istanbul için asla çözüm olmayacak ulaşım aracıdır. avrupada çok tercih ediliyor olması bisikleti medeni toplumlarım ulaşım aracı sınıfına çıkarmaz. avrupada şehirleşmeler geçmiş tarihi ve doğal dokuyu bozmayacak şekilde yapıldığı için dar alanlarda eski mimariye sadık kalarak yapılıyor. bunun sonucunda daracık sokaklar ve çok az park yeri ortaya çıkıyor. bir de adamların memleketi dümdüz ovalık arazi. isviçre alpleri dışında koskoca avrupada rakım farkı yok neredeyse. yani yokuş inip çıkmıyorsunuz. bunun yanında dengeli göç dağılımları var. nüfus belirli şehirlerde aşırı artıp bazı noktalarda bitme noktasına gelmiyor. aslında anlattığım şey istanbulun tam tersi durum. bizim ülkemizde sürekli istanbul'a göç durumu var. her 4 kişiden biri İstanbul'da yaşıyor ve bu kaos büyümeye devam ediyor. benim işimle evim arası 21 km ve bu bana normal geliyor. motosikletle 15-20 dakikada gittiğim için çabuk vardım diyorum. peki bunu bisikletle nasıl sağlayabilirim, birisi açıklayabilir mi? elin hollandalısı 2 km uzaklıktaki işine tabi ki de bisikletle gider, gelsin burada 2 ayda afrikalı atletlere dönmezse her bildiğim yalan.

bisiklet bir kültürdür. kültür kelimesi iyi ya da kötü bir anlam içermez. geri kalmış ülkelerde de çok yaygındır. hatta ülkemizde Adana ve Konya'da da çok yaygın olarak kullanılmaktadır. İşe bisikletle gittiğinizde kimse size orada uzaylı görmüş gibi bakmaz. bu iki şehrimiz de kabul edilebilir seviyede büyük ve inanılmaz düzlüktür. yani bisiklete elverişli ortam olursa bizim insanımızda biner.
tümünü gör
ilgili galeri