michael schumacher'in galibiyete uzandığı bununla birlikte kariyerinin üçüncü, ferrari takımı ile ilk dünya şampiyonluğuna ulaştığı yarıştır.

schumacher ile mika hakkinen arasındaki çekişme bu yarış hafta sonu daha en başından itibaren büyük bir heyecana sahne oldu. pole pozisyonunu kazanan schumacher ile hakkinen arasında yalnızca 0.009 gibi santimlik zaman farkı vardı.

mika hakkinen'in düşüncelerini; "siz bir turda, en iyi araba sahip olabilir, en yüksek hıza sahip olabilirsiniz, bütün virajları kusursuz alıp mümkün olan en iyi dereceyi yaparsınız ama zaman ekranına baktığınız zaman michael yine sizden öndedir." bu şekilde aktarması sanırım bu sıralama turlarındaki rekabetlerinden sonra ortaya çıkmıştır.

yarışa gelirsek startta hakkinen iyi bir kalkış ile schumi'yi avlamayı başarmış ve liderliğe oturmuştur. ikinci pit stoplara kadar liderliğini koruyan hakkinen mclaren'in pit stop strajesinin yetersizliği nedeniyle schumi'nin kendisini geçişine engel olamadı.

schumacher'in, ikinci pit stoplara kadar önündeki hakkinen'i ortalama iki saniye geriden yılmadan takip etmesi ve bu sabrına ek olarak pit stoplarda yapmış oldukları harika strateji ile yarışı kazanmasındaki en büyük nedenlerdi.

ilk pit stoplarda schumi'nin aracına hakkinen'den iki tur daha daha fazla benzin koymaları ve hakkinen pite girdikten sonraki üç tur boyunca schumacher'in en hızlı turları atıp ve pit çıkışında hakkinen ile arasına neredeyse 5 saniye fark koyması gerçekten inanılmazdı.

schumi pite döndükten sonra aracından inip kaskını gözleri dolu bir şekilde çıkarması ve bir an olsun yanından ayrılmayan jean todt'un ile dostlukları formula 1'de var olmamış türden bir ilişkiydi.
tümünü gör