Kesinlikle katılmadığım iddiadır. Özellikle otomobil kültürünün bu kadar geri kaldığı, fanatikliğin zirve yaptığı, hatta ikinci elde aracın değeri düşmesin diye bin takla atıldığı bu topraklarda bu iddia daha da zayıflamaktadır.
Genelde markaların takip ettiği ve çeşitli beyanlar verdiği durumdur. Bazı markalar, peşinde koştuğu şeylerin etrafında modeller üretmeye vakit ve kaynak harcıyor ve asıl olarak bu modelleri üretmeye odaklanıyor ama o modelleri üretmek için de farklı modelleri satmak zorunda kalıyor. Bunun en güzel örneği Porsche'dir elbet. Cayenne, Macan ve Panamera satıyorlar, GT3, GT2 RS, Cayman GT4 ve 918 gibi manyak otomobiller üretebilsinler diye.

Dolayısıyla başarılı model her zaman çok satan değildir ama bu da bir kıstastır, bunu unutmamak gerek.
Finansal olarak başarı sadece ve sadece kar etmektir.
Bana göre ise başarı, sadece finansal olarak değil prestij olarak daha makbuldür.
(bkz: Lexus LFA)
Yurdum halkı imkansızlıklar yüzünden 88'de üretimi bitmiş Renault 9 ile 2001 yılına, 80 yılında üretimi bitmiş olan Renault 12 ile 2000 yılına kadar kazıklandı. Bunun Fiat versiyonu da 83 model Regata'yı 88 yılında Fiat'ın Avrupa'da "ben bunları kullanmıyorum al senin olsun" diyerek Koç Grubu'na hibe ederek çıkmış ve 2001 yılına kadar gelmiş Kuş Serisi. Bu arabalar peynir ekmek gibi satmışlardır. Ve ne kadar iyi otomobillerdi, siz değerli okuyuculara bırakıyorum.

Çok satan otomobillerin avantajı, çıkma parçasının ve özellikle kolay bir arabaysa her köşe başında çıkan servis hizmetleridir bence. Bu da ikinci elde rahatlık sağlar. Başka bir getirisi olmaz genelde.
gelir düzeyi ile doğru orantılıdır araç fiyatları malumunuz o yuzden çok satıyorsa çabuk satılır herkes alıyorsa iyidir mantığı almış başını gidiyor
Recep İvedik'in iyi bir film olduğunu iddia etmek ile aynı gaflet durumudur.
bunlar da ilginizi çekebilir