• / 2
almanız için benzinliğinizin olması gereken arabalardır ve aşırı derecede fazla yakıt tüketirler.
Ülkemizde alınması en büyük hata olan arabalardır.
Bu arabalar için seçtiğim Atasözleri;
(bkz: su gibi içiyor)
(bkz: ocağa incir ağacı dikmek)
(bkz: muscle car)
Genel olarak konfor ve hacim odaklı araçlardır. Ekonomi ve donanım arka planda kalır.

Motorları büyüktür; benzinden yana sıkıntıları olmadığı için silindir sayısı ve motor hacmi performans kriterlerinin başında gelir. Hacim konusunda sıkıntıları olmadığı için kocaman kaputları olur. Ayrıca tork bandı geniş olmasına rağmen düşük devir çevirebilirler.

Ekonomi arka planda olduğu için ticari araçlarında bile çoğunlukla benzinli motor vardır. Hayvan gibi pikapları binek araç olarak kullanırlar (ki tır bile çekebilecek güçtedir bunlar). Yakıt tasarrufunu hesaplarken de bir galon ile kaç mil mesafe katedebildiklerine bakarlar (bkz: Mpg).

Hacim konusunda bayağı müsriflerdir; Şehirleri Avrupa'nın aksine tarihi bir geçmişe sahip olmadığı için yayıla yayıla planlanmışlardır sokakları, otoparkları. Eh araçları sığdırma kaygısı olmayınca içinde de yayıla yayıla gidilebilecek araçlar üretmişlerdir. Park sensörü kamera falan da anca ihtiyaç olursa...

Teknolojik gelişmeler konusunda biraz ağırdan alırlar. Pazar zorlamadıkça olabilen en ilkel teknolojiyi kullanmaya meyillidirler. Bu durum hem iç mekan hem de motor için geçerlidir. Hala karburatörlü üstten subaplı motorlar üretirler. Keza dashboard üzerinde kurcalıyacak pek oyuncak bulundurmazlar, cruise control ve navigasyon yeterlidir.

İç mekanda da fazla beklentileri yoktur. Şurda yumuşak plastik burda sert plastik, yok koltuk altı cebi, kol dayama altı gözü falan bunlara önem vermezler. Sade temel ihtiyaçları karşılayan rahat bir iç mekan yeterlidir. Lükse meraklısı varsa da gider premium modellere bakarlar, yani standartları düşüktür.

Rahatlık en büyük unsur olduğundan çok nadir manuel şanzımana sahip olurlar. Çaldığı Corvette manuel olduğu için süremeyip yakalanan hırsız bir tek Amerika'dadır.

Süspansiyonları yumuşaktır; yolda ne var ne yok fazla hissetmezsiniz, en fazla jöle gibi savrulursunuz. Dolayısıyla virajlarda pek güven vermez.

İş bu entry geçmiş amerikan araçlarınının genelini kapsar. İstisnalar olabilir ve günümüz rekabeti karşısında değişmeye mecbur kalmışlardır.
yenisi de
eskisi de
polisi de
itfaiyesi de
jipi de her zaman için çok geniş, lüks ve konforlu görünüme sahip olan arabalardır.

her gördüğümde içim gidiyor, çok geniş be!
Aynı performansı veren Avrupalı rakiplerine göre daha basit dizaynlıdırlar ve sanıldığının aksine daha az yakarlar.
300c 3.0 CRD sehir ici 10 litre yakiyor 510 NM tork yol tutusu prestiji cabasi on yargiyla yaklasilmamasi gerekir
(bkz: aşk)
bir rivayete göre zamanında amerikada hiç viraj yokmuş ve amerikan arabaları bu yüzden viraj kabiliyeti olmayan araçlar imiş. Tabii ki rivayet ne kadar doğrudur bilinmez ama teknik anlamda virajda götü başı dağıtacak, kontrolü zor otomobiller oldukları kesin. Daha önceki entrylerde de bahsedildiği üzere günümüz rekabetinde tabii ki yol tutuşlarını eleştirmek pek doğru olmayabilir.
Benzer performanstaki tüm rakiplerinden acayip ucuzdurlar, ucuza üretilmişlerdir, ucuza üretilmek için üretilmişlerdir.
atmosferik,V8 ve benzinli olanı makbuldür. ve (bkz: yayla gibi araba)
  • / 2
bunlar da ilginizi çekebilir