İlk olarak denemem mecburiyetten olmuştu. O günden sonra gerçekten araba kullandığımı anlamıştım. Dağın başında bir yerde debriyaj telim koptu. Gecenin yarısıydı üstelik. Şehire inmem ve üstüne diğer gün o halde sanayiye götürmem gerekiyordu. Babamı aradığımda acı gerçek yüzüme vurdu. "O araba debriyajsız da vites geçer hadi bakalım dolanıyosun ortalıkta ralli yapıcam yarışıcam diye görelim hünerlerini" demesi üzerine lan ben bunu çift kavrama gibi bile sürerim gazına geldim. Durduğu yerde 1e geçmiyor fakat 2ye geçiyordu. 2.viteste arabayı vurdurarak çalıştırdım ve doğru noktayı bulmak için vitesle oynarken azcık gazı da tokatladım. Bir de ne göreyim, dsg falan halt etmiş. Bir güzel geçiyor yerine vites aman yarabbi. Üstüne 4e falan taktım baya debriyajsız gidiyoruz. Bir de camlarımız sonuna kadar açık önümüze geçmeye kalkana el kol yordamı ile bağırıp çağırıyoruz. Debriyaj yok çekilin, çekilin duramıyoruz sesini duyan kaçıyor. Fakat arabada arkadaşım var, çocuğu yolda bırakmam lazım ama arabayı durduramam. Tekrar o iğrenç aküye yüklenen iğrenç vurdurma olayına giremem. Dominic toretto gibi atlamak zorunda kaldı çocuk ama nasıl gülüyoruz. Gecenin bilmem kaçında gülme seslerimiz yankılanıyor. Siteye geldim sitede de maşallah iğne deliğinde araba park ediyoruz. Onu da atlatıp 2 gün arabayı öyle sürdüm. 2. günde götürdüm sanayiye. Sonrasında tekrar debriyajla kullanmak nasıl ağrıma gidiyor anlatamam. İnsanoğlu işte rahata çabuk alışıyor.

Olur ya bir gün başınıza gelirse korkmayın. Bu meretlerin hepsi debriyajsız da geçiyor rahat olun :)
tümünü gör
ilgili galeri