bu ay, citroen c4 picasso ile yaptığımız test sürüşü güncesidir. citroen ürün gamında olan, hemen hemen herkesin merakla beklediği bir otomobil kendisi. Babalar gününe denk gelmesi ayrı bir olay, derler ya 'baba otomobili' diye bu da tam o sıfata layık işte.

teknik özelliklerini zaten buradan bulabilirsiniz. Kendisi 1295 kilogram ağırlığında, 120 beygir gücünde ve 300 Nm tork değerlerine sahip. ilk bakışta oldukça büyük ve pahalı göründüğünü söylemek gerek, kırmızı rengi ayrı ilgi çekici zaten.

kabin için konuşacak olursak; ilk bakışta kaliteli bir otomobilin içerisinde olduğunuzu anlıyorsunuz. anahtarsız giriş sistemi çok başarılı çalışıyor, premium detaylar o andan itibaren size hissettirilmiş. otomobilin içerisinde alışık olmadığımız bir durum var, bir önceki kasada olduğu gibi kadranlar için konsolun ortası tercih edilmiş. burada kullanılan ekranın çözünürlüğü gerçekten harika, tepki süresi çok başarılı. bunun dışında bir tane de dokunmatik ekrana sahip olduğundan dolayı orta konsol oldukça zengin bir görünüme sahip.

iki ekran içinde temalar mevcut, hepsi ayrı güzel ve üzerinde düşünülmüş detaylar. zaten otomobilin elektronik olarak hiç bir eksiği bulunmamakta. sadece direksiyon üzerindeki tuşlara alışmak biraz zaman alıyor, çünkü çok fazla elektronik oyuncak var. ikinci günün sonunda buna da alışmış oluyorsunuz. ekranların ikisinde de güneş vurduğunda yansıma gibi bir problem yok, her şartta size tüm dataları oldukça net bir şekilde iletiyor.

koltuklarda bel desteği ayarı yok, uzun yolculukta bel ağrısı yapabiliyor. ben biraz daha yanal destekli bir koltuk isterdim açıkçası.

otomobilin her yanı gözlerle dolu, bazı arabalarda eşyanızı koyabilecek bir yer bulamazken picasso'da nereye koyduğunuzu bulamıyorsunuz. torpido ve ortadaki cebin büyüklüğünü sizi kelimeler ile tarif edemem. arka paspasların altında iki tane gizli eşya gözü var, ön koltukların altında da eşya gözleri mevcut.

ön koltukların arkasında tepsilerin bile dokusu çok güzel, üzerine konulan eşyaların kaymaması için tasarlanmış ve güzel bir detay.

ön konsolun alt kısmında usb, aux, 12v soketi ve bildiğiniz priz mevcut. burası hem çok geniş hem de çok güzel saklanmış. ancak dışarı kablo çıkarabilmek için bir kablo yolu kullanılmamış. bu bölümü de çok sevdim.

dikiz aynasının altında kullanılan küçük dikiz aynası ile otomobilin içerisindeki herkesi rahatça görebiliyorsunuz. ebeveynlerin çocuklarını kontrol etmesi için tasarlanmış, çok hoşuma gitti.

makyaj aynalarında aydınlatma yok, sebebini anlayamadım.

ben kendisi ile uzun yol deneyimi yaşadım, git gel toplam 500 kilometre yol yaptık birlikte. bu birliktelikte kullanılan 1.6 litrelik motordan inanılmaz memnun kaldım. sebebi çok basit; sessiz, ekonomik ve belli bir hıza kadar oldukça atik. 500 kilometrelik yolculuğumun hepsinde klima açıktı, iki kişi 120 - 130 km/s bandında seyahat gerçekleştirdik ve ortalama yakıt tüketimimiz 5.3 litre idi. bu boyuttaki bir mpv için oldukça güzel bir değer. kabine motor sesi çok üst devirlerde gezmedikçe gelmiyor, motor izolasyonu başarılı. yol sesi 100 kilometre hızdan sonra rüzgar sesi ise 130 kilometre hızdan sonra duyulabiliyor. 145 - 150 km/s hıza kadar oldukça istekli hızlanan motor, bu hızlardan sonra doğal olarak hantallaşıyor ve devir çevirmemek istiyor. şehir içinde klima açık ortalama yakıt tüketimim 6.1 litre idi, tüketim konusunda motor cidden çok başarılı.

