tasarım;

her zamanki gibi bir citroen modelinden bahsederken tasarımın alışılanın dışında olduğundan bahsetmemize gerek yok artık. bu markanın yıllardır belirlediği karakteri zaten. kaput ile amblemi birleştiren krom detaylar, far grubunun üstünde konumlandırılarak kaş görünümü sağlayan gündüz ledleri gibi detaylar yine citroen'e yakışır ve dikkat çekici tasarım detayları olmayı başarmış. ön camın boyutu hatırı sayılır seviyede büyük tutulmuş.

profilden bakıldığında C sütununa doğru giden cam uzantısı aracın çoğu kısmının camdan oluştuğunu gösteren bir diğer detay olmuş.

arka tarafta ise bir çizgi film karakterini anımsatan ama bir türlü çıkaramadığım bir animasyonvari görünüm var. özellikle arka far grubu oldukça şık durmuş ve içerisinde 3 boyutlu görünüm kazandırılmış.

görsel 1

picasso görsel1
picasso görsel2
picasso görsel3

kabin;

kabin daha önce de bahsettiğim gibi gayet kaliteli hissettiriyor. koltukların yükseklik ayarı mevcut. isterseniz daha alçak bir konumda sürüş pozisyonu yakalayabiliyorsunuz ama önünüzde ve üstünüzde tamamen cam varken bunu yapmak istemeyebilirsiniz. daha derli toplu ve daha yukarıda bir sürüş pozisyonu bu otomobil için uygun olacaktır. konsoldaki malzeme oldukça yumuşak ve kaliteli seçilmiş. kullanılan çift renk uyumu zeki ile metin gibi olmuş. hafif ahşabımsı bir renge sahip olan bu fotoğraftan da görebileceğiniz konsol çok fazla hoşuma gitti.

görsel

Önünüzde kocaman bir cam bulunuyor ve a sütununda kelebek camlar bulunuyor. ön kelebek görseli Kelebek camlar ile birleşen ve güneşlikleri kızak sistemi ile daha da yukarı çekilebilen tasarımda sanki tamamen bir cam kürenin içinde gidiyormuş gibi hissediyorsunuz. Eğer böyle bir ortam istemezseniz güneşliğin kızağını aşağı doğru indirip güneşliği de açabilirsiniz. Bazı bünyeler aracı kullanırken önünde bu kadar cam bulunmasından rahatsız olabiliyor. Adapte olamadıklarını söyleyebiliyor. Açıkçası ben böyle bir sorun yaşamadım aksine acayip derecede hoşuma gitti. Güneşin izin verdiği kadar önümde tamamen cam ile kullanmayı tercih ettim. Yok benim önüm tamamen cam olmasın biraz daha basık ve kapalı olsun diyorsanız da güneşliği çekerek indirebiliyorsunuz.

km göstergesi konsolun üstüne ortaya konumlandırılmış. tamamen düz konumlandırılışı ile birazcık şoföre doğru konumlandırılmış olmasını isterdim. üstünde uzunca bir çıkıntısı olduğu için de herhangi bir güneş vurması veya parlama söz konusu değil. bu ekranda farklı temalar var ve her biri birbirinden güzel. fotoğraflarda görebilirsiniz;
görsel1
görsel2
görsel3

ortadaki multimedya ekranı işlevselliği bakımından iyi, fakat yine klima kumandaları da sadece buradan yönetilecek şekilde olması hoşuma gitmeyen bir detay. onun dışında araç hakkındaki çoğu ayarı ve fonksiyonu gerçekleştirebileceğiniz kaliteli bir ekran olmuş.

direksiyon simidi çok tatlı ve oturaklı olmuş. üzerindeki tuşlar gayet yeterli işlevselliğe sahip. birazcık alışmanız gerekiyor sadece. yükseklik ayarı var fakat derinlik ayarı yok. yine fotoğraflardan görebileceğiniz şekildeki vites kolu ise birazcık alışma süreci gerektiriyor. onun dışında çok da bir eksisini görmedim. aksine ortada olmayışı ile yarattığı boş alanı görseniz iyi ki vitesi buraya yapmışlar dersiniz.

ortada kol dayamaların altında net olarak abartmıyorum resmen bir çanta var. ben oraya test süresi boyunca bavul dedim. sürgülü kapağını açıyorsunuz ve sonsuzluk. ne bulduysam doldurdum, gopro, gopromun tüm aparatları, bir sürü ekipman aklınıza gelebilecek bir sürü şey koydum ve en sonunda ne koyduğumu bulamaz oldum. hemen multimedya ekranının altına da kapaklı bir göz yapılmış. tavan ışıklarından faydalanamayacak bir konumda olduğu için içerisine manuel bir aydınlatma yerleştirilmiş. burada hem göz hem fiş, usb, aux ne ararsanız girişi konulmuş. ayrıca kapağının içi kadife yapılarak, kapağı açık tutulduğunda telefonunuzu falan koyabileceğiniz bir düzlük yaratılmış.
görsel1
görsel2

Ön tarafta şimdilik aklıma gelenler bunlar. Arkaya geçelim.

Arka 3 koltuk birbirinden bağımsız olarak ileri geri ve yükseklik ayarı bulunuyor. Tamamen yatırılamıyor sadece. Konforu ise had safhada. Tabii ki süspansiyonun izin verdiği kadar. Arkada 3 kişi, her biri sanki tek başına oturuyormuşçasına rahatça yolculuk edebiliyor. Cam tavan akşamları ve geceleri mükemmel bir ortam oluşturuyor arkada. B sütunlarına yerleştirilen hava kanalları arkayı serinletmek için yeterli güce sahip. Hiçbir şekilde şaft tüneli gibi bir çıkıntıya yer vermeyen zemin dümdüz oluşu ile tüm rahatlığı önünüze seriyor. Ayrıca zeminde gizli 2 adet göz mevcut.
Bagaj yükleme eşiği ve ağzı olarak ortalama bir citroen c1’i içine alacak kadar büyük. Hatta bunu deneyecektik de elimizden bi kaza çıkmasın diye bulaşmadık. (şaka şaka, ciddiye alanlar olabilir)

Sürüş;
Öncelikle bir minivandan bahsettiğimizi de göz önünde bulundurarak, bir babanın arabada çocukları varken çıkabileceği limitlerin üzerinde limitlere sahip Picasso. Yani evet virajlarda oldukça fazla yatma söz konusu ama viraja kaçla girdiğinize bağlı. Minivanı alıp da gazlamanın, o viraj senin bu viraj benim kovalamanın bir anlamı yok. Sakin kullanımlarda gayet uysal ve akıcı bir sürüş karakterine sahip. Kullanılan turbonun boyutu da ortalama bir seviyede olduğundan şanzımanda hiçbir sıkıntı yaşamayan araç, çok az bir süre turbonun dolması için vakit kaybediyor ve sonrasında 300 nm’lik tork iyi ara hızlanmalar gerçekleştirebiliyor. Yani sollamada, ara hızlanmalarda, gerekli yerlerde hızlanma konusunda hiçbir sıkıntı yaşatmıyor.

Önden kaymaya oldukça dirayetli yapısı ile kafadan açmalar veya kopmaları çok yaşamıyor. Sadece gövde bir bütün olarak açılıyor viraj içlerinde. Böyle bir gövdeye normal bir tutum olduğunu söylemem gerek.

Vitesi manuele alırsanız bir süre devir çevirmenize izin veriyor, otomatikteyken de eğer paddle shifler ile küçültürseniz devir çevirerek istediğiniz komutu yerine getiriyor. Aynı şekilde yükseltmek için de komutlarınıza uyuyor. Sadece manueldeyken vites küçültmede birazcık isteksiz. Şanzıman gerçekten çok başarılı. Hiçbir yığılma, gecikme, bekletme söz konusu değil. Motor ile uyumu da yeterli seviyede olmuş.

Süspansiyon kasislerde veya benzeri engellerde bir rahatsızlık vermese de, bozuk yollarda veya çukurlarda birazcık çalışma aralığında sıkıntı yaşayabiliyor.

Fren pedalının hissi, hissizlikten ziyade dozajlı olarak belirlenmiş. Yani dokunduğunuz anda sıkıca tutup size rahatsızlık vereceğine, daha dozajlı tutarak ilk tepkilerde ani fren yapmaktan kaçındırıyor. Fren performansı ise gayet yerinde.

Genel donanım ve yalıtım;

Donanımsal olarak dikkatimi çeken şeyler, şerit takip, sensörler, geri görüş kamerası, adaptif farlar gibi özellikler oldu. Şerit takip sistemi, sizi şeride sokan bir sistem değil öncelikle onu belirteyim. Sadece uyarı yapıyor. Ama şeritleri oldukça iyi okuyor. Özellik açıkken sinyal vermeden şerit değiştirirseniz şoförün kemerini oldukça sarsıntılı bir şekilde sıkarak sizi uyarıyor. Öndeki araca çok yaklaşırsanız uyarı veriyor. Bir de hız sabitleyici devrede iken bazen öndeki aracın hızına göre hızını ayarladığını gördüm. Ama bu özellik gerçekten var mı yok mu bilmiyorum. Sonrasında deneyemedim tekrar. Birkaç kez bunu yaptı. 50’ye sabitlediğim halde önümdeki araç yavaşladıysa yavaşladı ve sonrasında tekrar hızını arttırdı. Bilen birisi aydınlatsın bu arabada adaptif hız sabitleyici var mıydı?

Sensörleri oldukça hızlı ve işlevsel çalışıyor. Hareket halinde iken de eğer makas gibi tehlikeli hareketlere girerseniz, çapraz sensörlerin tehlike algılaması sonucu makas attığınızı anlıyor ve sürücü yolcu kemerini sıkıyor. Ani frenlerde de çok kontrollü bir şekilde kemerleri sıkarak tehlikeyi güvenli hale getiriyor. Geri görüş kamerası Cactus’de olduğu gibi plakanın en sonuna yerleştirilmiş ve beyin oto kontrol olarak kamera açısını ortadan algılarsa sorun yaşayabiliyor. Kılavuz çizgilerine uyarsanız eğer bir sorun olmuyor.

Adaptif farlar ise gece sürüşlerinde acayip eğlenceli bir hale geliyor. Hafif dalgalanmalı efektini gördükçe direksiyonu sabit tutamıyorsunuz.

Yalıtım konusunda dizel bir motoru oldukça içeriye geçmeyecek seviyede başarı yakalamışlar. Alt devirlerde motor sesini kabine almasa da devir arttıkça motor sesi de duyulmaya başlıyor. Bu gayet normal bir şey. Yol sesi ise yaklaşık 100 km üstünde gelmeye başlıyor, büyük yapısı ve büyük camlardan da rüzgar sesi gelmeye başlıyor.

Yakıt tüketimi;

Aracı aldığımda daha bayraktar holdingden çıkmadan kilometreyi sıfırladım. Sıkışık İstanbul trafiğinde full klima açık bir şekilde kullandıktan sonra yakıt tüketimi 5.5 gösteriyordu. Eco modu kapalı ve hiçbir şekilde uysal kullanmadım tabii ki bu sıralarda. Çok daha sportif bir kullanım stiliyle kullanırsanız, yani ani hızlanmalar ve birazcık da aracı sıkıştırırsanız bu değer şehir içinde 7 litrelere çıkıyor. Genel vereceğim tüketim değerleri ise şöyle

Hepsi full klima açık
Şehir içi, sportif kullanım; 7.3 - 7.9 arası
Şehir içi, sakin kullanım; 5.3
Şehir dışı ortalama 110-120 km hız; 5.2 litre değerlerini gördüm.

Sonuç;
Genel donanımlarıyla, gücüyle, ve içerideki ferahlığı ile hoşuma giden bir aile otomobili oldu. Ailemin olsun, bol bol gezsin, arkada da ne taşıyorsa taşısın isteyeceğim bir model. Biz gençlere hitap ediyor mu? Tabii ki hayır. Fakat biz gençler kullandığımızda içimizde baba olma güdüsü doğurduğunu söylemem gerek. Hele o dikiz aynanın üzerine yerleştirilen ufak geniş açılı aynının aracın içini tamamen görmesi ile arkada çocuklarım otursun istiyorsunuz. Cam tavan + büyük ön cam ile çok ayrı bir hava oluyor içeride.

picasso görsel
tümünü gör
ilgili galeri