Hyundai’nin son zamanlardaki atılımlarından biriyle karşı karşıyayız yine.

test konuğu; i20 coupe 1.4 MPI
1.4 litre atmosferik motoru 100 beygir güç, 134 nm tork değerine sahip. Şanzıman ise manuel.

Tasarım;

Son zamanlarda hyundainin tasarımlarını oldukça beğenmekteyim. Tucson’dan sonra sanırım en beğendiğim tasarım i20 coupe oldu. Normal i20’den ayrılan yönleri tabii ki var. Ön taraftaki ızgaranın tam zıt olması, önde de arkada da bumerang şeklindeki sis farları ve profildeki büyük değişiklik bunlardan bazıları.

Profilde ise alçalan tavanın altında hemen büyüyen kaslı çamurluklar ve omuz çizgisi i20 coupeyi kaslı göstermeyi başarmış. C sütununa doğru giden siyah detay ise sportif görünümü kazandırmada yardımcı olmuş. Mercan rengi de dikkat çektiği hususlar arasında yerini alıyor.

Netice itibari ile tasarımı oldukça dikkat çekiyor ve görüldüğü an normal i20 olmadığı anlaşılıyor. Hep beni mi buluyor bilmiyorum ama trafikte de yine oldukça dikkat çeken bir otomobil oldu ve kendisi hakkında çoğu kez sorulara maruz kaldım.

Tasarım konusunda benden tam puanı alıyor. İçinde kendinizi mutlu hissedebileceğiniz bir coupe.

Kabin;

Kabine girdiğinizde ilk etapta gözünüze çarpan mercan renkli detaylar çok hoşunuza gidiyor. Konsol oldukça sade ve hilelerden uzak tutulmuş. Klasik bir iç tasarıma sahip olan Hyundai i20 coupe oldukça kullanışlı detaylara yer vermiş. Klima kumandaları, müzik sistemi gibi birçok şey rahatlıkla ayarlanabiliyor. Ortada kocaman işlevselliği olan dokunmatik bir ekrana yer verilmemiş. Onun yerine daha minimal, eski modellerden hatırladığımız ufak bir ekran kullanılmış.

Direksiyon simidi üzerinde yer alan tuşlar da gayet işlevsel ve kullanışlı. Elinizi sürekli müzik sistemine atmanıza gerek kalmıyor. Çoğu Hyundai modeliyle aynı yapıya sahip zaten direksiyon. Birazcık daha dolgun olmasını isterdim.

Km göstergesi de yine diğer Hyundai modellerinden bildiğimiz şekilde, gayet sade ve okunaklı olmuş.
Vites topuzunda kullanılan mercan rengi yine sportif hissedeceğiniz bir detay. Vites kutusunun ise birazcık sesli olması vitesin tamamen sportif hissettireceğinin garantisi. Vitesin arkasında telefonunuzu cüzdanınızı koyabileceğiniz bir göz mevcut, üstünde ise usb, aux, 12v girişleri mevcut.

Kol dayama ileri geri gitmiyor ama boyunuz ortalama olarak 1.80 üzeriyse kol dayamayı ileri geri yapma ihtiyacı duymuyorsunuz. Birazcık kısa boylular için geride kalıyor ama ben 1.85 olduğum için bu sorunu yaşamadım. Kol dayamanın içinde de gayet yeterli bir eşya gözü mevcut.

Ön koltukların sürüş pozisyonunu olabildiğince alçak konuma getirebiliyorsunuz. Eleştirilecek pek de bir sürüş pozisyonu yok. Yani istediğiniz konumu bulmakta zorlanmıyorsunuz. Yanal destekleri ise ortalama düzeyde.

Arka koltuklara geçtiğimizde ise 1.80 civarı sorun yaşamazken, ben birazcık bacaklarımı açtığım takdirde yine baş mesafesinde bir sıkıntı yaşamıyorum. Evet arkada bunalanlar olabilir ama opsiyonel olarak alabileceğiniz sunroof, arkada bunalanlar için güzel bir ferahlatıcı detay olabilir. Kaldı ki önde oturanlar için de güzel bir detay sunroof.

Bagajı ise b segmenti bir otomobil ve coupe yapısı ile gayet uygun geldi bana. Tamam içine ailecek bir şeyler yükleyemeyebilirsiniz ama 311 litrelik bagaj hacmi gayet yeterli gibi görünüyor.
bagaj

Sürüş;

Sürüşe geldiğimizde ise, aracın atmosferik 1.4 litrelik motoru 6000 devirde 100 beygir güç ve 3500 devirde 134 nm tork üretiyor. Bu değerler düşük görünüyor evet. Özellikle torkun olmayışı alt devirlerde canınızı sıkabilir. Fakat hyundai’nin bu coupe ile gazlamak gibi bir hedefi yok. Oldu ki gazlamak istiyorsanız da birazcık yüksek devirlerde dolaşmanız gerekiyor. Anlatayım;

Öncelikle 6 ileri manuel vitesin, oranları kısa tutulmamış. Yani aslında ekonomi de yapabileceğiniz bir vitese sahip. 6000 devirde tüm gücünü ortaya koyan i20 coupe, öncelikle 3000 devirden sonra canlılık gösteriyor. 5000 devir civarında gezerken ise gerçekten atik olduğunu söyleyebilirim. Yani ara hızlanmalar ve sollamalar gerçekleştirmek istiyorsanız, 2 vites birden düşürmeniz gerekebiliyor. 6.viteste 80 km hızla gidebiliyorsunuz ama bu sıralarda 1500 devir civarlarında dolaşıyor oluyorsunuz. Çok ani bir hızlanma gerçekleştirmek istiyorsanız vitesi 3’e almaktan hiç çekinmeyin. Evet 6’dan 3’e alınır mı yuh dediğinizi duyar gibiyim ama atmosferik motorun devir çevirmede bir sıkıntısı yok. 3’e aldığınızda ortalama 5500 devir civarında yakalayacak olan i20 coupe, inanamayacağınız şekilde atik olacaktır. Bunları neden anlatıyorum, çünkü ilk etapta herkes tarafından güçsüz görülecek bu arabayı, hitap ettiği gençler birazcık hızlı kullanmak isteyebilir. Hızlı kullanmanın anahtarı ise 5000 devir üzerinde gezmek. Bunun da yakıt tüketimine olumsuz etkileyeceğini söylemekte fayda var.

Çok sert girdiğiniz virajlarda ise kafadan kayma eğilimleri gösteriyor. Lift off yapmak istediğinizde arkasını getirmekten ziyade gövde bir bütün olarak geliyor ve direkt olarak şeride giriyor. Tabii ki esp’nin müdahalesi çok gecikmiyor. Kaputu açtığımda gördüğüm bir şey ise zaten ufacık motorun, aracın ön aksının da önüne yerleştirilmiş olmasıydı. Viraj karakterine etki eden etkenlerden birisi de bu olsa gerek. Çünkü ön aksın arka tarafında yani kabine doğru olan kısımda oldukça boşluk söz konusu idi. Motor konumlandırılması ile birazcık daha uğraşılması gerektiğini düşünüyorum. Onun dışında yol tutuşu konusunda pek sıkıntı yaşamıyor i20 coupe. Limitlerinde dolaştığınız zaman istediğiniz viraja istediğiniz şekilde girebiliyorsunuz. Çok fazla önümü arkamı savurayım meraklısı bir otomobil değil. Oturaklı ve dengeli olduğunu söyleyebilirim.
motor

Vites geçişlerini ise çok beğendim. Vites kutusundan bahsettiğim gibi birazcık sesli ve tok vites geçişlerine sahip. Sportif kullanımlarda size iyi şeyler hissettirebiliyor.

Süspansiyon;

Tatlı sert bir süspansiyon karakteri belirlenen i20 coupe şehir içinde düşük hızlarda hiçbir rahatsızlık vermiyor. Hatta araçta 1-2 kişiyseniz konforlu olduğunu söyleyebilirim. Fakat 4 kişi binerseniz işler değişebiliyor. Haliyle coupe bir otomobil olduğunu göz önünde bulundurmak gerek. Araçta ağırlık var ise çoğu kasisten de dikkatli geçmeniz gerektiğini hemen söyleyeyim. Tatlı sertliği virajlarda ise çok fazla yana yatmamasına ve birazcık da olsa tutunabilmesine katkı sağlıyor.

Yalıtım ve yakıt tüketimi;

Yalıtım konusunda motor gerçekten çok sessiz. Alt devirlerde sesini duymuyorsunuz. Ne zamanki 4000 devir üzerine çıkarsınız o zaman motor sesi geliyor. Tabii ki aracı 4000 devir üzeri kullanmak istiyorsanız zaten o an sportif bir sürüş yapıyorsunuz demektir ve o sıra motorun sesini duymayı mutlaka isteyeceksinizdir. Yol sesi ise 100 km hızların üzerinde gelmeye başlıyor.

Sunroof açıkken 40 km hız civarında fazlaca uğultu sesi gelmeye başlıyor. 60 km hız üzerine çıktığınızda bu uğultu kesilerek yerini rüzgar sesine bırakıyor sadece, bu gayet normal.

Yakıt tüketimine geldiğimizde ise, ben aracı ilk aldığımda birazcık nasıl gidiyor nasıl kaçıyor diye açıkçası 5000 devir altına hiç düşmedim. 2.viteste 70’le falan gidiyordum. Ortalama 1 gün civarı aracı böyle sportif kullandım. Yakıt tüketimi ise 8.4 gösteriyordu. Klima da full açıktı.

Sonrasında ekonomi kasmak istedim birazcık. 1-2 gün şehir içinde yine full klima açık düşük devir kullandım. Ekonomi kastığımda ise yakıt tüketimi 6.0 litre gösteriyordu. Tabii ki bunlar şehir içi verileri. Şehir dışı ekonomik kullanımda düşeceğini tahmin ediyorum. Şehir dışına doğru sürme imkanım maalesef olmadı.

Fiyat;

Fiyatı bakımından bakarsanız Hyundai i20 coupe çok farklı bir yere konumlandırılmış şekilde ve gerçekten iyi hissettirebiliyor. Çok çok hızlı bir otomobil olmayabilir evet ama gayesi de bu değil. Ufaktan da bir turbo kullanılmış olup 140 hp üzeri bir güce sahip olsaydı bu fiyat bandında olmayacağını da söylemeliyiz. 56.350 TL’lik fiyat etiketi ile bu segmentte rakipsiz olduğunu söyleyebilirim. Muhtemelen olası bir turbo kullanılışında bu fiyat 70.000 tl civarını görecekti.

Rakipleri var mı evet var. Örneğin 1 litrelik fiesta red rakibi olabilir. 140 beygirlik fiesta red’in baz satış fiyatı 69.140 tl.

Yine 1.4 litrelik turbo beslemeli 150 hp’lik Polo BlueGT, opsiyonsuz baz fiyatı 70.300,00 TL.

Sonuç;

Evet bu iki rakip güç ve sürüş bakımından belki i20 coupe’den üstün olabilir ama günümüz şartlarında Hyundai’nin belirlediği bu fiyat politikası gerçekten takdire şayan olmuş. Güç bakımından zaten rakip olarak kıyaslamıyorum ama segmentindeki coupe araçlara baktığımızda karşımıza bu liste çıkıyor. Fiyat/performans olarak da rakipleri karşısında hanesine en büyük golü yazıyor bence Hyundai i20 coupe.