şanzımanın motor ile uyumunda hiç bir sorun yok. vites geçişlerini dikkat edince hissedebiliyorsunuz, hiç bir sarsıntı veya yığılma yok. manuel kullanırken vites küçültme isteklerine çok iyi tepkiler vermese de böyle bir otomobil için bunun problem olmadığını düşünüyorum.

kör nokta uyarı sistemi çok iyi çalışıyor, bu sebepten dolayı aynalara açı konmamış. şerit takip sistemi her türlü yolu okuyabiliyor, şeritten çıkınca kemeri çekerek ikaz veriyor.

gelelim tek can sıkıcı noktaya: süspansiyon sistemi. uzun yolda hiç bir problem yok aslında, yolda çukur olmadığından dolayı oldukça keyifli bir şekilde yolculuk yapabiliyorsunuz. ama ne zamanki bir tümsek yada çukur ile karşılaştınız o zaman tadınız biraz kaçıyor. süspansiyonlar darbeleri emmekte çok başarılı değiller, sanki biraz kısa tasarlanmışlar da çalışma aralığı ülkemize yetmiyor gibi bir durum söz konusu.

şu anki satış fiyatı 116.000 tl olan bu otomobil için istenen fiyatın çok olmadığını düşünüyorum. dizel otomatik seçeneklerinde artık normal binek otomobiller bile 100.000 tl bandından daha yüksekte. onlardansa kesinlikle bu tarz bir mpv tercihim olurdu.
Cactus incelememde aracın hitap ettiği kitleye yönelik incelemelere önem verdiğimi zaten görmüştünüz. Bunu da yoğunlukta babama kullandırdım ve oldukça fikrini almaya çalıştım. Bir kere ailesi olan adamın o kadar hoşuna giden bir araba ki bariz kusurları dahi göze çarpmıyor bazen.

Babamı da bu günceye dahil ederek onun görüşleriyle de kendi görüşlerimle de devam edeceğim.

Konsoldaki 2 farklı renk detayı çok şık ve malzeme kalitesi had safhada. Kullandığınız, elinizi attığınız, ulaştığınız her detay en az bir premium hissettirecek kadar kaliteli. kapılardaki malzemeler de buna dahil.

Devam edeceğim...
Benim de test etme şansı bulduğum otomobilin güncesi.

Motor: Test aracında, PSA'nın DV6FC kodlu 1.6 L. Blue-HDI motoru bulunmakta. Zaten HDI, tüketim ve performans konusunda kendisini kanıtlamış bir dizel motordur. Ayrıca bu motor, eski nesil HDI'lara göre çok daha sessiz bir motor. Sonuç olarak motoru gayet başarılı buldum.

Şanzıman: Açık konuşmak gerekirse ben bu kadar iyi bir şanzıman beklemiyordum. Vites değişimi sırasında herhangi bir sarsıntı veya yığılma hissetmiyorsunuz. Vites geçişleri oldukça pürüzsüz. Ama şanzıman manuel kullanımda biraz yavaş kalmakta. Ayrıca kulakçıkların tuşesini hiç beğenmedim. Biraz daha kaliteli olabilirmiş.

Sürüş dinamikleri ve direksiyon: Picasso'nun viraj limitleri, sınıf ortalamasının üstünde. Ama yüksek yapısı ve nispeten yumuşak süspansiyonları yüzünden gövde salınımı çok fazla. Limitleri zorladığınız zaman, genellikle bir bütün olarak kayıyor. Kafadan kayma yok denecek kadar az. Esp ise çok hantal çalışıyor, böyle bir araba için bu bir handikap. Lift-off yaptığınız zaman arkası gelse de, gerek fazla gövde salınımı, gerek de hantal esp'nin yaptığı gereksiz sert müdahaleler, durumu eğlenceli olmaktan çıkartıyor. Tahmin ettiğim gibi, direksiyonu hissiz ve keskin değil. Ama böyle bir araba için bu, kesinlikle bir eksi değil. Onun dışında düşük hızlardayken direksiyonun yumuşaklığı, şehir içinde kolay manevra yapmanızı sağlıyor.

Fren: Fren gücünü başarılı buldum ama fren pedalının hissini beğenmedim.

Konfor: Picasso nispeten yumuşak süspansiyonlara sahip olmasına rağmen, pek konforlu bir araç değil. Bunun nedeni ise süspansiyonların çalışma aralığının çok kısa olması. Özellikle derin çukurlardan geçerken gelen darbeleri hiç sönümleyemiyor.

İç mekan: Araç kaliteli, ferah ve oldukça geniş bir iç mekana sahip. Ayrıca çok sayıda eşya gözü var. Aynı şekilde iç mekanda kullanılan malzemeleri de başarılı buldum. Cam tavandan herhangi bir trim sesi gelmiyor. Hız ve devir göstergesinin bulunduğu ekranın çözünürlüğü gayet iyi. Kör nokta uyarı sistemi ve şerit takip sistemi gayet güzel çalışıyor. Özellikle şerit takip sistemini çok beğendim.

Yalıtım: Yalıtım biraz daha iyi olabilirdi. Rüzgar sesi, 120 km/s'den sonra yan aynaların oradan hafif şekilde gelmeye başlıyor. Yol gürültüsü ise 100 km/s'den sonra kabinde duyuluyor. Motor yalıtımı ise başarılı.

Görüş açıları: Görüş açıları konusunda herhangi bir problem yok. Yan aynaların sunduğu görüş açıları gayet iyiyken, dikiz aynası biraz daha iyi bir görüş açısı sunabilirdi diye düşünüyorum.
Eksiklik ya da eleştiri konusu olan koltuk bel destekleri ve bozuk zeminlerdeki süspansiyon karakterinin çok yakın bir zamanda ileri teknolojiler kullanılarak giderilmesi beklenmektedir.
Makyaj kapsamında bu konularda çok kapsamlı değişiklikler öngörülüyor. 2016 yılı sonlanmadan bunların neler olduğunu daha net göreceğiz!
tasarım;

her zamanki gibi bir citroen modelinden bahsederken tasarımın alışılanın dışında olduğundan bahsetmemize gerek yok artık. bu markanın yıllardır belirlediği karakteri zaten. kaput ile amblemi birleştiren krom detaylar, far grubunun üstünde konumlandırılarak kaş görünümü sağlayan gündüz ledleri gibi detaylar yine citroen'e yakışır ve dikkat çekici tasarım detayları olmayı başarmış. ön camın boyutu hatırı sayılır seviyede büyük tutulmuş.

profilden bakıldığında C sütununa doğru giden cam uzantısı aracın çoğu kısmının camdan oluştuğunu gösteren bir diğer detay olmuş.

arka tarafta ise bir çizgi film karakterini anımsatan ama bir türlü çıkaramadığım bir animasyonvari görünüm var. özellikle arka far grubu oldukça şık durmuş ve içerisinde 3 boyutlu görünüm kazandırılmış.

görsel 1

picasso görsel1
picasso görsel2
picasso görsel3

kabin;

kabin daha önce de bahsettiğim gibi gayet kaliteli hissettiriyor. koltukların yükseklik ayarı mevcut. isterseniz daha alçak bir konumda sürüş pozisyonu yakalayabiliyorsunuz ama önünüzde ve üstünüzde tamamen cam varken bunu yapmak istemeyebilirsiniz. daha derli toplu ve daha yukarıda bir sürüş pozisyonu bu otomobil için uygun olacaktır. konsoldaki malzeme oldukça yumuşak ve kaliteli seçilmiş. kullanılan çift renk uyumu zeki ile metin gibi olmuş. hafif ahşabımsı bir renge sahip olan bu fotoğraftan da görebileceğiniz konsol çok fazla hoşuma gitti.

görsel

Önünüzde kocaman bir cam bulunuyor ve a sütununda kelebek camlar bulunuyor. ön kelebek görseli Kelebek camlar ile birleşen ve güneşlikleri kızak sistemi ile daha da yukarı çekilebilen tasarımda sanki tamamen bir cam kürenin içinde gidiyormuş gibi hissediyorsunuz. Eğer böyle bir ortam istemezseniz güneşliğin kızağını aşağı doğru indirip güneşliği de açabilirsiniz. Bazı bünyeler aracı kullanırken önünde bu kadar cam bulunmasından rahatsız olabiliyor. Adapte olamadıklarını söyleyebiliyor. Açıkçası ben böyle bir sorun yaşamadım aksine acayip derecede hoşuma gitti. Güneşin izin verdiği kadar önümde tamamen cam ile kullanmayı tercih ettim. Yok benim önüm tamamen cam olmasın biraz daha basık ve kapalı olsun diyorsanız da güneşliği çekerek indirebiliyorsunuz.

km göstergesi konsolun üstüne ortaya konumlandırılmış. tamamen düz konumlandırılışı ile birazcık şoföre doğru konumlandırılmış olmasını isterdim. üstünde uzunca bir çıkıntısı olduğu için de herhangi bir güneş vurması veya parlama söz konusu değil. bu ekranda farklı temalar var ve her biri birbirinden güzel. fotoğraflarda görebilirsiniz;
görsel1
görsel2
görsel3

ortadaki multimedya ekranı işlevselliği bakımından iyi, fakat yine klima kumandaları da sadece buradan yönetilecek şekilde olması hoşuma gitmeyen bir detay. onun dışında araç hakkındaki çoğu ayarı ve fonksiyonu gerçekleştirebileceğiniz kaliteli bir ekran olmuş.

direksiyon simidi çok tatlı ve oturaklı olmuş. üzerindeki tuşlar gayet yeterli işlevselliğe sahip. birazcık alışmanız gerekiyor sadece. yükseklik ayarı var fakat derinlik ayarı yok. yine fotoğraflardan görebileceğiniz şekildeki vites kolu ise birazcık alışma süreci gerektiriyor. onun dışında çok da bir eksisini görmedim. aksine ortada olmayışı ile yarattığı boş alanı görseniz iyi ki vitesi buraya yapmışlar dersiniz.

ortada kol dayamaların altında net olarak abartmıyorum resmen bir çanta var. ben oraya test süresi boyunca bavul dedim. sürgülü kapağını açıyorsunuz ve sonsuzluk. ne bulduysam doldurdum, gopro, gopromun tüm aparatları, bir sürü ekipman aklınıza gelebilecek bir sürü şey koydum ve en sonunda ne koyduğumu bulamaz oldum. hemen multimedya ekranının altına da kapaklı bir göz yapılmış. tavan ışıklarından faydalanamayacak bir konumda olduğu için içerisine manuel bir aydınlatma yerleştirilmiş. burada hem göz hem fiş, usb, aux ne ararsanız girişi konulmuş. ayrıca kapağının içi kadife yapılarak, kapağı açık tutulduğunda telefonunuzu falan koyabileceğiniz bir düzlük yaratılmış.
görsel1
görsel2

Ön tarafta şimdilik aklıma gelenler bunlar. Arkaya geçelim.

Arka 3 koltuk birbirinden bağımsız olarak ileri geri ve yükseklik ayarı bulunuyor. Tamamen yatırılamıyor sadece. Konforu ise had safhada. Tabii ki süspansiyonun izin verdiği kadar. Arkada 3 kişi, her biri sanki tek başına oturuyormuşçasına rahatça yolculuk edebiliyor. Cam tavan akşamları ve geceleri mükemmel bir ortam oluşturuyor arkada. B sütunlarına yerleştirilen hava kanalları arkayı serinletmek için yeterli güce sahip. Hiçbir şekilde şaft tüneli gibi bir çıkıntıya yer vermeyen zemin dümdüz oluşu ile tüm rahatlığı önünüze seriyor. Ayrıca zeminde gizli 2 adet göz mevcut.
Bagaj yükleme eşiği ve ağzı olarak ortalama bir citroen c1’i içine alacak kadar büyük. Hatta bunu deneyecektik de elimizden bi kaza çıkmasın diye bulaşmadık. (şaka şaka, ciddiye alanlar olabilir)

Sürüş;
Öncelikle bir minivandan bahsettiğimizi de göz önünde bulundurarak, bir babanın arabada çocukları varken çıkabileceği limitlerin üzerinde limitlere sahip Picasso. Yani evet virajlarda oldukça fazla yatma söz konusu ama viraja kaçla girdiğinize bağlı. Minivanı alıp da gazlamanın, o viraj senin bu viraj benim kovalamanın bir anlamı yok. Sakin kullanımlarda gayet uysal ve akıcı bir sürüş karakterine sahip. Kullanılan turbonun boyutu da ortalama bir seviyede olduğundan şanzımanda hiçbir sıkıntı yaşamayan araç, çok az bir süre turbonun dolması için vakit kaybediyor ve sonrasında 300 nm’lik tork iyi ara hızlanmalar gerçekleştirebiliyor. Yani sollamada, ara hızlanmalarda, gerekli yerlerde hızlanma konusunda hiçbir sıkıntı yaşatmıyor.

Önden kaymaya oldukça dirayetli yapısı ile kafadan açmalar veya kopmaları çok yaşamıyor. Sadece gövde bir bütün olarak açılıyor viraj içlerinde. Böyle bir gövdeye normal bir tutum olduğunu söylemem gerek.

Vitesi manuele alırsanız bir süre devir çevirmenize izin veriyor, otomatikteyken de eğer paddle shifler ile küçültürseniz devir çevirerek istediğiniz komutu yerine getiriyor. Aynı şekilde yükseltmek için de komutlarınıza uyuyor. Sadece manueldeyken vites küçültmede birazcık isteksiz. Şanzıman gerçekten çok başarılı. Hiçbir yığılma, gecikme, bekletme söz konusu değil. Motor ile uyumu da yeterli seviyede olmuş.

Süspansiyon kasislerde veya benzeri engellerde bir rahatsızlık vermese de, bozuk yollarda veya çukurlarda birazcık çalışma aralığında sıkıntı yaşayabiliyor.

Fren pedalının hissi, hissizlikten ziyade dozajlı olarak belirlenmiş. Yani dokunduğunuz anda sıkıca tutup size rahatsızlık vereceğine, daha dozajlı tutarak ilk tepkilerde ani fren yapmaktan kaçındırıyor. Fren performansı ise gayet yerinde.

Genel donanım ve yalıtım;

Donanımsal olarak dikkatimi çeken şeyler, şerit takip, sensörler, geri görüş kamerası, adaptif farlar gibi özellikler oldu. Şerit takip sistemi, sizi şeride sokan bir sistem değil öncelikle onu belirteyim. Sadece uyarı yapıyor. Ama şeritleri oldukça iyi okuyor. Özellik açıkken sinyal vermeden şerit değiştirirseniz şoförün kemerini oldukça sarsıntılı bir şekilde sıkarak sizi uyarıyor. Öndeki araca çok yaklaşırsanız uyarı veriyor. Bir de hız sabitleyici devrede iken bazen öndeki aracın hızına göre hızını ayarladığını gördüm. Ama bu özellik gerçekten var mı yok mu bilmiyorum. Sonrasında deneyemedim tekrar. Birkaç kez bunu yaptı. 50’ye sabitlediğim halde önümdeki araç yavaşladıysa yavaşladı ve sonrasında tekrar hızını arttırdı. Bilen birisi aydınlatsın bu arabada adaptif hız sabitleyici var mıydı?

Sensörleri oldukça hızlı ve işlevsel çalışıyor. Hareket halinde iken de eğer makas gibi tehlikeli hareketlere girerseniz, çapraz sensörlerin tehlike algılaması sonucu makas attığınızı anlıyor ve sürücü yolcu kemerini sıkıyor. Ani frenlerde de çok kontrollü bir şekilde kemerleri sıkarak tehlikeyi güvenli hale getiriyor. Geri görüş kamerası Cactus’de olduğu gibi plakanın en sonuna yerleştirilmiş ve beyin oto kontrol olarak kamera açısını ortadan algılarsa sorun yaşayabiliyor. Kılavuz çizgilerine uyarsanız eğer bir sorun olmuyor.

Adaptif farlar ise gece sürüşlerinde acayip eğlenceli bir hale geliyor. Hafif dalgalanmalı efektini gördükçe direksiyonu sabit tutamıyorsunuz.

Yalıtım konusunda dizel bir motoru oldukça içeriye geçmeyecek seviyede başarı yakalamışlar. Alt devirlerde motor sesini kabine almasa da devir arttıkça motor sesi de duyulmaya başlıyor. Bu gayet normal bir şey. Yol sesi ise yaklaşık 100 km üstünde gelmeye başlıyor, büyük yapısı ve büyük camlardan da rüzgar sesi gelmeye başlıyor.

Yakıt tüketimi;

Aracı aldığımda daha bayraktar holdingden çıkmadan kilometreyi sıfırladım. Sıkışık İstanbul trafiğinde full klima açık bir şekilde kullandıktan sonra yakıt tüketimi 5.5 gösteriyordu. Eco modu kapalı ve hiçbir şekilde uysal kullanmadım tabii ki bu sıralarda. Çok daha sportif bir kullanım stiliyle kullanırsanız, yani ani hızlanmalar ve birazcık da aracı sıkıştırırsanız bu değer şehir içinde 7 litrelere çıkıyor. Genel vereceğim tüketim değerleri ise şöyle

Hepsi full klima açık
Şehir içi, sportif kullanım; 7.3 - 7.9 arası
Şehir içi, sakin kullanım; 5.3
Şehir dışı ortalama 110-120 km hız; 5.2 litre değerlerini gördüm.

Sonuç;
Genel donanımlarıyla, gücüyle, ve içerideki ferahlığı ile hoşuma giden bir aile otomobili oldu. Ailemin olsun, bol bol gezsin, arkada da ne taşıyorsa taşısın isteyeceğim bir model. Biz gençlere hitap ediyor mu? Tabii ki hayır. Fakat biz gençler kullandığımızda içimizde baba olma güdüsü doğurduğunu söylemem gerek. Hele o dikiz aynanın üzerine yerleştirilen ufak geniş açılı aynının aracın içini tamamen görmesi ile arkada çocuklarım otursun istiyorsunuz. Cam tavan + büyük ön cam ile çok ayrı bir hava oluyor içeride.

picasso görsel
okurken kör olabileceğiniz incelemedir. Kaç kişi buluşup teste çıktınız !!
ucundan kıyısından dahil olduğum günce.

öncelikle aracın içerisinde hayran kaldım. evet biz gençlere hitap etmiyor olabilir belki ama ailemin olsa tatile çıkmak için kesinlikle babamdan bu arabayı isterdim. arkadaşlarını da yanına aldın mı al sana mis gibi tatil yolculuğu. hele bir de 1 haftalık tatile 4 valizle gelen kız arkadaşınız varsa bagaj mükemmel alternatif. çok konuşursa da cam tavan + ön camdaki güneşlikleri açarak yüzüne yüzüne güneş vurmasını sağlayabilirsiniz.

içerisinde hayran kaldığım şeyleri söyleyeyim. öncelikle eşya gözlerine aşık oldum. ortadaki fişin olduğu göz ve kol dayamanın altındaki sürgülü göz gerçekten valiz olmuş. torpidoya elinizi sokuyorsunuz kolunuzu kaptırıyorsunuz. konsoldaki malzeme çok güzel ve ellemeden duramıyorsunuz.

yüksek hızlarda rüzgar sesi alıyor evet ama manzara manzara dolaşıp izlemek için mükemmel bir görüş açısına ve ortama sahip.

gözüme çarpan eksik bir yanı ses sisteminin çok da iyi olmayışı idi. onun dışında pek bir şey gözüme çarpmadı. bu arada teste katıldığım süre zarfı içerisinde genelde sürücü koltuğundan ziyade yolcu koltuğunda oturdum. sürücü koltuğundan çok daha eğlenceli ve ferahlatıcı bir ortam sağ koltuk. arabada 4 kişi aynı anda telefonumuzu şarj edebiliyorduk.

netice itibariyle ben bir aile otomobili olarak picassoyu çok sevdim. olası bir makyajla da hataların düzeltileceğini umuyorum.
Otomobili kullanmadım ama içinde yolculuk ettim, bu güncede değil farklı bir zamanda ama.

Şunu söyleyebilirim ki bence Picasso piyasadaki en başarılı MPV'lerden biri. Tamamen kabin için üretilmiş bir otomobil, her yerinden bir göz, eşya koyma alanı çıkıyor. Ayrıca bence tasarımı da çok şık.

E az da yakıyor, bir MPV'den başka ne bekleyebilirsiniz ki?
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri