Yakıtın emme manifoldu yada silindir ağzı yerine direk olarak yanma odasına yüksek basınçlı enjektörlerle püskürtülmesidir.
Benzinli motorlar içinde mitsubishi Gdi motoruyla öncülük etmiştir daha sonra volkswagen Fsi,Tsi Toyota/subaru D4-S(FA20D) Hyundai ise GDİ ve T-GDİ gibi motorlar üretmişlerdir.
Görselde de anlaşıldığı gibi yakıtın yanma odasına havadan bağımsız olarak gönderilmesini sağlayan sistemdir. Enjektör iğnesinden yakıtı en homojen biçimde püskürtmesini sağlayarak daha verimli yanmayı mümkün hale getirir. Motorun performans veya ekonomi odaklı tasarlanmasına bağlı olarak farklı enjektör uçları tercih edilir.

Mesela burada Mazda'nın bir önceki nesil motorlarda kullandığı özellikle performans açısından başarılı disi enjektörü ile ekonomi odaklı Skyactiv enjektörleri arasındaki püskürtme şemalarını izleyerek karşılaştırabilirsiniz.
hem sıkıştırma (dizel) hem de buji (benzin, lpg, cng) ateşlemeli motorlarda yer alan, yüksek basınçlı (dizel için ortalama 2000 bar seviyesinde) enjektörlerin kullanıldığı, yakıtın yanma odası içerisine enjektörlerle doğrudan alınarak, ateşlenecek yakıt hava karışımının yanma odası içerisinde oluşturulmasını sağlayan yakıt besleme sistemidir.

buji ateşlemeli motorlar için pistonların üst yüzeyinde aynı çapta (veya emme supabına denk gelen kısmı daha büyük olacak şekilde) yapışık iki yarım küre bulunur. yakıt hava karışımı bu iki yarım kürenin içerisinde bir siklon oluşturacak şekilde sıkıştırılarak ateşlenir. bu tasarımla 14.0:1'e kadar varan, buji ateşlemeli motorlar için muazzam bir sıkıştırma oranı elde edilebiliyor.

bu sistem ilk defa 1959 yılında sovyetler birliği'nde laboratuvar ortamında denenmiş, 1990 yılından sonra da ilk defa mitsubishi motors tarafından yeni nesil 4g64 sirius motoruyla ticarileştirilmiştir.
direkt enjeksiyonlu araçlar genelde LPG ye uyum konusunda randuman vermezler
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri