peşin not: cebinde istediği aracı gidip sıfır ve istediği donanımlarla alabilecek parası olan arkadaşların okumasına gerek yoktur. kriterlere göre insandan insana fark edecek hususlardır. kendim için konuşmam gerekirse:
öncelikle limitiniz sınırlıysa alırken kazanmalısınız. yani alabileceğiniz en iyi aracı, alabileceğiniz en uygun fiyata almalısınız. bunun için ilk referans kasko değeri listesi. evet çok doğru ve güncel bir liste değil ama fikir verir. yani kasko değeri 30 lira olan arabaya 45 lira verirken düşünmenizi sağlar. fiyatlar konusunda fikir edinmenin ikinci yolu da internet piyasası. internet araştırmanızda eğer 30 lira kasko değeri olan aracı 45 liradan aşağı bulamıyorsanız o aracın piyasa değeri bu civardadır ama beni pek çekmez. diyelim ki bütçemiz belli, fiyatlar konusunda da fikir sahibi olduk o zaman marka ve model belirleyebiliriz. aracı yılda kaç km kullanıyoruz? uzun yol mu şehir içi mi? araçta genelde kaç kişi olacak? otomatik mi manual mi? park yeri sorunumuz var mı? markanın servis ve parça fiyatları bütçemizi sarsacak mı? bu tip sorular elbette sizi yönlendirecek. ama benim için önemli başka bir konu var. aracın içiyle dışıyla güncel olması. bu konuda örnek olması için 3 büyük markanın 2015 yılı itibari ile en tutulan 3 aracını kullanacağım, audi a4, bmw 3 ve mercedes c.
1) audi a4, b8 kasası ile 2007 sonundan beri yani neredeyse 8 yıldır neredeyse aynı kasayı kullanıyor. yani yaklaşık 150bine alacağınız sıfır bir audi a4 1.8 tfsi (hatta 180 binlik 2.0 tfsi quattro) ile 2008 model ve 60-65 bine bulabileceğiniz bir audi a4 tfsi ın içi neredeyse aynı. dışına gelirsek farlardaki ufak makyajlar dışında aman aman bir fark yok. o zaman ben 2008 model 100 bini aşmamış bir audi a4 alır. 150 binlik konforu taş çatlasa 70 bine mal ederim. motor güncellemeleri, aracın 7 yıldır kullanılıyor olması, makyajlı farlar için 80 bin fazla veren arkadaşları da asla kınamam. tercih meselesidir.
2) bmw 3, 2005 den 2008 a kadar e90 kasa kodlu aracı sattı. 2009-2012 arası bu kasayı makyajladı. 2012 de f30 kasa kodlu bambaşka bir araca geçti. yani bmw de 2. elde hesaplı güncel bir araç almak mümkün değil. ya 90bin üzerine çıkıp 2012 üstü bir f30 alınacak ya da e90 a dönülecek. ama burada audiden ayrılan ufak bir fark var. audi 2015 araçlarında, bir alt sınıf olan a3 ve kıyasladığımız a4 içerisinde bambaşka kokpitler kullanırken bmw f20 kasa kodlu 1 serisi ve f30 kasa kodlu 3 serisinde neredeyse aynı kokpiti kullanıyor. yani 60 bin civarında bulabileceğiniz bir 116i ve 135bin civarında satılan sıfır bir 3.20 ied neredeyse aynı kokpiti kullanıyor. böyle bir durumda ben 1e bakarım ama 3 alan arkadaşa da saygı duyarım. bu sene 1 makyajlandı o da ayrı bir durum tabi.
3) mercedes c, 2008 den 2011 e kadar w204 kasa kodlu genelde 1.6 kompressor aracını sattı. 2011 de araç makyajlandı. makyaj diyorum ama aracın 1000 üzerinde parçası değişti. arka görünümü hariç dışında ve kokpitinde ciddi değişiklikler oldu ve 2013 e kadar bu makyajlı kasayı kullandı. kasayla beraber motorda da ciddi değişiklikler oldu 1.8 litre cgi 7gtronic otomatik şanzımanla satıldıysa da vergi politikası yüzünden 2012 ortasında yeniden 1.6 5 vitese dönüldü. 2014den itibaren de güncel w205 kasa kodlu araca geçildi. 2008 c serisi ile 2015 c serisi arasında ciddi bir güncelleme olduğu için bu markada da 2. el hesaplı güncel bir araç bulmak mümkün değil. ancak bana göre bu markada mantıklı olan da 2011 sonu 2013 arası satılan w204 fl. hatta 1.8 cgi 7gtronic olursa şükela. araç dışıyla sıfırına kafa tutacak kadar yeni. ama asıl önemli nokta içi. 230 bin civarı satılan 2015 mercedes e serisi (mercedes e250) ve 2012 mercedes c serisi kokpitleri ciddi benzerlikler taşıyor. direksiyondan multimedya ekranına. klima ve cd çalar düğmelerine kadar neredeyse aynı. kısacası bu markada da seçimim kesinlikle w204 fl c180 olur.
bu örneklerden sonra aracımızı seçtikten sonra geriye aradığımız aracı bulmak kaldı.
ben bugüne kadar galeriden araç almadım. belki tanıdığım galericiler ve bildiğim olaylar olduğundan ama yine alana da saygı duyarım. aracımı sahibinden ararım ve işinde gücünde, sakin tipler olmasına dikkat ederim. hatta pimpirikli detaycı tipler tercihimdir. güven veren bir satıcı bulduktan sonra geriye 3 şey kalır.
1) test sürüşü, kesinlikle motoru dinlerim. anladığımdan değil ama motor sesinde bir anormallik varsa genelde bu fark ediliyor. ya da siz dinlerken satıcı panikle açıklama yapma gereği duyuyor. sonra direksiyon vites hatta paspas gibi yıpranmaya müsait aksesuarlara bakarım. ve son olarak mümkün olduğunca aracı zorlarım. ani gaz-fren, rampa ve tümseklerde araç size ne olduğunu söyler.
2) servis ve sanayi, araç servis kayıtlıysa ve bakımları hep orada yapıldıysa ne ala. değilse önce kendi ustasıyla görüşür sonra random bir ustaya sorarım. boya benim için pek önemli değil (kaput bile olsa) çünkü araç parça değişimi olmadan boyanabildiyse hasar genelde ufaktır. ama komple boya ve hatta sadece tavanda ve direklerde boya düşündürür. değişen parçası olan araçlara pek yanaşmam. ama kaportadan önemlisi yürüyendir. motor şanzıman kesinlikle %90 dan iyi durumda olmalı.
3) sigorta sorgusu, plaka ve şase numarasını ayrı ayrı sorgularım. (sadece 5664 le değil tanıdığınız bir sigortacı vasıtasıyla da. çünkü pert kaydı telefon sorgusunda görülmez.) küçük rakamlı hasar kayıtlarına takılmam. satıcının anlattıklarıyla hasar kayıtları uyuşuyorsa gerisi teferruattır.
hepsine birer tik attıysam notere geçebiliriz.
tümünü gör
ilgili galeri