Bugün Senna güncesine kısa bir karakter analiziyle başlıyorum. Ardından McLaren macerası gelecek...

Karakteri
Senna oldukça karmaşık karakteriyle tanınırdı. Hatta bazı açıklamalar ve davranışlarından çift karakterli bir tavır sergilediğini görüyoruz: Yarış otomobili içinde acımasız, savaşçı ruhlu, yenilgiyi kesinlikle hazmedemeyen (88’de Monako’yu kazanamadığı için saatlerce ağladığı bilinir), otomobil dışındaysa sevecen, utangaç, alçakgönüllü ve kibirli.

Bundan dolayı çelişkili bir yapı ortaya koyardı. İstediğini elde ettiğinde, üzerindeki baskı azaldığında yarışçı kimliğinden uzaklaşır daha ‘insani’ özellikleriye ön plana çıkardı. Sezon dışında ülkesine gitmeyi çok sever, ailesi, arkadaşlarıyla vakit geçirirdi. Bu sıralarda kesinlikle yarış atmosferinden bahsetmez, kendisini bu strese sokmazdı.

İnançlı bir kişiydi Senna. Hayatında çok kez farklı zamanlarda Tanrı’nın varlığını yanında hisseettiğini söylerdi. 1988’de Suzuka’da Prost’u geçip, şampiyonluğu kazandığı yarışın son turunda Tanrı’yı gördüğünü söylemiş ve bunun kendisine büyük bir güç verdiğini açıklamıştı.
tümünü gör
ilgili galeri