2013 yılında sıfır olarak 47.200 tl’lik bir satış fiyatı ile aldığım seat ibiza cupra model arabamın test sürüşü yazısıdır.

Daha henüz ötv illetine zam yapılmamışken aldım kendisini, o ara satılmakta olan hızlı ve ucuz otomobillerden birisiydi. Dolu bir 1.6 tdi ibiza’dan daha ucuzdu bu arkadaş. İnanılmaz mantıklı bir seçimdi yani. Şu anki satış fiyatları ikinci elde bile 55.000 tl bandında, sıfır 1.8 litre motorlusu ise yaklaşık 100.000 tl.

Arabayı sipariş ettiğimde de biliyordum ki kabin malzemeleri çok kaliteli değil, en azından bir volkswagen polo gti kadar iyi değildi. Aldığım zaman bunu bilerek teslim aldım, o yüzden içime çok oturmadı. Evet kapı içleri çok sert, gösterge paneli hizası kısmen yumuşak plastik. Ben herhangi bir trim sesi ile karşılaşmadım 15.000 kilometre boyunca ama dışarıdaki sesleri içeriye alıyordu.

Koltuklar rahat, destekleri yeterli ama keşke siyah beyaz olmasaydı demiştim. Arabanın tasarımına uymuyormuş gibi geldi her baktığımda. Bunun dışında direksiyon üzerinde hiç bir tuş yok ki bu çok can sıkıcı. Radyo, yol bilgisiyarı gibi fonsiyonların hepsi ayrı ayrı kollar ile komut alıyor. Bu da performanslı sürüşlerde elleri direksiyondan çekmek demek, hot hatch diye satılan bir otomobilde daha iyisini beklerdim. Ses sistemi gayet yeterli, aux çıkışının da ses kalitesi gayet güzel. Bu konuda hiç bir problem yaşatmadı.

Şanzıman ve motorun uyumu oldukça iyi, özellikle şanzıman sportif kullanıma çok uygun. İstediğiniz gibi vites küçültebiliyor, inat edip küçültmeme gibi bir durum yok. Motor zaten bildiğimiz bir motor, bendeki cth kodlu olandı. Cth kodlu olanlarda yağ eksiltme oldukça az, bunu söyleyebilirim. Aynı şekilde cth kodlu olanlar cav kodlu olanlardan çok daha hızlıydı, stock olan iki otomobilde cth olan 4-5 boy hızlıydı.

Gelelim can sıkıcı iki konuya; fren ve süspansiyon.
Süspansiyon rezaletten hallice, araba düz yolda bile top gibi sekiyor. Tümseklerden sonra bounce etmesi çok zaman alıyor ve yeterli değil. Yüksek hızlarda küçük bir çıkıntıya denk geldiğinizde hayatınızı riske atabilecek kadar kötü diyebilirim. esp zaten kapanamıyor, bence bu yüzden. Kapanırsa patlayan patlayana durumu oluşabilir. Bilstein B8 amortisör ve eibach spor yay ile bu sorunu çözmüştüm.Arkası da çok oynak, bu eğlenceli bir detay. Lift off’te hemen arkası geliyor.

Fren mevzusuna gelecek olursak.. Arabada 288 mm’lik çük kadar diyebileceğimiz fren diskleri vardı, bu diskler yine aynı şekilde çok güçsüz bir fren kaliperi ile geliyor. İlk basışta dahi fren namına bir şey bulamıyorsunuz, piste falan çıkarsanız ikinci üçüncü frende pedal en dibe kadar iniyor. Ben yine bu konuyu Brembo fren kaliperi ve 312 mm disk kullanarak çözmüştüm, kesinlikle tavsiye ederim.

Yakıt tüketimi konusunda ‘bence’ çok başarılı bir otomobildi. Basmadıkça 7 litrelerin üstünü ortalama olarak zor görüyordu. Bu konuda hiç üzmedi.

Sonuç olarak zamanında uygun fiyatıyla çok cazip bir seçenek olsa da artık o cazibesini maalesef yitirdi. 50.000 tl bandına ikinci eli alınıp üstüne 15.000 tl falan harcanırsa gayet güzel ve keyifli bir araba sahibi olabilirsiniz.

Not: Video şahsıma aittir, incelemesini yazdığım arabada videodakidir.

Okuduğunuz için teşekkürler.

tümünü gör
ilgili galeri