görsel1
görsel2
görsel3
görsel4
görsel5
görsel6
görsel7
görsel8

görsel9
görsel10
görsel11
görsel12
görsel13
görsel14
görsel15
görsel16
görsel17
içerdeki mercan rengi detayların gayet göze battığı model. ancak genel olarak başarılı sayabiliriz. f/p dedi mi, sıfır araç alacakken tercih edilesi.
fiyat politikası sayesinde satmasını beklediğim otomobilin incelemesi. bu arada tasarımına 10 üstünde 9 puandan az veren insan değildir.
benim de birazcık olsa inceleme fırsatı bulduğum test.

vites geçişlerindeki ses ve tokluk yüksek devirlerde gezdiğiniz süre zarfı içerisinde gerçekten sportif hissettiriyor. hyundai'nin üzerine yapışan negatif algıdan da ufak ufak kurtulması yolunda atılan bir adım olarak görüyorum i20 coupe'yi. bence gayet başarılı olmuş.

içeride dikkatleri çeken mercan renkli detaylar gerçekten güzel hissettiriyor. iç aydınlatmaları kuvvetli. koltuklar oldukça sportif.

dış tasarıma zaten söylenecek çok bir söz yok. viraj aydınlatma görevi gören sisler direksiyonu topladığınızda aniden sönmek yerine yavaşça sönüyor. bu güzel bir detay. arkada oturduğum zaman da çok sıkılmadım açıkçası.

şimdilik gözlemlerim bu kadar.
yine ağzı açık bırakan bir inceleme olmuştur. ellere sağlık. incelemenin kendisine gelecek olursal hyundai'ye olan son zamanlardaki olumlu bakış açımı iyice perçinlemiştir.
i20'nin biraz pohpohlandığı inceleme. araç fazlasıyla güçsüz. devir yüklediğimizde bile tatmin etmiyor. dış görünüşü fena değil ancak iç mekanda büyük sıkıntılar mevcut. tam parasına göre araba.
56.350 TL'lik satış fiyatıyla dikkat çeken bir otomobildir.

Aracı ben de epey kullandım ve şunu söyleyebilirim ki bu otomobil kesinlikle 90'lı yıllarda Opel Tigra'nın yaptığını yapıyor: Yani uygun fiyata, makul bir performans, sıradışı bir tasarım ve küçük motor. Bu yüzden aslında hepimiz bu sınıfta bir coupe'ye alışkınız sadece unuttuk biraz, Hyundai bize hatırlatıyor.

Hee bir coupe olarak performanslı mı değil ama sürüşü keyifli. Hafif (1085 kg) ve kompakt bir yapısı olduğu için çevik bir otomobil ve son derece kararlı bir tutuşu var. Fiyat/sürüş keyfi konusunda rakipsiz olduğu söylenebilir, çünkü rakipler bu fiyata ya alternatif sunmuyor ya da coupe'leri yok.

Bu fiyata kabinden çok şey beklememek gerek, zira ekranın küçük oluşu gibi detaylar can sıkıcı olabilir ama bence her şey yeterli. Daha fazlasını bekliyorsanız daha fazla para vermeniz gerek. Turuncu detaylar standart olarak eklenmişken gövdenin turuncu rengi için 700 TL vermeniz gerekiyor.

Kabinde turuncu rengin dışında göstergelerde Coupe'ye özgü fontlar gibi başka markalarda hiç rastlamadığımız detaylar var. Bence bu tip şeyler kendini özel hissettirme konusunda iyi bir iş çıkartıyor.

Şehir içinde yeteri kadar konforlu, sportif kullanımda yeteri kadar keyifli. Kusurları yok değil elbette var ama 56.000 TL'ye sıfır bir coupe alacağınızı düşündüğünüzde pek de bu kusurları görmüyorsunuz.

Şunu unutmayın; Hyundai unutulmuş bir sınıfı yeniden canlandırıyor.

Modern zaman Tigra'sına merhaba deyin...
O fiyatlara zaten kimse polo gti veya polo bluegt performansi ve kabin kalitesi beklemez. Dogru fiyat politikasi ama ikinci ellerin onunu kesecegini dusunuyorum 55 60 bin liraya duzgun polo gti bulmak mumkun
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri