Alfa Romeo, 1910 yılında İtalya'nın Milano şehrinde, Milano'lu aristokrat bir aile tarafından kurulmuş olan bir otomobil üreticisidir. Özellikle 1960'lı yıllarda Avrupa'da popüler bir marka haline gelen Alfa Romeo, 1986 yılında Fiat'a katılmıştır. Yönetimi Fiat'ın elindedir. Ürettiği spor model otomobillerle dikkat çeken Alfa Romeo, ilk zamanlar kamyon, minibüs ve troleybüs gibi çeşitli vasıtaları da üretse de daha sonra sadece binek otomobil üretmeye karar vermiştir.
Çok özel ve çok özenilmeyen bir otomobil markasıdır. Hastasının sayılı " başka araba sevemem" dediği sevmeyeninse nispeten haklı biçimde "emeen alfa mı bozulur o" şeklinde burun kıvırarak yaklaştığı markadır. Sabah marşa basarsın ve yüzün güler hiç birşeyi takmazsın. Zaten marş bastığında yüzü gülmeyecek kimse almaz onu. Yüzü gülmeyenlerin en düz mantıkla olaya bakışı " en güzel alfa arkadaşımın alfası" mantığıdır. Güzel ülkemizin uzaktan sevilen aracıdır. Halbuki 155 ve 156 döneminin en teknik araçlarındandır. Çok bilinmesede otomobil yarışlarının en eski markalarından biri hatta babasıdır. Hala daha bunları üretebilmekte ama pazarlayamamaktadır (bkz: alfa 8c)
(bkz: alfa 4c)
Çok güzel ama güzel olduğu kadar hızlı bozulan arabalar üretmekle ünlü otomobil üreticisi.
Anonima Lombarda Fabbrica Automobili
Neden Alfa Romeo?

1. Alfa'lar çok benzin yakar. Sen o kadar zengin misin?
Madem öyle alın işte size kendinizi zengin göstermek için fırsat: Özellikle 1,6 lt hacimli twinspark motorlar standart kullanımda aynı sınıfta ve benzer ağırlıktaki rakiplerinden çok farklı bir tüketim değerine sahip değillerdir. 2004 model 1,6 156 sadece İstanbul şehir içi dur-kalk trafiğinde kullanıldığında yakıt tüketimi 10lt/100 km civarındadır. Bu, araçlardaki yol bilgisayarından alınmış bir veridir. Otoban kullanımında ise bu rakam 6lt civarlarına doğru düşmektedir.

Fakat yukarıdaki bu iddiayı doğrulayacak durumlar da olacaktır. Alfa'nın kalbi herşeyden önce sportif ruha sahip motorudur. Devir arttıkça hırçınlaşan motor sesi sizi daha fazla gaza basmaya teşvik edecektir. Elinizin altında devir kesiciye girerken bile hala hızlanmaya devam eden bir makine varken makul bir kullanım tarzı belirlemek tamamen sizin sabrınıza ve kulaklarınızı ne kadar tıkalı tutabileceğinize bağlıdır.
2. Alfa Romeo'nun yedek parça sıkıntısı vardır. Araban serviste çürür.
Bunu diyenin otomotiv sektörü ile olan ilgisinden kuşku duyun. Alfa Romeo distribütörlüğünün 2001 yılında Zeytinoğlu Grubu'ndan TOFAŞ'a geçmesinden sonra bu konuda hiç bir sıkıntı kalmamıştır.
Yetkili servislerin dışında Alfa'nın Türkiye'deki ilk modellerinden beri hizmet veren özel servisler de gayet kaliteli hizmetlerini sürdürmektedirler. Eğer bir Alfa sahibi, aracının uzun süredir parça beklediğinden bahsediyorsa bilin ki standart olmayan, aksesuar grubuna giren bir parça yüzündendir.
3. Alfa'lar dayanıksızdır, hemen bozulurlar. Aldıktan 3 gün sonra bozulan Alfa'lar varmış.
Vardır muhtemelen ama onlar da kaza yapmıştır herhalde. Fakat, özellikle yeni nesil Alfa'ların resmi otoritelerin kayıtlarına giren arıza istatistikleri bu iddiaları çürütmektedir.
Her ne kadar Alfa'ların üretim kalitesi Japonlar kadar olmasa da Alfa'ların bu suçlamayla karşılaşmasının ana nedeni kullanılan malzemeden çok işçilik problemleridir.
Her marka araçta olduğu gibi elbette Alfa'larda da bazı kronik sorunlar ve hassas parçalar vardır. Twinspark motorlar için başı çeken sorun varyatör adı verilen motor parçasıdır. Motorun torkunu belli bir devir aralığında düzenli dağıtmayı ve çekiş gücünün devamlılığını sağlamayı amaçlayan bu parça yağsız kaldığı durumda bozulmaktadır. Her ne kadar bu parçanin bozulmasi motorun işleyişini ve performansını etkilemese de ilk çalışma anında çıkardığı ses rahatsız edebilmektedir. Ancak bu sorunda çözülmüştür.. Varyatör değişiminde servislerin taktıkları Valf sayesinde Varyatörün ömrü 50.000 km. ve üzerinde seyretmektedir..
Alfa modellerinin bir diğer hassas noktası ön takımlardır. Yüksek hızlarda rakipsiz bir stabilite ve viraj hakimiyeti sağlayan süspansiyon geometrisi ülkemiz şartlarında yol bozukluklarından olumsuz etkilenebilmektedir. Ancak bozuk satıhlarda özenli kullanımda süspansiyonlarla ilgili önemli herhangi bir şikayet oluşmamaktadır.
4. Alfa servisleri yetersizdir, bilgisizdir, kara cahildir vs.
Haddimize değil TOFAŞ'ı savunmak ama yetkili servisler düzenli olarak TOFAŞ tarafından eğitimden geçirilmektedir. Yeni nesil (147-156-166-159) Alfa'lar konusunda münferit olaylar dışında önemli bir şikayet duyulmamıştır. . Hatta normalde fren balatalarının garanti kapsamının dışında olmasına rağmen sırf fren yaparken gıcırtı sesi gelmesi nedeniyle Tofaş'ta garanti kapsamına sokulup yetkili servisler tarafından değiştirilmektedir...
Ayrıca unutulmamalıdır ki yeni alınan tüm Alfa Romeo modelleri 2 yıl mekanik garantiye sahiptir, ve bu garanti cüzi bir miktar ile 4 yıla kadar uzatılabilmektedir..
Ayrıca Birmot'lar servis bölümlerini FIAT ve Alfa Romeo için ayırma çalışmalarına başlamış olup, Alfa sahiplerine verilecek hizmet kalitesinin de arttırılması planlanmaktadır.
5. Alfa'lar güvensizdir. Sakın kaza yapma! Aman diyeyim…
2001 yılında yapılan Euroncap testlerinde Alfa'nın 147 modeli çarpışma testlerinde beş üzerinden üç yıldız almıştır. Bu skor bazı rakiplerden kötüdür ancak yandan çarpma testlerinde 147 beş üzerinden beş yıldız almıştır. 147 makyajlandıktan ve ekstra güvenlik donanımları eklendikten sonra tekrar bu teste sokulmamıştır.
156 modelinin euroncap tarafından yapılmış resmi bir testi bulunmamaktadır. 159 modeli ise testleri beş yıldız alarak tamamlamıştır.
Burada unutulmaması gereken nokta euroncap testlerinde, kaza olduktan sonra aracın gördüğü hasar üzerinden aracın ne kadar güvenli olduğunun belirlendiğidir. Yani, pasif güvenliğin dışında aktif güvenlik unsurları bu testlerde dikkate alınmamaktadır. Daha önce bahsedilen dengeli yapısı ve süspansiyon geometrisi ile Alfa'lar yıllardır yol tutuş konusunda haklı bir üne sahiptir. Standart haliyle bile bir Alfa'nın viraj kabiliyeti rakiplerinden kat kat üstündür ve yoldan çıkarabilmek özel beceri ister.
6. Alfa'nın 2. eli yoktur, alırsan elinde kalır.
İtalyan arabalarının 2. elde diğer markalardan biraz daha fazla değer kaybettiği bir gerçektir. Ancak giderek kötüleşen 2. el piyasasında artık diğer markaların da Alfa'dan aşağı kalır yönü kalmamıştır.
Alfa'lara 2. elde çok talep olmamasının nedenleri sizin de şahit olduğunuz kalıplaşmış düşüncelerdir. Alfa hiçbir zaman Türkiye'de geniş kitlelere satılmamış, dolayısıyla çok net bir kullanıcı görüşü oluşmamıştır. Çoğu bilgi kulaktan dolmadır. Eski modellerde yaşanan sorunlar ve üzerine Zeytinoğlu Grubu'nun düştüğü finansal darboğaz nedeniyle yedek parça temininde yaşanan sıkıntılar insanların kafasındaki Alfa imajını hakettiği yerin çok altına atmıştır.

7. Alfa'lar yürümez. Ben pejom ile Alfa'yı geçmiştim biliyormusun?
Allah iyiliğinizi versin. Kamera şakasıdır o.
Yine de en azından bu iddianın ilk kısmına ciddi bir cevap verelim: Alfa'ların motorları sınıflarının en yüksek beygir gücü değerleri arasındadır. Fakat bir aracın performansını belirleyen başka unsurlar vardır, aktarma organları, vites oranları ve ağırlık gibi. Bu unsurlar gözetilerek üretilen arabalarda başka konularda fedakarlık yapmak gerekir, ki konfor bunların başında gelir. Unutmayın ki Alfa'ların top modelleri dışında kalan modeller sadece performans amaçlı değildir. Alfa Romeo modellerinde performans/konfor dengesi iyi ayarlanmıştır. Ama sadece performans arıyorsanız yanlış yerdesiniz demektir.
Her üretici, ürettiği modellere bazı karakteristik özellikler atar. Genel olarak konuşursak Japon üreticilerde sorunsuzluk ön plana çıkar, Alman'larda konfor, İtalyan'larda ise hiç kuşkusuz estetik. İşte, Alfa Romeo'da üretim felsefesi de atak ve estetik araçlar yaratmak şeklindedir.
Sonuç olarak siz bir Alfa Romeo'yu beğendi iseniz bu arabayı gönül rahatlığı ile satın alabilirsiniz.. Bu arabayı aldığınızda dünya otomotiv tarihinden bir parça satın aldığınızı zamanla anlayacaksınız.. Aldığınız arabanın 1900'lü yıllarda hangi arabadan, hangi konseptten esinlendiğini hissedeceksiniz.. Buda size anlatılmaz bir haz verecek, Alfanızı daha çok seveceksiniz…
Sahi, Alfa Romeo'nun kullandığı Cuore Sportivo sloganının ne anlama geldiğini hiç bu açıdan düşünmüş müydünüz?
başlığa yakışır bir entry alan konudur.
Alfa severler olarak hiç bir platformda hiç bir zaman markaya çamur atmasına izin vermeyiz.
ayrıca son 5-6 yılı saymazsak hiç bir marka alfa kadar hisli bir araba üretmemiştir.
Mekanik dayanımı zayıf, uzun süre sorun çıkarmadan çalışması imkansıza yakın araçlar üreten bir markadır. Ama bunlara rağmen çok seveni vardır ki bu durum bence büyük başarıdır. Çok seveni olmasını alfa romeo marka araçların çoğunun kullanımının keyifli olmasına ve tasarımlarının gayet güzel olmasına bağlayabiliriz.

Özetle mühendisliği berbattır. Belli bir km'den sonra trim sesleri sürekli gelir. Ancak tüm bunlara rağmen bu kadar seveni varsa bu marka tek kelimeyle özeldir. Her şeye rağmen severiz. Saçma sapan tasarımların döndüğü otomobil dünyasında doğru dürüst- dikkat çekici tasarımlarına hep devam etmesini umduğumuz özgün üreticidir.
Özetle mühendisliği berbat değildir. Trim sesi ile mühendislik testi yapanların eleştirdiği markadır.

Buraya yazmak istemiyorum. Azıcık Alfa makinelerini, yürüyen aksam konusundaki yenilikleri ve sistemlerini, sürücü odaklı sürüş yapısını, yarış geçmişini araştırın. 15 dakika sonra otomobilinizden utanmaya başlarsınız. Alfa hatalarına rağmen güzelliktir, aynı zamanda mühendisliktir.
Son yıllarda imaj olarak bir şeyler kaybetmiş olsa da eski günlerine döneceğine inandığım İtalyan dev.
Dayımın zamanında pazarlık yapıldıktan sonra "armasında haç işareti var yeğen" diyerek vazgeçip almadığı araçtır.
  • / 3
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri