Hayatımın yaklaşık %70"ini kapsayan durumdur.
Yaşamım, hayat tarzım, herşeyim arabalar üzerine kurulu.
Ki zaten çocukluktan beri böyleydi.
Hatta arabalar için başka bir ülkeye bile yerleşmek "zorunda" kaldım.
Tabi hiçbişey umduğum gibi gitmedi orası aynı.
Atalarımızın sözüyle açıklayacak olursam;
"Kaz ararken evdeki tavuktan oldum".
Benim için "araba" bir yaşam tarzıdır.
Uzun süredir arabam yok, ehliyetime el konuldu.
Hayatımın tadı yok, sanki şehirde yaşam durmuş gibi.
Yani arabalar benim mutluluk kaynağım.
2 gün motor sesi duymayınca kendimi çok garip hissediyorum, güzel bir araba görünce bir sigara yakmak geliyor içimden.
Bilemiyorum hayatımda arabalar olmasa ne olurdu.
NOT:Eğer benim gibi dil bilmiyorsanız, başka bir ülkeye yerleşmeyi aklınızdan dahi geçirmeyin.
Gereğinden fazladır.

Bazen düşünüyorum da otomobil icat edilmeseydi ne ile uğraşacaktım diye, cevaplayamıyorum. Bütün hayatım bu diyemem ama yıllarca dergilere yaz, eğitmenlik yap vs. derken bir yerlere geldik.

O kadar saçma bilgi kaynakları ve apaçi forumlar gördüm ki ara sıra sektörden uzaklaşmak istedim. En azından burası sayesinde içimden geçen her şeyi yazabiliyorum, yaşasın sözlük.
OTTO , Diesel , Maybach , Benz , Lenoir , Rochas , Daimler vs bu adamların sayesinde hayatımızdaki yerini aldı .

2 yoruma da %100 katılıyorum . Bazen arabalara çok ilgiliyim diye arkadaşlar takılıyor ama ben de böyleyim . Yani sokakta bir BMW görünce mutlu oluyorum Bmwnin ayrı bir yeri var gerek çocukken babamın kucağında kullandığım E36 3.20 gerek büyüdüğüm zaman tek başıma km ler yaptığım E60 5.20D . Belki size garip gelmez ama gerçek hayatta şaşırıyorlar . Ne bileyim güzel bir V8 homurtusunu gözlerimi kapatıp dinlerim farklı dünyalara giderim .

Bunda en büyük etken araba kullanırken genellikle yalnız kalıyoruz kendi kendime dertleşebildiğim , bağırdığım , kafamı topladığım , düşündüğüm benim mekanım yani kısaca .

İbiza cupra benim için sadece kırmızı küçük bir araba değil . Yoldaş o yoldaş . Neyse daha da garipleşmeden bitireyim.
lüksten ziyade ihtiyaçtır.
Kesinlikle yaşam tarzıdır.
Kendim yaya konumunda yürürken araçlara kırmızı ışık yandığında ben de duruyorum arkadaşlar. Siz düşünün otomobilin hayatımdaki yerini.
yürürken arkadan bir ses duyduğumda arkama dönmek yerine dikiz aynası hizasında soluma bakıyorum, benim için de yeri bu işte.
gideceğiniz yerden ziyade gittiğinizde park yerini düşünmenizi sağlayan durum. bağımlısı olduk hatta kendimizden çok, onu düşünür olduk.
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri