Vites atmamasıyla ünlü olmuş olan o şanzıman ile almaktan başka çareniz olmayan arabadır.
Ya arkadaş akıl var mantık var kim o şanzımanla satılan bir arabaya 104.000tl verir?!?!
Hayır bari manuel'ini koysaydınız listeye belki satardı. Eski patronumda vardı bu illetten, adam 'sport' moduna alıyordu arabayı mecburen, bir tık daha hızlı vites atsın diye. Olmamış, olmayacakta.
Otomatik vitesi adamı delirten araba.
Sport moduna alıp binmek en mantıklısıdır, en azından vites atma süresi azalıyor atsın diye beklemiyorsun.
onun dışında kabin çok geniş, diz mesafesi çok güzeldir. ama malzeme kalitesi olarak da çok bir şey beklemeyin.
Şanzımanı zaten geçtim de o direksiyon nedir ya? Göbek sabit, sadece simit dönüyor?
Sportiflik sıfır amaç sadece farklı olmak. Farklılığı eskiden değişik şeyler denemeleriydi ama böyle saçma bir şeyler denemiyorlardı. Almam, aldırmam.
Kıç kısmı inip kalkıyordu sanırım bu modelin. Hiç bir zaman tipini de sevemediğim modeldir.
C1 den c4 e kadar hepsi az çok sempatik gelir ama şu c5 hiç olmamıştır. Olmayacaktır da
Senelik yaptığım mesafeler 40 binli rakamlarla ifade edilmeye başlanıp, bir yandan sahip olduğum arabanın bakım, kasko, vergi masrafları ve akşam bıraktım sabah sağı solu çizilmiş zırvalarından sıkılıp, kurumsal araç kiralamaya karar verdikten sonra tanıştığım araçtır. Genel olarak büyük araba sevdiğimden ve aylık bütçe için ayırdığım rakamlara göre karşıma çıkan iki araçtan biridir. Kiralama öncesi sözleşmeye imza atmadan sanki arabayı satın alacakmışım gibi epey araştırdım ve teslim alıncaya kadar özellikle şanzıman konusunda epey ön yargılıydım. Kullanmaya başladıktan sonra, ön yargılar çoğu geri gelmemek üzere gitti. Artıları ve eksileri diye özetlersek ;
Artıları :
** Ses yalıtımı gayet güzel, yolda motor, rüzgar ve yol sesini içeri neredeyse vermiyor.
** 1600 kg bir araç için tüketimi çok makul. Uzun yolda 4.5 litreyi yakalayabiliyorum şehir içinde 5.5 - 6.5 litreyi bulur.
** Benim gibi büyük bagaj severleri memnun eder.
** Direksiyonun ortasındaki göbeğin dönmemesi ilk başta biraz tuhaf gelse de sonradan büyük bir rahatlık. Virajlı yollarda herşey yerli yerinde. Şaşkın kediler gibi düğmelerin yerini aramanıza gerek kalmıyor.
** Aracın iç plastik kalitesi gayet yerinde.
** Uzun yolda gayet konforlu.
Eksileri :
** Tabii ki şanzıman ! Sakin bir kullanım sergiliyorsanız çok büyük sıkıntı yok. Sadece ilk üç vitesin geçişlerini hissediyorsunuz. Ama daha agresif bir kullanım isterseniz ya Sport seçeneğini tercih edeceksiniz ya da vitesleri manuel olarak kendiniz değiştireceksiniz. Özellikle düşük hızlarda dik yokuşlu sokaklarda herşeyi şanzımana bırakırsanız saç baş yoldurtabilir. Vitesi kendiniz düşürün hem kendi sinirinizi bozmayın hem de arkadan gelenin ! Bunları uyguladığınız takdirde çok büyük sorunlar kalmıyor.
** İç bölümde bir şeyler koymak için kapı cepleri kullanışlı değil. Sadece torpido gözü ve orta kol dayamanın altı en hacimli yerler.
** Özellikle benim gibi uzun yolda kahvesiz yapamam diyenlerdenseniz durum epey sıkıntılı. Bardaklık yok. Kibarca bir şey içmeyin demişler. Çözüm, çelik termos mugda iki bacak arası !
** Kumaş döşemesi çabuk yıpranacakmış gibi. Kalitesiz durmuyor ama dayanıklılık konusunda güven de vermiyor.

Sonuçta 1.6 e-hdi motor performans için üretilmemiş paşa paşa kullanım için uygun ve gayet tatminkar. Arz ederim.
Konforlu araba.

Süspansiyonlarının çok yumuşak olması ve yerden yüksek olması nedeniyle, virajlarda çok fazla yana yatar. Yine yerden yüksek olması nedeniyle kendinizi cross-over sürüyormuş gibi hissedersiniz.

Ayrıca sadece yüksek hacime sahip motor seçeneklerinde(3.0 v6, 2.7 v6 hdi vb.), hidropnömatik(sonradan aldığı isimle hidroaktif) süspansiyon vardır.
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri