Öncelikle şunu söyleyeyim, 4 silindirli Mustang yeni bir şey değil. Şu linkte, geçtiğimiz haftalarda yazdığım Mustang haftası konusunda ikinci jenerasyona bakarsanız görebilirsiniz: Mustang haftası

Mustang tarihi boyunca değişimlere ayak uyduran bir otomobil olmuştur, başarısının sırrı budur. Burada farklı bir olayla karşı karşıyayız: Mustang ilk defa, 52 yıllık tarihinde ilk defa resmi olarak, bu çok önemli RESMİ OLARAK ilk defa Avrupa'da satılmaya başlandı. Bunun için Avrupa modelleriyle rekabet edebilecek bir takım değişiklikler gerekiyordu ki bağımsız süspansiyon en önemli değişimlerden biri olarak otomobile eklendi.

2.3 lt'lik motor tamamen Avrupa için üretildi, hatta otomobil ilk çıktığında ABD pazarında yoktu, sonradan eklendi. Eğer bu motor olmasaydı Mustang 3.7 lt, V6 motorla Avrupa'ya gelecek, eli boş dönecekti. Oysa Avrupa pazarında vergi dilimi emisyon üzerinden döndüğü için bu şekilde Mustang rakipleriyle mücadele edebilir hale geldi. ki 225 g/km çok da kötü bir değer değil, V8'in 280 g/km olduğunu düşündüğünüzde.

Olayı Türkiye olarak düşünmeyin, bizim ülkemiz motor hacmiyle vergilediriliyor, dünyanın çok az ülkesinde böyle bu. Adamlar bizi düşünerek değil Avrupa pazarını düşünerek yaptılar bunu. Bu yüzden fiyatın yüksek olması Türkiye'ye has bir şey, %145 ÖTV'den dolayı. İngiltere fiyatı 30.000 Pound'dan başlıyor çok değil, V8 ise 35.000 Pound.

Kısacası Mustang'e yapılan değişiklikler mantıklı, bunun mantıksız görünmesinin nedeni ülkenin vergi sistemi. Ford'un yanlış stratejisi değil...
tümünü gör
ilgili galeri