Asıl adı Deutsche Tourenwagen-Meisterschaft olan Alman binek otomobiller şampiyonasıdır.Katılımcılar arasında Mercedes Bmw ve Audi bulunur.Opel firmasınında dönem dönem bu turnuvada yer aldığı görülmüştür.Bunun yanında Alfa Romeo ve Ford firmalarıda yarışlara bir dönem katılmışlardı.

DTM de ünlü yarış pilotları da yarışmıştır.Bunların arasında Michael Schumacher, Mika Hakinen,David Coulthard,Bernd Schneider, Ralf Schumacher vardı.80 li yıllarda organizasyonda Bmw M3 dtm (e30),Mercedes Benz 190e 2.5 16 evo2 dtm ve Audi V8 dtm arz-ı endam etmişlerdi.

Bu arada en çok şampiyonluğu bulanan firma Mercedes tir.2000 e kadar 5 şampiyonluğu bulunan firma 2000 den sonra adeta seriye ambargo koyarak 9 şampiyonluk elde etmiştir.
İzlemesi en zevkli, en dolu dolu yarışlardan bir tanesidir. Otomobilleri özellikle inanılmaz güzeldir, şişkin çamurluklar - sert bakışlı body kit'ler ile bilinen bir yarışmadır. Gelmiş geçmiş en başarılı marka ise Mercedes'tir. Eski günlerine asla dönemeyecek, bmw e30 m3 gibi efsaneler bir daha bu yarışta olamayacaklar.
1996 yılında yüksek maliyeti nedeniyle durdurulduktan sonra 2000 yılında deutsche tourenwagen master adıyla yeniden hayata dönen organizasyon.

bildiğim kadarıyla araçlarda 4000cc ve 500hp güç sınırlaması mevcut. ayrıca tüm katılan otomobillerin rwd olması şart.
hankook markasının 2011 yılından beri resmi lastik tedarikçisi olduğu yarış.

bana izlemesi en zevkli yarış gibi geliyor. markaların tüm hünerlerini döktüğü er meydanı gibi. bu yarışlara çok fazla para harcadıklarını belirtmelerine karşın reklam açısından oldukça işlerine yaradıklarını düşünüyorum. zira dtm tagı ile araç satarken pek bir rahatlar;

(bkz: mercedes c serisi coupe dtm)
(bkz: audi a5 dtm)
(bkz: opel astra g dtm)
Bir arkadaşımın tavsiyesiyle takip etmeye başladığım ve oldukça keyif aldığım yarış organizasyonu. Yani dünya binek otomobiller şampiyonası değil de Alman binek otomobiller şampiyonası adı altında bile Almanların otomotiv dünyasındaki yerini idrak etmek mümkün. Üstelik yarışan çoğu pilot genç isimler. Ayrıca araçların tamamı RWD. Yani bu güçte rwd araçları pist kuralları çerçevesinde her virajda apeks ile döndürmek büyük sabır. Şayet %95'imiz pist mist dinlemez yanlaya yanlaya döneriz oraları ama zaten bu yüzden biz orada değiliz. :))))
Pist yarışları içerisinde otomobilden sayarak izlediğim serilerden biri. Her ne kadar standart modellerden çok farklılaşmış olsalar da hala otomobil yarışı izlediğini hissettirmesi benim için önemli. Çünkü açık teker sınıfı araçların zirvesinde olan F1'i izlemek bana aynı zevki vermiyor, bir yapaylık bir sıradışılık söz konusu. Öte yandan DTM'inde eleştirilecek çok yanı var. Üç büyük Almanın resmen ambargo koyduğu serilerde rekabet çoğunlukla sürücü yetenekleri üzerine. Hatta Michael Schumacher'in kardeşi Ralf Schumacher F1'den DTM'e geçtiğinde çok daha zorlu olduğunu ifade etmişti. DTM'deki araçlar açık tekerli olmadığı için direksiyonu çevirdiğinizde tekerin nereye baktığını görememenin yarışmayı zorlaştırdığını belirtmişti. Ayrıca yarışlardaki sıralamaya göre birinci olan pilottan sonuncuya doğru ağırlık ekleme sistemi var; böylece bir önceki yarışta birinci olan araca en fazla ağırlık eklenerek dezavantaj, sonuncu araçtan ise en fazla ağırlık çıkartılarak avantaj kazanması sağlanıyor.

Teknik açıdan da araçlarda farklılaşma çok sınırlı. Yukarıda da belirtildiği gibi 4.0 litre 500 hp V8 motor zorunluluğu var, Turbo, supercharger kullanımı yasak, Rwd zorunlu. Süspansiyon tasarımları deseniz onlarda çok sınırlı, bütün spoiler tasarımları bile birebir aynı. Kısacası otomotiv sektörüne ar-ge açısından pek de fayda sağladıkları söylenemez. Sırf birbirleri arasındaki prestij meselesine dönüştü artık. Ha izlemesi keyifli ama alternatif olarak WTCC ve BTCC'yi de değerlendirmenizi tavsiye ederim
en samimi bulduğum motorspor dalıdır. sebebi belli. gündelik hayatta kullandığımız, yolda gördüğümüz otomobillerin ufak tefek değişikliklerle pistte yarıştıklarını görmek heyecan verici. sanki "altımdaki arabaya ben de katılırım" hissi veriyor. formula 1'in yeri elbette ayrı, çünkü adamlar 300 km hıza ulaşıyor, elbette daha heyecan verici ve daha cezbedici. ama bu da samimi işte be aga.
yağışlı havalarda izlemesi bir ayrı keyifli olan yarış serisi.
2016 takvimi Hockenheim ile hızlıca başlamıştır. Haftasonlarının vazgeçilmezidir.
Bir yarışı kazanan pilotu diğer yarışta 13. lük kovalarken görebildiğiniz keyifli yarış serisi.
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri