Türkçesi 'dağıtıcı' olan parça. Genellikle spor otomobillerde standart olarak gelir, aeordinamik olarak çok önemlidir. Yapılan hesapta rüzgarın otomobilinize olabildiğince az değip akıp gitmesi istenir.
Difüzör ise arabanın arka tamponunun altında bulunur ve otomobilin altında biriken havanın kontrollü bir şekilde dışarı çıkmasını sağlar.
Çok sağlam downforce üretebilen parça. Boşuna takılan abuk sabuk parçalara benzemiyor.
günümüzde güzel dursun diye takılsa da aerodinamiğe oldukça etkili bir parçadır.
Fabrika çıkışı difüzörlü gelen günlük kullanım amaçlı araçlarda downforce'a hiçbir katkı vermeyen ve sadece kozmetik amaçlı takılandır. He iyisi üzerine düşünüleni sürüş keyfini ve güvenliğinizi 2 katı hoplatır.
Difüzör tek gibi görünse de aslında otomobilin tabanıyla beraber ele alınır ve genel amacı downforce, yani 'yere basma gücü' üretmektir. Difüzörün ne kadar downforce ürettiği biraz da otomobilin hızıyla ilgilidir, hız ne kadar artarsa otomobilin altına giren hava o kadar artar, bu şekilde difüzörün de dışarı attığı hava miktarı arttığı için, yani otomobilin altından boşalan hava miktarı arttığı için otomobilin arka tarafı yere basmaya başlar. Formula 1'de 'blown diffuser' diye bir tasarım vardı, burada egzoz gazını difüzöre yönlendirip yere basma gücünü adeta turbonun silindir içine hava üflemesi gibi artırıyorlardı. Sonra yasaklandı
ülkemizde araç üzerinde sağladığı mühendislikten daha çok görüntüsü ile ilgilenilen parça.
Öndekine genelde splitter deniliyor.
bir çok otomobilin ultra çirkin olan arka kısmını bir şekilde güzelleştirmeyi başaran aksesuar. asıl amacı aerodinamiktir, otomobilin altında kalan havanın daha kolay bir şekilde dışarı çıkması amaçlanmıştır.
Hangi araca takılırsa takılsın poposunu güzelleştiren parça.
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri