Yerli markamızın spor modeli olan Anadol STC-16 1974-75-76 yıllarında 176 adet üretilmiştir.Adındaki Stc kısaltması ''Süper Türk Canavarı'' olarak bilinir.Tasarımını Belçika Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisi mezunu Yüksek Resim Master dereceli olan Eralp NOYAN yapmıştır.Fiberglastan üretilen otomobilin gücü 67 beygirdi.Kalabalık Türk aileleri için uygun olmayan 2 kişilik yapısı ve Türkiye de spor otomobil kültürünün yerleşmemesi yüzünden Devrim gibi yarım kaldı.Otosan firması bu sebeplerden dolayı zarar edince Anadol Stc-16 nın üretimi durdu.
Bir tanesini Serdar Bostancı'nın garajında gördüğüm otomobil. Aslında zamanında ne kadar güzel işler yapmaya çalıştığımızın en güzel örneklerinden.
Zaman makinesi 1973 adlı yerli filmin başrol oyuncusu da diyebiliriz kendisine . Gerçekten tasarımı süper bir araç . Çalışır yürür durumda bu araca sahip olan tanıdığı olan var mı acaba ? Babam bakıyordu bu araçtan bilgilendirirseniz sevinirim .
rahmetli Erdoğan Gönül'ün otosan adına inisiyatifi, vizyonu ve inancı ile spor otomobil üretme kararı üzerine bir grup mühendisin kolları sıvayarak ortaya çıkardığı, aslında ülkenin en büyük nimetlerinden birisi olan otomobil.

Sahi hiç düşündünüz mü, o yıllardan bu yıllara kadar gelebilseydi belki de neler olurdu? Düşünsenize ağzımız açık baktığımız 67 mustang'lerin günümüze kadar gelen 2015 modellerini, kaç nesil önceleri, kaçıncı nesilleri sokaklarda dolaşıyor. Bir anadol stc'nin belki de 2015 modelinin sokaklarda dolaştığını. pistlere çıktığını, Türk mühendisliğindeki açıkları, artıları, eksileri olarak otomobili tartıştığımızı. Japonlar dayanıklıdır, almanlar iyi yol tutar, amerikanlar kükrer gibi kalıplardan bir tanesinin de Türk otomobil mühendisliğinde olduğunu?

Aracın devrim ile karıştırılmaması gerekiyor. türkiyede üretilmek üzere, tamamen türkiyede tasarlanan ve üretilen, türkiyenin otomobil macerasını başlatan otomobil stc-16'dır.

(Ekber Onuk'un anlattıklarına göre)
ilk olarak 3 adet üretilenlerine o zamanların dilinde "job one" deniyordu. yani bir numaralı iş. seri üretim için yapılmış resimlerle, seri üretim için yapılmış takım ve kalıplarla, seri üretim öncesi arabanın üretimine job one deniliyor. Bunlardan birisi ingiltereye testlere gönderildi, bir tanesi reklam ajansına verildi, bir tanesi ise 40 gün içerisinde 50.000 km yapmak için otomobilin yaratıcısı mühendislerin eline bırakıldı.

o zamanlar ismi geçen mühendisler sabahın erken saatinde otosandan aracı alıp doğru hiç durmadan ankaraya, ordan tekrar istanbula doğru "t" plakalı stc'ler ile 40 gün boyunca kesintisiz yolculuk yaptı. Nedir "t" plaka? "test aracı" olduğunu belli etmektedir bu t plaka.

ingilterede de crash teste tabi tutulan ilk yerli otomobilimizdir kendisi. o zamanlar motor yapmak etmek bu kadar kolay olmadığı için ve maliyetleri çok yüksek olduğu için çarpışma testlerinde motor çıkarılarak yerine aynı ağırlıklarda çimento torbaları doldurulmuş.

o zamanlar belki de piyasa veya ülke şartları spor bir otomobil kabul edecek konumda değildi. Kaldı ki o zamanlardan bu zamana yerleşerek süre gelen bir kültürümüz olmadığı için şuanda da ülke durumu pek yerli spor otomobil kabul edecek konumda değil. başta söylediğim gibi keşke o yıllardan bu yıllara kadar gelebilseydi de biz de ülkemizde hem bundan dolayı gelişen yerli otomotiv sektörü sayesinde spor araba da olsun binek araba da olsun kendi markalarımızı kullanabilseydik.

sonuca geleyim başlıktan uzaklaşmadan; her zaman bir grup mühendisin veya tek bir delinin çıkıp da bir mühendislik harikası ortaya çıkarmasını kendimi bildim bileli sevmişimdir. paganiler, koenigsegg'ler noble'lar bunlara örnektir şimdi. Tabii ki ferrari'ler lamborghini'ler de zamanında cesaret ve inanç eseri olarak birkaç mühendisin, tasarımcının kolları sıvaması ile ortaya çıkmıştır ama onlar çok eskiydi. Yani anlatmak istediğim, endüstriyel devlerden ziyade, belki de işin sonunda kar gütmeden, sırf bir sürücü otomobili ortaya çıkarmak için bu işe cesaret edip belki de sadece 2 katlı bir atölyede ortaya çıkan bu süper araba üreticileri. (hepsi şuanda kar ediyor evet bu ayrı)

Anadol STC ise gözümde hep böyleydi. bir grup mühendisin, bütün imkansızlıklara rağmen elinden çıkmış o güzel otomobil. sonu nereye varıyor biliyor musunuz? Stc görevinde yer alan birçok kişinin hali hazırda yaptığı, geliştirdiği ve ürettiği yerli otomobil üreten Onuk firmasına gidiyor. (bkz: onuk sazan) yani aslında yerli otomobili yapacak beyinlere de, fikirlere de, mühendislere de sahibiz. hatta yerli bir spor otomobile bile sahibiz ama, ne yazık ki ülkemizin kim ne giydi, kim özerklik istedi, kim ona ne dedi, kim buna ne dedi gibi şeylerle uğraşmaktan; endüstriye, mühendisliğe, milli değerlere, yerli malına ayıracak ne vakti zamanı, ne de bütçesi var.

yakında bir anadol stc ve yerli otomobil maceraları üzerine günce yapalım diyorum. var mısın?
ks. sport turkish car 1600 veya sport touring coupe 1600.
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri