tifosilerin mabedinde michael schumacher'in rahatça kazandığı yarış.
polden başlayan schumi startta akıllıca bir savunma ile en büyük rakibi mika hakkinen'e geçit vermedi.
hemen ardından üçüncü viraja gelinirken frenlemeyi tutturamayıp üzerine lastikleri de kilitleyen jarno trulli ilk önce takım arkadaşına çarpıp daha sonra peşine rubens barrichello ve david coulthad'ı da önüne katarak he beraber yarış dışı kalmışlardır. bu kazanın üstüne krema olarak pedro de la rosa da efsane renkli arrows'u ile bu viraja anlam veremediğim taklalar atar halde girerek yarış dışı kalan pilotların arasına katıldı.

yarışta yaşanan ilginçlikler bu kadarıyla sınırlı değildi. bu kazalardan sonra şart olan güvenlik aracının güvenliği sağlayıp ardından pisti terketmesinden sonra en önde bulunan schumi yeniden yarışı başlatırken feyk atmasının ardından arkadaki pilotların bunun bir anlık farkına varamayıp gaza yüklendiler. bu yüklenmeyi jenson button fazla abartıp düz yolda bariyerlere çarpıp yarış dışı kalmayı başardı. hem de yavaş ilerleyen araçlar arasında button'ın bu şekil bişey yapabilmesi büyük başarı.

yarışın en agresif ismi şüphesiz ricardo zonta idi. yanlış pit stop stratejisi yapmasalardı podyuma rahatıkla çıkabilecek bir performans ortaya koymuştu. bir önceki yarış olan 2000 belçika gp'de aynı anda schumacher ve hakkinen'e geçildikten bir yarış sonra böylesine iyi bir performans ortaya koyması formula 1 pilotlarının psikolojilerinin ne kadar üst düzeyde olduğunu bizlere göstermiştir.

yarış baştan sonra çekişmesiz geçmesine rağmen schumacher ve hakkinen'in attıkları turlar ve stintlerle birbirlerine verdikleri göz dağı inanılmazdı. yarışın ortalarında schumi önündeki pilotlara tur bindirme esnasında hakkinen'e karşı 1 saniye kaybetmesinn ardından sinirlenip bir sonraki önü açık turda aracın suyunu çıkartarak pistin en hızlı turunu yarım saniye geliştirmesi ve kaybettiği o 1 saniyeyi geri kazanması mükemmel hırsını bizlere göstermiştir.

mika hakkinen'e ayrı bir parantez açmak gerekir. yarışı kazanamayacağını adı gibi bilmesine rağmen yarışta baştan sonra aracını limitlerde kullanması takdire şayan bir iş. son iki turda schumi ile aralarında 5 saniye gibi kapatılamsı imkansız farka rağmen pistin en hızlı turlarını atmaya devam etmesi nasıl bir yarışçı ruhu olduğunu ortaya koymuştur. şimdilerde tüm f1 severlerin özlediği belki de tek olay budur. aracı limitlerde kullanıp sonuna kadar zorlamak, işte formula 1 bu.

yarıştan bile daha önemli bişey varsa o da schumacher ve hakkinen'in dostluklarını görmek olmuştur.
m.schumacher bu yarışı kazanmasıyla kariyendeki 41. gp zaferine de imza atarak ayrton senna'ya ait galibiyet rekoruna ortak olmasının ardından basın toplantısında bu konu hakkında kendisine yöneltilen sorular üzerine kendini tutamayıp duygulanıp ağlamaya başlaması ve yanında bulunan hakkinen'in ilk önce teselli etmeye çalışması ve ardından soruyu bana yöneltin ben cevaplayayım demesi ve kendisinin de duygulanıp sorulara cevap verememesi harikulade bir insanlık ve dostluk göstergesi.

hem de bu yaşananlar sezonun sonlarına gelinmiş, schumi ile mika arasında şampiyonluk savaşında sadece iki puan fark varken yaşanmıştır. günümüzde sebastian vettel yarışı kazandıktan sonra fernando alonso'nun basın toplantısı öncesinde birincilik şapkasını masanın üzerine fırlatmasındaki gibi kıskançlık, çekememezlik yoktu iki efsanenin arasında. f1 taraftarlarının özlediği bir diğer nokta tam da burası işte.
izlediğim en enteresan startlardan birine ev sahipliği yapan yarış. unutamadıklarım arasında bir de schumi'nin röportaj sırasında ağlaması da yer almıştır.
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri