuzu da belirtmekte fayda var. Belki de bu durum 42 litrelik yakıt deposunun formundan kaynaklıdır.

Neyse, biz devam edelim. Rekabete oranla düşük ağırlık, konfor için bir miktar yumuşatılan süspansiyon-amortisör ayarları ile birleşince Fiesta’da beklenenden fazla “sekme” hareketiyle karşılaşabiliyorsunuz. Bu daha çok kendini pürüzlü yüzeylerde belli ediyor ancak bu kombinasyonun getirdiği “rüzgârda savrulma” şehirlerarası yollarda biraz daha dikkatinizi çekiyor. Süspansiyon için yumuşak demedik, yumuşatılmış dedik. Anlayacağınız yol tutuşu ve sürüş keyfiyle ünlü altıncı nesil Fiesta, bu özelliğini yeni versiyonuna devretmiş.

Dokusu yumuşak olan direksiyon simidi, sürücüsüne geri bildirim verme konusunda cidden çok başarılı. Her bir direksiyon açısında Fiesta’nın burnunun nereye yöneleceğini ve tekerleklerdeki tutunma miktarını net bir şekilde anlayabiliyorsunuz. Tutunma demişken, Fiesta’nın virajlarda sunduğu dengenin iyi olduğu kadar eğlenceli de olduğunu belirtelim. Diferansiyelin viraj içinde kalan tekerleğe fren uyguladığını hissetmenin verdiği güvenle yüksek olan önden kayma sınırına usulca yaklaşabiliyorsunuz. Hızınızın yüksek olduğunu hissedip lift-off yaptığınızda ise Fiesta’nın arka kısmı tatlı bir şekilde kendini bırakıyor ancak bunu kısa bir kontra ile dengeleyebiliyorsunuz. Tabii bu senaryoda bazen dört tekerleğin birden kaymaya girdiğini de bilmenizde fayda var.

Gaz ve fren pedallarının konumu heel-n-toe yapmayı mümkün kılıyor. Bu sayede Fiesta’yı en canlı olduğu 2000-3500 d/d aralığında daha az kayıpla tutarak akıcı virajlarla dolu yollardan maksimum keyif alabiliyorsunuz – en azından küçük, kompakt bir hatch için... Son olarak, ESP’nin mümkün mertebe geç devreye girerek eğlenceyi baltalamadığını da bilmek hoşunuza gidecektir.

Gelelim sürüşte canınızı sıkabilecek noktalara. Fren pedalı birkaç mm kadar boş hissettiriyor, yani Fiesta’yla zorlamadan önce dozajı öğrenmiş olmalısınız. Dört silindirli olsa da, 1.5 TDCi motorun gürültüsü bir noktadan sonra insanı yoruyor. Hız sabitleyici yok, uzun yolda sağ ayağınızın mesaisi artacak.

Artıları ve eksileri bir yana, şöyle bir gerçek var: Fiesta, segmentinin en keyifli makinesi.

Sonuç

Yeni Fiesta, “az ama öz” felsefesini temel alarak selefine göre gelişmesi gereken alanların birçoğunda iyileşme sunarak göz dolduruyor. Daha olgun bir tasarım, yenilenen kabin ve artan konfor Fiesta’nın elinin “kozları” diyebiliriz.

Donanım alanında bazı rakiplerden hâlâ eksik olsa da Fiesta, günlük hayata son derece uygun bir paket sunmayı başarıyor. Konfor bozuk yollar ve uzun mesafeli sürüşlerle mücadele edecek seviyede fakat bagaj hacmi ve arka koltuk diz/baş mesafesi bu konuda elin “zayıf kartları” olarak öne çıkıyor.

Fiyatlandırmaya baktığımızda ise test sürüşünde beraber olduğumuz araç herhangi bir opsiyon olmadan 112 bin TL’ye alıcı beklediğini görüyoruz. Test aracımız ekstralarıyla birlikte 129,500 TL’ye ulaşıyor. Dizel motor ve manuel şanzımanın bedeli rakiplerde ise 107 bin ile 117 bin TL arasında değişiyor. Opsiyonlu rakamlar ise 118 bin TL’den başlayıp ciddi rakamlara doğru uzanıyor. Bu yüzden Fiesta’nın fiyatına kötü diyemeyiz – en azından göreceli olarak, zira Türkiye’de ucuz otomobil kavramı artık yok.

Eğer aradığınız şey gerektiğinde konfor, gerektiğinde sürüş keyfi ise başka bir yere bakmanıza gerek yok: Fiesta sizin aracınız. Yakıt tüketimine önem veriyorsanız test ettiğimiz dizel-manuel kombinasyonu, yoksa 1.0 EcoBoost ünite ve 6 ileri tam otomatik şanzımanla donatılan Fiesta işinizi görecektir. Kullanışlılık derseniz… sanırım saydığımız modeller işinizi daha iyi görecektir.
Sürüş olarak tartışmasız şekilde sınıfının lideri olan otomobilin test sürüşüdür. B&O ses sistemi ve dokunmatik ekran gibi donanımlarla Fiesta elini çok zenginleştirmiş gibi görünüyor. Küçük sınıfta rakiplerin işi bana kalırsa artık biraz daha zor gibi.
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri