Hem araba hem de motosiklet ehliyeti olan
birisi olarak gözlemlediğim durumdur.
Özellikle motosiklet ehliyeti evlere şenlik,
neyse o başka bir konu başlığı zaten.

Araba ehliyeti aldığım 2004'den bu yana
kurslarda neredeyse hiçbir şeyin değişmemiş
olduğuna şahit olmak çok üzücü bir durum.
Ehliyet kurslarında sadece araba kullanmanın
mekanik ve teknik kısmının öğretildiği,
trafikte araç kullanmanın ise neredeyse hiç mi hiç
öğretilmediği ve kimsenin bu durumu umursamadığı
ise çok acı bir gerçektir. Sonsuza kadar olmayacağını
bilsemde temennim, muassır medeniyetler seviyesinde
ehliyet kurslarının ülkemizde de var olmasıdır. Saygılarımla.

başlığı görünce bir aydınlanma geldi, farkettiğim birşey var.. ama ondan önce başlığın konusuna değinmek istiyorum..
başlıkta savunulan teoriye doğru diyebilir miyiz.. hem evet, hem hayır..
birincisi sözlük yazarlarının burada bulunmalarının en temel sebebi olan petrolhead olmalarından mütevellit; zaten ehliyeti almadan önce ehliyet kursunda öğretilenleri, gerek meraklarından dolayı araştırıp, gerek ehliyeti olmadan trafiğe çıkıp öğrendikleri için, tam olarak hiç birşey öğretilmemesi değil de, "zaten bildiğimiz şeyleri" öğretmeleridir.. daha kursa yazılmadan; uzun yola çıkan, traktör süren, motorlu kuryelik yapan, ehliyet kursunda sınava çalışsınlar diye verilen kitabı bir an önce ehliyeti alayım diye 2-3 kere hatim etmişlere, 1-1.5 saatlik sınavı da 10dk'da çözüp sınav gözetmenine çıkabilir miyim diye sorup hayır cevabını alınca da süre bitene kadar vakit geçsin diye sınav kitapçığına araba çizen bir sürü kişi tanıyorum..(sınav mevzusuna ben de dahilim)
sürücü kurslarında öğretilmesi gereken şeyler zaten teorik bilgilerdir.. özet geçersek;
bir sınıfın içerisinde trafik kuralları, tabelaların anlamları, araçların üzerlerinde gittikleri yolların türleri ve bu yollardaki geçiş, sollama vs. kuralları öğretilir..
motor bölümünde ise içten yanmalı motor üstün körü anlatılır, gösterge paneli anlatılır, manuel viteste aracın nasıl harekete geçirileceği anlatılır, arabanın yağına suyuna nerden bakılır- nerden doldurulur bunlar öğretilir ve teorik dersler burada biter..
bundan sonrasında da sürüş derslerine geçilir, teorik derste anlatılan trafik kurallarına uyarak belirli bir rotada bir süre sürüş yapılır..
şimdi başlığa geri dönersek, neden hayır?
-değiştirilmesi gereken fazla birşey yok.. trafik kuralları değişmedi, arabaların çalışma şekilleri değişmedi.. ne neden değişsin.. öğretilecekler belli, uygulanacaklar belli.. trafikte araç kullanmayı da kullana kullana öğrenirsin.. trafiğe hoca eşliğinde, hocanın da sürüşe müdahale edebileceği bir araçla çıkıyorsun ve profesyonel dereceye getirecek kadar olmasa da,
(ki trafikte doğru dürüst araç kullanmak da zaman ister, kullana kullana olur, kursun bu konuda yapabileceği birşey yoktur)
trafiğe çıkma cesaretini elde edebileceğin bir süre boyunca da araç kullanıyorsun.. eğitim süresi bittikten sonra bunu pekiştirecek kadar araç kullanmıyorsan suçu kursta bulmanın yanlış olduğunu düşünüyorum..
sürüş rotasında da trafik yoksa zaten araca sürekli dur-kalk yaptırılır.. öyle durmadan sürüp geri dönmezler.. sürüş rotalarında mutlaka rampa bulunur, o rampada da araç durdurulur..
neden evet?
burada farkettiğim şeye de geliyoruz aynı zamanda.. verilen derslerin güncellenmesi gerektiği.. motor dersinde hala karbüratörlü araçlar gösteriliyor.. tam bir saçmalık..
bir de aktarmalara geçildiğinde hep arkadan çekişli araçlardan bahsediliyor.. önden çekişliden bahsetmiyorlar.. allah aşkına ülkemizde önden çekişli arabalar piyasayı neredeyse ele geçirmişken neden hala arkadan çekişli araçlar gösterilir..? işin ilginci türkçe kaynak da bulamıyorsun önden çekişli araçların aktarma sistemleri hakkında..
benim gittiğim sürücü kursunda bunların hepsi yapıldı.. (önden çekiş mevzusu hariç)
bu sebeple yüksek oranda katılmadığım teoridir..
Benim de katılmadığım düşüncedir. Yazılı sınavları bir tarafa bırakırsak, direksiyon sınavında yeni eklemelere şahit oluyoruz. 2011'de annemin ehliyet alışına şahit olup, 2016'da ehliyet alan birisi olarak arada ki gelişmeyi görebiliyorum. Trafikte sürüşün yapılmadığı ise değişen durumdur. Benim sürdüğüm güzergah sakinken, arkadaşımın ehliyet aldığı güzergah ise biraz daha trafiğin olduğu alandı. Hayatın her alanında olduğu gibi insanın aldığı eğitimlerin dışında kendine daha fazla yatırım yapıp kendini geliştirmelidir. Trafikte sürüş gibi zor bir olgunun sadece ehliyet eğitimlerinde oturmasını beklemek pek doğru olmaz. Bu yüzden yurt dışında acemi sürücü gibi ibareler var.
Benim de katilmadigim onermedir. Hem pratik hem de teorik olarak gerekli egitim fazlasiyla veriliyor. Trafige cikmadan once bir de simulator ile deneme yapiliyor. Sinavi gecmek icin de yeni eklenen geri geri gitme, L park, paralel park, ani fren, yokusta kalkis gibi direktifleri dogru yapmaniz bekleniyor. Daha fazlasi kurslar tarafindan yapilamaz. Yapilacak olan kursiyerleri bilinclendirmek. Tek amaci gece cikip makas atmak olan zihniyete sen istedigin kadar sinav yap hicbir sey degistiremezsin

Imla
bunlar da ilginizi çekebilir