Ön tekerleklerin merkezi ile arka tekerleklerinin merkezi arasında kalan bölgedir.
Bu bölgenin uzun olması demek arabanın daha dengeli olması anlamına gelir.
Kısa olması kısa virajlarda, uzun olması ise uzun virajlarda fayda sağlar.
Kıçınıza kadar giren, takip mesafesi adına aranızda hiçbir mesafe bırakmayan sürücülerin size olan yakınlığını belirtmek için de kullanılabilen söz öbegi.
Yol tutuşuna en önemli etki eden unsurlardan biridir. Şöyle ki: Fizik yasaları basit makinalardaki kaldıraç-tahterevallideki prensip ile aynı etkide çalışır. Daha iyi gözde canlanabilmesi için el arabası örneği üzerinden anlatacağım. El arabasında yük ortada, kuvvet ise uçtadır. Destek noktası tekerlek olduğu için destek noktasına yük kuvvetten daha yakındır, yani yük kolu kuvvet kolundan daha kısadır. Bu sayede yükün taşınması için gereken kuvvet kuvvet kolunun uzunluğuyla ters orantılı olarak azalır (haliyle yük kolu için tam tersi).

Olayı otomobiller için değerlendirdiğimizde ise yük ve kuvvetin etki noktalarını tam ters noktada almamız gerekiyor. Çünkü virajlarda etki eden yanal kuvvetler ağırlık merkezinden etkisini gösterir ve ağırlık merkezi de aracın iki aksı arasında olur (aksi durumda zaten başa çıkılamayacak yanal kuvvetlere maruz kalınır). İşte bu sebeplerden dolayı düzen tam tersine döner. Kuvvet kolu yük kolundan daha kısa olur. Bu doğrultuda yanal kuvvetle başa çıkabilmek için iki alternatifiniz vardır: Ya ağırlığı düşürmeye çalışırsınız (böylece yanal kuvvet azalır) ya da yük kolunu uzatırsınız yani dingil mesafesini. Artan dingil mesafesi sayesinde yanal kuvvetlere direnciniz artar.

Peki dingil mesafesini uzatınca bütün sorunlar çözülüyor mu? Tabii ki hayır, öyle olsaydı bütün Ferrari'ler limuzin olarak tasarlanırdı. öyleyse sorun ne derseniz gayet bildiğimiz bir cevabı var: dönüş çapı. Direkt olarak kıvraklığı baltalayan bir unsur haline gelen artan aks mesafesinin sıkıntısı viraj dönme çapını arttırmasıdır. Yine aynı sebeple aynı virajı dönmesi gereken iki araçtan uzun aks mesafesine sahip olanı daha çok direksiyonu döndürmeye ihtiyaç duyar (direksiyon tur sayılarını sabit kabul ediyorum). böylece tekerleklerin yönü daha fazla viraj içine bakarak dönüş çapını kısaltmaya çalışır. Smart Fortwo ile tek elle yaptığınız hamle ile kavşakta u dönüşü yapabilmeniz mümkünken aynı iş için S 350 direksiyonunda ters yöne hamle yapıp ağır vasıta şoförü edasında kavşağı işgal etmeniz gerekir.

Drift otomobillerinde bütün mesele bu yanal kuvvetle denge kurarak adeta dans edebilmektir. Dingil mesafesi de en önemli kriterlerin başında gelir. mesafe arttıkça yanal kuvvetin etkisi azaldığı için aracın daha güçlü olması gerekir; aynı zamanda aracı izinden çıkarmak için daha çok zorlamanız da... Aksi durumda yani aks aralığının kısa olmasıyla yapılacak manevralardaki gereken hassasiyet artar. Sürücünün kabiliyetlerine daha çok ihtiyaç duyan bu durum yanal kuvvetin etkisinin artmasıyla araç gücüne ihtitiyacı azaltır hatta fazlasının sıkıntı açmasına yol açar. Giderek sürücünün bilek ve sağ ayak marifetlerini ortaya çıkartan kısa aks mesafesi hatanızı affetmez anında gözünüzü ters istikamette açmanıza neden olur (bkz: spin). Kısacası Mustang ile Vaughn Gittin Jr. olup holiganlaşabilirsiniz ama adınızın deliye çıkması için Miata ile Mad Mike Whiddett olabilmeniz gerek.

Yukarıda da özetlendiği gibi hızlı virajlar için avantaj, yavaş virajlar için dezavantajtır aks uzunluğu...
Aks mesafesi olarak da bilinir. Otomobilin kabin genişliği için gereklidir, önden çekişli otomobillerin aks mesafesi, motorun enlemesine durmasından dolayı biraz daha uzun olabilir, otomobil kısa olsa bile. Genelde aynı şasiye sahip olan otomobilleri bu değerden anlayabilirsiniz, birebir aynı rakama sahip modellerin şasisi aynıdır: Polo ile Fabia gibi.

Aks mesafesinin olabildiğince artması için üreticiler ve tasarımcılar lastikleri mümkün olduğunca köşelere yakın konumlandırmayı tercir ederler. Bu konuda orijinal MINI iyi bir örnektir; son derece küçük bir otomobil ama kabini yeterince geniş...
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri