2.0 Quadrifoglio modeline sahip olduğum ve her kullandığımda tekrar aşık olduğum araba. Ancak birçok güzel özelliğinin dışında birkaç tane de kötü özelliği var.

Motor... 2 litre, 6500'de 150 beygir veriyor ve 7200'e kadar dönüyor. Açık hava filtresi olmamasına rağmen müthiş bir emiş sesine sahip. Kat iptali yaptırmayı düşünüyorum ama orjinal hali bile oldukça havaya sokuyor. Bu motora verdiğiniz komutlarsa über gergin gaz teliyle iletiliyor. Gazlarken çok büyük haz veriyor ama trafikte 1-2. vites giderken sağ ayağınızı mikron mikron hareket ettirmeniz lazım, aksi takdirde yolculuklar ''biraz'' sarsıntılı geçiyor. Yakıt tüketimiyse deponun 60litre olmasından dolayı az gibi düşündürüyor ama pompa başında 'vay babayın kemiğine' dedirtiyor. Direk olay abi 290liraya depo mu dolar? Hayır asıl üzüldüğüm 20 lira atınca ibre kımıldamıyor tribe giriyorum acaba pompacı benzin koymadı mı diye.

Şanzıman oranlarıysa 3 hariç kısa. Neden 3 hariç, 3'e atınca duvara çarpmış gibi hissettiriyor. Bu aslında birazda benim arabaya kıyamayıp devir dönmemem ve 3'e attığımda güç bandının düşük olduğu yere denk gelmemden kaynaklanıyor (vtec altı 'swh'). Yinede daha kısa olabilirdi.

Başka bir özelliği ise Q olduğu için alçak ve sertiz. Köpek gibi tutuyoruz, ön kule gergimiz de sağolsun tepkilerimiz çok net ama bozuk yollarda kabusa dönüşüyor. Geçen hafta gözümden yaş geldi yemin ediyorum, içim gitti, yapmamam gerek dedim ama eve gitmek zorundaydım. Deri koltuklardan, yürüyenden, plastiklerden, her yerden ses geliyordu. Kısacası etap sevdalısı ben, bozuk yollara tövbe ettim. Belki o kadar vahim değildir bilmiyorum ama leylek speckullanmaya o kadar alışmışım ki işkence gibi geliyor bozuk yollar.

Tutuyor demişken, okuduğuma göre boxer motorlular ts'lerden çok daha iyi tutuyormuş. Kullanmadığım için kıyaslayamam ama Quadrifoglio'yu birde benden dinleyin. Öncelikle beni oldukça şaşırttı. Ben daha çok fransızlar gibi her liftoff'a selamünaleyküm diyen hiperaktif bir kıç beklerken oldukça olgun ve herşeyi sürücünün istediği gibi yapan bir araba çıktı. İletişimi süper, nefis bir şasisi var, yaptığı herşey olmasını istediğiniz gibi. Biraz gövde salınımımız var ama eğlenceyi kaçırmıyor çünkü kullanırken kendinizden geçiyorsunuz. Ama bu zevke yükseklerden nail oluyorsunuz sebebine gelince koltuk en alçaktayken bile yükseksiniz. Arabanın içine gömülmeyi sevenler pek hoşlanmayabilir.

Direksiyon turu oldukça az ve keskin, Alfacı ustaların 'Quick Rack' dedikleri bir sistem. Garavel usta gibi ''hop burdayım'' diyebiliyorsunuz (tamam da neden ordasın?). Ama tam da bu yüzden dönüş çapı 11m civarında ve şehir içinde ''otobüs mü kullanıyoruz amk'' dedirtiyor.

Birde parça fiyatları kısmı varki en şenlikli kısım. Diğer markalara göre fiyatlar daha pahalı termostat 170tl mesela. Ama Twinspark motor 300bine yaklaşmasına rağmen hala daha 0-100'ü 8.5-9sn civarlarında. Alfistalar genelde arabalarına iyi bakan titiz adamlar oluyor. Bilinçli birisi tarafından kullanılmış bir Alfa kesinlikle üzmeyecektir diye düşünüyorum.

Gelecek zamanda daha editlerim bu postu, o zamana kadar hatunla biraz vakit geçireyim ;)
tümünü gör
ilgili galeri