Alfa Romeo 166 (Tipo 936),1998-2007 yılları arasında üretilen üst orta sınıf otomobil modelidir. Araç, Walter de Silva tarafından tasarlanmıştır. 2003 yılında makyajlanmıştır. Sadece sedan versiyonu bulunmaktadır. 164'ün yerini alan 166, 156 ile başlayan tasarım akımını takip eder. 156'nın gizli arka kapı kolları bulunmamakla birlikte arkaya doğru yükselen yapısı, önden arkaya uzanan kırışıklık çizgisi ve bu çizgi üzerine konumlandırılmış kapı kolları benzer tasarım diline işaret etmektedir. Makyaj öncesi serinin ön panjuru ise 156'nın ön panjuru kadar derin inmemektedir; bu daha muhafazakar yapı ile ön plaka aracın ortasında konumlandırılabilir. Benzinli motor seçenekleri 2 litre Twin Spark ile başlamaktadır. Bu modellerin hemen üzerinde 6 silindirli benzinli motorlar bulunur. 2.0 TB modeli 6 silindirli daha büyük motorlardan türetilmiş turbo destekli bir ünitedir. Motor ailesinin üst ucunu ise 3.0 ve 3.2 litre V6'lar doldurur. Dizel motorlarda ise 2,4 litre hacimli, 5 silindirli birimler bulunmaktadır. Bu motorlar ilk seride 136hp güç ve 304Nm tork üretirken yeni serilerde 140, 150, 175 ve 185hp seçenekler ile bulunabilmektedir. Süspansiyon sisteminde önde çift salıncak, arkada çok noktadan bağlantılı bağımsız süspansiyon tasarımı kullanılmıştır.
3 litrelik V6'sını kullandığım da çığlıklar attığım arabadır.
Sesi, hissiyatı, mekanikliği ve alfa kafasına hayran kalmıştım, o gün bugündür Alfa Romeo severim.
Bu arada: (bkz: bağımsız süspansiyon vs torsiyon çubuğu), umarım anlatabilmişimdir.
Görüp de beğenmeyeni olmayan otomobil.
Hem güzel, hem aklı başında hem de sportif durabilen nadir otomobillerdendir.
2 litre Twin Spark modeli ile hepimizin bir gazlamışlığı vardır, sırf bu yüzden Alfa Romeo severim.
Üretildiği segmente bakınca ağır başlı olmasını beklediğim, ama direksiyonuna geçince defalarca orgazm olduğum arabadır. (2.4 Jtd) 166'dan önce 145 , 156 ve 159 kullanmıştım. Ağır arabadır, sakindir, konfor odaklıdır diyordum. 17" jantları ve 40 yanak lastikleri göz önünde bulundurursak konforlu bir araç. Ama asıl olay koltuklarda bitiyor, oturmadan anlayamazsınız. Dizel olmasına rağmen size sunduğu motor sesi inanılmaz, resmen tahrik ediyor. Hele o direksiyon, gözlerini kapatıp süresiniz geliyor, çevirdiğim en samimi direksiyon olduğunu söyleyebilirim.İç mekan oldukça güzel, belki sürücüye 156 kadar özel hissettirmiyor ama sınıfı için oldukça iyi. Malzeme ve işçilik kalitesi elbette E serisi ya da 5 serisi kadar iyi değil. Ama ortadaki ekran harika. Tüm 166'larda standart. Yol bilgisayarı,klima,müzik sistemi,navigasyon, araç telefonu bu ekrandan kontrol ediliyor, kaset çaları ve cd changer mevcut. Arabanın en ciddi sıkıntısı tork steer olayı. Lastikleriniz çok iyi değilse, ani gazlamalarda kısa bi süre kafasına göre gidiyor :D
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri