yalnız araba kullanan biri için çok da yadırgamadığım hissiyattır. ölmekten korkmak bir yana dursun; kaza yapmak bile aklının ucundan geçmez. hatta kendini arabanın ve yolun tek hakimi gibi görürsün. sen ne istersen o olacak sanırsın. bu yıllarca da sürebilir. müthiş bir sürücü olursun. hatta diğer arabalar nasıl senin gibi gidemiyor, neden aynı virajı senin hızınla alamıyorlar, neden seri araba kullanmıyorlar (bakın hızlı değil, seri en azından) diye için için sitem edersin. kontrolü kaybedebileceğine asla inanmazsın.
bir gün kontrolü; yanında sevdiğin biri varken kaybediverirsin. saçma sapan bir kaza yaparsın. yanındaki insanın hayatının senin ellerinde/ayaklarında olduğunu idrak edersin, o kazada saçının teli bile kopsa çıldırırsın, kendini affetmezsin. bir daha asla ne o altındaki makineye, ne o yola, ne o virajlara, ne o en son tamponuna bitişik gittiğin öndeki arabaya güvenmezsin, güvenemezsin.
ondan sonra kendin için değilse de yanındakilerin başına bir şey gelir diye korkarsın araba kullanırken.
bunları nereden bildiğime gelince; tahmin etmek çok zor olmasa gerek.
ben mi; yalnızsam ve başka kimseye zararım dokunmayacaksa; araba kullanırken ölmekten korkmam. en azından sevdiğim şeyi yapıyor olurum.
tümünü gör