2003'te Brezilya için üretilmeye başlanan B segmenti bu SUV, 2012'de Ford'un "One Ford" stratejisi içerisinde neredeyse tüm dünya için üretilmeye başlandı.
İlk makyajsız halinde bagajın üstünde duran stepne ayrı bir hava katarken 2016'daki güncelleme ile kaldırılmış ve şahsen daha sıradan olmuştur.
2017 sonlarında gerçek makyajını yaşayan ve yeni Fiesta'nın iç mekanını edinen Ecosport'un sürüşü Avrupai Ford'lar kadar etkileyici değil. Ama bu sıradan bir sürüşe sahip olduğu anlamına da gelmesin.
1.0 Litre 125 Beygir Ecoboost otomatik olanını bugün deneyimlediğim b segmenti suv. Meşhur ödüllü motor ile birlikteliğine değinmeden evvel aracın karakteri ve donanımı hakkında bir iki kelam etmek istiyorum. Bir otomobilin, hem yerden yüksek olup (beklentileri karşılar mı tartışılır) hem de kıvrak bir biçimde her deliğe giriyor, direksiyonun çevrildiği yöne at gibi dönüyor oluşu fazlasıyla hoş, sürüş karakteri fazlasıyla yumuşak, hatta bana göre segment rakibi seat arona’ya göre oldukça konforlu. Otomobil ülkemizde tek bir donanım seçeneği ile satışta ; ST-Line. Kırmızı dikişli altı düzleştirilmiş sportif direksiyon (Focus ST’dekinin çok benzeri), yine kırmızı dikişli suni deri ve alcantara karışık koltuklar iç mekana oldukça sportif bir hava katmayı başarmış. Ford’un uzun yıllar seri halde ödül aldığı 1 litrelik ecoboost üniteyi ilk kez kullandım. Aslında önyargılı yaklaştığımı itiraf etmeliyim ancak özellikle sesi, cüssesizliğinden beklenmeyecek kadar hoş geliyor kulağa. İstanbul içinde olağanüstü olmadıkça her türlü sürüş beklentinizi karşılayacaktır. Özellikle 60 kmh sonrasındaki ara hızlanmaların biraz zayıf kaldığını söyleyebilirim. Ancak bu totalde motorun başarılı olduğu gerçeğini değiştirmiyor, zira 1 litre önyargısıyla bakan bünyeleri kesinlikle şaşırtacaktır. Nihayetinde ecosport, bir şehir otomobili olarak değerlendirildiğinde alınabilitesi olan bir model.
bunlar da ilginizi çekebilir