Hibrit teknolojilerin ve elektrikli otomobillerin gün geçtikçe yer edindiği şu dönemde bir bmw i3 incelemesi yazmamak olmazdı. Evet ülkemizde bunun çok büyük bir alt yapısı yok ama bu olmayacağı anlamına gelmiyor. Dilerseniz gelin geleceğin çocuğu bmw i3 incelemesine başlayalım.

Aslında sizin de elektrikli otomobillere karşı bir ön yargınız varsa eğer i3’ü mutlaka gözden geçirmeniz gerek. Çünkü BMW onu resmen “insanlığın elektrikli otomobillere karşı olan ön yargısını yıkıp darmaduman etmek için hazırlamış.” O da gelecekten geliyor. İçine bindiğiniz zaman kendinizi Jetgiller ailesinden hissediyorsunuz.

Tamamen farklı, gelecekten gelmiş iç tasarımıyla sizi mest etmeyi ilk andan başarıyor. Dışarıdan küçük gibi görünse de içerideki yaşam alanı gayet kaliteli, ferah ve geniş. Arka diz ve baş mesafesi gayet yeterli. Arkada oturulmuyor diyenleri anlamıyorum. 1.85 boyumla arkada da gayet rahat oturabildim.

Konsol çok farklı ve çevreci bir tasarıma sahip. Evet bir bmw geni ekran kısmına doğru gene var ama diğer bmw modelleriyle aynı olmayan bir şeyler var. Sanki önünüzde çok yönlü, çok kullanışlı bir sehpa veya çalışma masası duruyor gibi hissettiriyor. Bu arada bu konsolun da opsiyon listesi mevcut.

Sunroof’un perdelikleri şoför tarafı ve sağ tarafa bölünmüş durumda. Ortadan bir sütun geçiyor fakat sunroofu tamamen açtığınızda o tek parça halinde açılıyor. Ortada bulunan sütunun hem tasarımsal hem de B sütunun yokluğundaki sağlamlığı arttırma amacıyla yapıldığını düşünüyorum. İsteyen taraf kendi perdesini çekebiliyor böyle de bir artısı var tabii ki:) B sütunu yok ama kapı içlerine entegre edilmiş durumda. Yani kapıları açtığınızda görünmese de kapılar kapalı iken gövdede bulunduğu kesin.

Her zaman söylediğim gibi fazla katalog bilgisi vermek istemiyorum ama konu böyle fütüristik bir tasarım olunca mecburen teknik veriler üzerinden konuya değinmek gerekiyor. Günümüzde kullanılan binek otomobillerden bile kolaylıkla alamadığınız 170 beygir (125kW) gücü arka tekerleklere iletiyor BMW i3. Yani performans olarak ona elektrikli bir otomobil demenizin imkânı yok. Ya da ön yargılarımız sağ olsun biz elektrikli otomobilleri, hep güçsüz, sessiz sedasız işe yaramaz olarak görüyoruz. Bizim için ne kadar çok ses o kadar çok güç demek oluyor belki de.

0-100 hızlanması 7.2 sn olan BMW i3 gerektiği yerde istediğiniz gibi atik davranmayı başarabiliyor. Tork eğrisi tıpkı bir atmosferik motor gibi doğrusal ilerliyor. Yani her devir bandında altınızda güç var. Tabii ki amacımız hep ekonomik sürmek fakat gideceğiniz yer kısa veya şarj istasyonu varsa eğer gaza basmaktan çekinmeyip keyfini almak gerek. BMW i3 de diğer elektrikliler gibi hiçbir şekilde sesini çıkarmıyor. Motor sesinden ziyade içeride hiçbir şekilde yol sesi ve rüzgar sesi de almıyor. Yalıtım gayet başarılı. Araç dışarıya suni bir çalışma sesi veriyor ki yayalar onu fark edebilsin. Aracın dış tasarımı da bu göreve yardım eder nitelikte. Çünkü onu her açıdan fark edebiliyor ve gözünüzü bir süre alamıyorsunuz.

BMW i3’ün tasarımında genel olarak “en az sürtünme” felsefesi göz önünde bulundurulmuş. Bu sebeple lastikler bile 155 mm genişliğinde. Ne kadar az alana temas ederse onun için o kadar iyi. Bu otomobil size ekonomiyi kesin olarak öğretiyor.

BMW i3 de en son eskiyecek parça hiç şüphesiz fren pedalı. Sürüş özelliklerine direkt bu konudan başlamak istiyorum. Alıştığınız diğer otomatik araçlara benzemiyor gaz pedalı. Çoğu zaman fren pedalını kullanmaya ihtiyacınız kalmıyor çünkü gaz pedalından ayağınızı çektiğiniz an motor çok seri motor freni yapmaya başlıyor. Çok seriden kastım bildiğiniz fren yapmışcasına araç yavaşlıyor ve duruyor. Yani durmak için fren pedalına basmanıza gerek yok gayet gaz pedalı ile bu aracı kullanabiliyorsunuz. Fakat bunun için uzun ve sıkıntılı bir alışma süreci gerekiyor. Nitekim benim açımdan alışma süreci biraz uzun sürdü, pedallara olan davranışım içgüdüselleşmiş olabileceğinden ve günlük hayatımda manuel araç kullandığımdandır diye düşünüyorum. Gene de günlük hayatında da otomatik araç kullananlar için bile bu sürecin aynı olacağını düşünüyorum. Trafik ışıklarına yaklaştığımızda otokontrol olarak ayağımı gazdan çekiyorum ve bu da beni çok erken yavaşlatıyor, öyle ki yokuş aşağı bile gaz pedalından ayağınızı çektiğiniz an aynı işlem gerçekleşiyor.

Hibrit teknolojinin de temelinde yatan kinetik enerjiden elektrik üretme mantığıyla aynı, fakat burada görev alan içten yanmalı bir motor değil, tamamen kendi elektrikli motoru. Sonsuz veya çok fazla bir menzil katkısı sağlayacak kadar rejenerasyon gerçekleşmese de motora mutlak bir katkısı olduğu kesin. En uzun kat edilen mesafe 185 km olarak belirtiliyor fakat bizim böyle bir imkanımız olmadı. Tahminimce 150 km civarı yapacak seviyede kullandık aracı.

Menzili yeterli seviyede mi?

Yeterli fakat tatminkar değil. Gönül isterdi ki 230-250 km civarı bir menzil olsun. Fakat hemen de belirtmek isterim ki menzil konusundaki tartışmalar benim için bir anlam ifade etmiyor. Çünkü BMW size bu aracı alın, şehir dışı yolculuk yapın gibi vaatlerde bulunmuyor zaten. Kaldı ki gerekli alt yapıların sağlanılması halinde gayet uzun yol yapabilme söz konusu olacaktır. BMW i3’ü şehir içinde ve kısıtlı menzilde kullanacağınızı bilerek ve isteyerek satın alıyorsunuz. Yani bu bir Porsche 911 alıp da ondan bagaj hacmi istemek gibi bir şey oluyor. Yüklü miktar para veriyorsunuz ve bir bagajınız bile yok. Evet, çünkü bunu bilerek isteyerek ve görerek alıyorsunuz. Marka da size böyle bir vaatte bulunmuyor zaten.

(15 dk'lık hızlı şarj istasyonları alt yapılar sağlanarak şehirler arası yollarda bulunursa, çok rahat uzun yol dahi yapılabilir.)

Süspansiyonlar serte yakın seviyede. Ayarları dozunda kullanılan bu süspansiyonlar bu kadar ince lastiklere rağmen size kötü hissettirmiyor. Çok büyük çukurlara girmediğiniz sürece içeride rahatsızlık veren bir durum söz konusu olmuyor. Kasislerden geçişlerde de üzerine düşeni yapıyor. Arkadan çeker olmasının hevesi ile bu araçla yanlamak isteyebilirsiniz fakat araçtaki elektronik sistemler buna pek de müsaade etmiyor. He çok yanlamak isterseniz de sizi kırmıyor. Sonra adınız "herif i3 ile yanladı yaa"ya çıkabilir. Gerek yok bence. Diğer otomobillerdeki gibi bu tutuş özelliklerini tamamen kapatma imkanınız yok.

Diğer bmw modellerinden de alışkın olduğumuz şekilde i3’ün de sürüş modları var. Bunlar;Comfort, EcoPRO ve EcoPRO+ olarak sıralanıyor. Diğerlerinin aksine sport tarzı yüksek performans veren modlar değil de aracın kullanımına uygun ekonomik modlar yaratılmış. Direksiyon tepkisinden bir değişiklik sunmayan bu modlar; gaz tepkisinde, hız limitinde, motorun kendi yaptığı frenlerde ve klima havalandırma konusunda değişiklikler sunarak en optimum ekonomiyi sunmaya çalışıyor.

Gördüğünüz üzere araçta B sütunu bulunmuyor. Dışarıdan bakıldığında tek kapı kolu ile coupe görünümü sağlanmış. Arka kapılar ters yöne açılıyor ve ön kapılar açılmadan açılmıyor. B sütununun yer almaması da gayet fütüristik bir tasarımken akla ilk olarak güvenlik konusu geliyor. BMW B sütununun yokluğunda hiçbir güvenlik zafiyetinden kaçınmamış ve neredeyse aracın en sağlam yeri yanları olmuş. Zaten hafif olsun diye aracın %90 seviyede malzemesinin yapımında karbon fiber kullanılmış, bunun da sağlamlığa oldukça katkısı olmuş.

Tabii ki Türkiye’de yaşadığımız gerçeğini göz önünde bulundurarak çoğunuzun aklında şarj istasyonları ve bunun alt yapısı gibi konular zuhur ediyor. Borusan Otomotiv bu konu için bir çok çalışma içerisinde. Hali hazırda çoğu Avm’de, Borusan servislerinde hızlı şarj istasyonları bulunuyor. Aracı satın alırken eğer isterseniz de evinize veya iş yerinize bir şarj istasyonu satın alabiliyorsunuz. BMW ayrıca şu anlık sadece IOS işletim sistemlerinde kullanılan bir uygulama geliştirip sunmuş. Aracınızla bağdaştırdıktan sonra akıllı kumanda olarak kullanabiliyorsunuz. i3‘ünüz şarjda ise şarj olma durumunu görebiliyorsunuz. Klimaları yönlendirebiliyor ve siz araca binmeden önce içeride olmasını istediğiniz sıcaklığı ayarlayabiliyorsunuz.

BMW i3’ün bataryalarının sıfırdan tamamen dolu seviyeye ulaşması yaklaşık 6,5 tl civarı tutuyor. Bunun karşılığında 130-160 km arası bir menzil yaptığınızı var sayarsak, ki varsayıma gerek kalmadan araç bu menzilleri zaten yapıyor. Bu en ekonomik dizelin yaklaşık 5 katı, benzinlilerin ise 8 katı kadar daha az maddiyat demek oluyor.

Test aracımızda park asistan paketi bulunuyordu. Paralel park konusunda sorunsuz işleyen bir park asistanı var. Günümüzde özellikle bayan şoförlerin oldukça işine yarayacak bir özellik olarak yükselmeye devam ediyor. Zaten BMW’nin sensörleri hakkında çok fazla bir şey söylemeye de gerek yok, sorunsuz ve son derece işe yarar şekilde çalışıyor.

BMW i3’ün garajınıza girmesi size 140 ile 188 bin lira arasında bir fiyata patlıyor. Tabii ki sabit kalmayan kurlar ve sürekli artan vergiler ile bu fiyatlara kesin bir sonuç koymak imkansız. Aracın geniş donanım yelpazesi karar veriyor bu fiyata. Bu fiyatlara alternatif çok mu? Evet çok. Fakat hep belirttiğim gibi, BMW i3 diğer otomobillere benzemiyor. Dengi fiyatlara aldığınız araçların yakıt tüketimleri ile i3’ü kıyaslamak mümkün değil. Üstelik BMW i3 üretiminden tüketimine kadar tamamen çevreci. Doğuştan elektrikli.

Yakında Beşiktaş sahilde önünüzü kesip “pardon bir iki dakikanızı alabilir miyim, çok kısa bilgi vereceğim” diyen greenpeace’ci bmw i3’ü görürseniz hiç şaşırmayın derim :))

Bundan sonra bir bmw i8 incelemesi paklar beni.

Edit; (ekleme) 24271 entrysinde de bahsedildiği gibi aracın menzili artıyor. Yani artık menzili çok kısa tarzı bir bahane de aracın önünden kalkacak gibi.
tümünü gör
ilgili galeri